
1871 tarihindeTruva kazılarının başlangıcı
Truva Savaşındaki Truva şehrinin son kralı olan Priamos’un hazinesi altın ve diğer diğer maddelerden oluşmuş eserlerdir.
Ustaca gizlenmiş bu hazine, Çanakkale’ye 40 kilometre uzaklıktaki Hisarlık mevkiinde, Frank Calvert ve Heinrich Schliemann tarafından keşfedilmiştir.

Agamemnon’un altından maskesi
Bulunan hazinenin büyük kısmı Moskova’da Puşkin Müzesindedir.
Türkiye’de yaşayan İngiliz diplomat ve aynı zamanda amatör bir arkeolog olan Frank Calvert, bir kısmı kendine ait olan çiftlik arazisinde kazı yapmaya başlamıştır.
Kazıları sonunda bir hayli eski eseri toprağın altından çıkarmayı başarmıştır.
Bu arada varlıklı bir girişimci olan Alman arkeolog Heinrich Schliemann Türkiye’ye gelerek Truva antik bölgesinde, Pınarbaşı mevkiinde kazı çalışmalarına başlamış ancak bir şey elde edememiştir.

Truva hazinesini bulan ve kaçıran arkeolog Heinrich Schliemann
Heinrich Schliemann yaşadığı hayal kırıklığı sonrası kazı işlerini bırakmak üzereyken Frank Calvert kendisine Hisarlık bölgesinde kazılara devam etmesini önermiştir.
Schliemann bölgede 1871’den 1873’e, daha sonra 1878’den 1879’a yapmış olduğu kazılarda Bronz Çağına ve Roma dönemine ait kalıntıları ortaya çıkarmıştır.
Schliemann kazılar sonrası bu antik şehirlerin Truva antik kentine ait olduğunu iddia etmiş ve bu iddiası o zamanda ve de zamanımızda geniş çapta kabul görmüştür.
Kendisinin ve Calvert’in bulduğu binlerce eserler arasında altın örgülü taçlar, yüzükler, bilezikler, çeşitli küpeler ve kolyeler, düğmeler, kemerler yer almaktadır.

Schliemann tüm bunlara Priamos’un hazinesi ismini vermiştir.
Schliemann kazıları esnasında 27 Mayıs 1873 tarihinde başına gelen en ilginç olayı hatıralarında şöyle anlatmıştır:
“Kral Priamos’un sarayı kenarındaki duvarın dibinde kazı yaparken iyi şekilde korunmuş bakırdan yapılmış irice bir sandığa rastladım. İçine açtığımda çoğu altından yapılmış bir çok parça bulunuyordu.
Bunları işçilerin hücumundan korumak için çalışmaya paydos diyerek ara verdim.
İşçiler dinlenirken birbirine yapışık duran bazı parçaları geniş bir bıçakla birbirlerinden ayırdım.
Hazineyi tek başıma oradan alıp taşıyamayacağım için sevgili eşim Sophie’yi yardıma çağırdım. Çıkan parçaları eşimin şalına sarıp işçilerin gözünden uzaklaştırdım.“

Truva hazinesinin takıları Heinrich Schliemann’ın eşinin üstünde
Schliemann’ın anlattıklarının doğru olmadığı daha sonra ortaya çıktı. Kendisi daha sonra Sophie’nin babasının ölümü sebebiyle Atina’da olduğunu itiraf etti.
Kazıda bulunan eşyaların bir kısmının listesi şöyledir:
Bakır kalkan
Kulplu bakır kazan
Altınla işlenmiş gümüş vazo
8,750 adet altın yüzük
6 adet altın bilezik
Dövme altın şişe
2 adet altın kupa
Elektrum kupa
6 adet gümüş dövme bıçak
Bakır metalle kaynaşmış 3 adet gümüş vazo
13 adet bakır mızrak başı
14 adet bakır balta
7 adet bakır hançer
Puşkin Müzesindeki altın kolye
Sanat koleksiyonu
Görüldüğü üzere Schliemann Priamos (Truva) hazinesini kendi ülkesine kaçırdı. Resmi makamların bundan haberinin olması, Schliemann’ın eşi Sophia’nın davetlerde Truvalı Helen’ın altın tacını ve kolyesini takması sonucunda oldu.
Kazıyı Osmanlı hükümeti adına denetlemekle görevli Emin Efendi hapis cezasına çarptırıldı. Osmanlı hükümeti Schliemann’a verilen kazı iznini iptal ederek ona bulduklarını geri vermesi için dava açtı.
Schliemann Mora Yarımadası’nın kuzey doğusunda bulunan antik kalıntıların bulunduğu Miken’e gitti. Ancak orada da Yunan Arkeoloji Kurumu kendisini gözlemlemek için denetmen gönderdi.

Truva Müzesi
Daha sonra Schliemann Osmanlı İmparatorluğu’na Truva’da tekrar kazı yapabilme karşılığında bulunan hazinenin bir kısmını iade etti. Ancak bu isteği kabul görmedi.
Bu parçalar İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.
İade edilmeyen kısım ise 1881 yılında Berlin’de ki Royal Museums of Berlin (Königliche Museen zu Berlin) tarafından satın alındı.
II. Dünya Harbi sonrası Almanya’nın bir kısmının Ruslar tarafından işgal edilmesi fırsatı kullanılarak hazine Rusya’ya götürüldü.
Günümüzde Truva hazinesinin büyük bir kısmı Puşkin Müzesinde sergilenmektedir.
