Dünyaca Ünlü Bodrum Kalesi

Bodrum Kalesi, 1406-1522 yılları arasında Saint Jean Şövalyeleri tarafından üç tarafı denizlerle çevrili kayalık bir yarımada üzerinde, iki liman arasında inşa edilmiştir. Kalenin yapımında, depremde yıkılmış olan,  dünyanın yedi harikasından biri sayılan Halikarnas Mozolesi’nin taşları kullanılmıştır..

Antik çağda önce ada olan bu alan sonraları kente bağlanarak yarımada durumuna gelmiştir. Kalenin yaptırılma nedeni, güçlenmekte olan Osmanlı Devleti tehdidine karşı şövalyelerin anakarada güvenli bir bölgeye olan ihtiyacından kaynaklanmaktadır.

Saint Jean Şövalyeleri

Kalenin yapıldığı bölgede Dorlar zamanından kalma savunma temelleri ile 11. yüzyılda inşa edilen küçük bir Selçuklu kalesi bulunmaktaydı. 1402-1522 yılları arasında Saint Jean Şövalyeleri  tarafından kontrol edilmiş kale tek bir millet yerine İtalyan, Fransız, Alman ve İngilizlerin ortak eseridir.

Şapel 1406, İngiliz Kulesi 1413, ilk duvarlar ise 1437 yılında tamamlanmıştır.

Osmanlı Devleti kaleye 15. yüzyıl boyunca zaman zaman saldırılarda bulunmuş olmasına karşın kale bu saldırılara direnmiştir. Cem Sultan  kardeşi 2. Bayezid’e yaptığı başarısız darbe girişimi sonrasında bu kaleye sığınmıştır.

Kale, 1523 yılında Rodos Kuşatması sonucunda Kos ve Rodos ile birlikte Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Bunun sonucunda kaleye bir minare eklenmiş ve kale içinde yer alan şapel  Süleymaniye Camii ismi altında camiye dönüştürülmüştür.

400 yıl boyunca Osmanlı kontrolü altında bulunan kale, bu süre zarfında eski önemini yitirmiş ve zaman zaman askeri üs ve hapishane olarak kullanılmıştır. Kalede bulunan çeşitli eser ve rölyefler, 19. yüzyılda Osmanlı’nın izni ile British Museum’a götürülmüştür.

Birinci Dünya Savaşı’nda bir Fransız savaş gemisinin açtığı ateş sonucunda kalenin minaresi yıkılmış ve bazı kuleleri zarar görmüştür. Bodrum Kalesi kısa süre İtalyan hakimiyetine girmiş olmasına rağmen, İtalyan kuvvetleri 1921 yılında kaleden geri çekilmiştir.

Savaştan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca boş kalan kale daha sonra Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne dönüştürülmüştür.

Kale içindeki İngiliz Kulesi

İç kale içinde değişik ülke adları verilmiş kuleler bulunmaktadır. En yüksek kule deniz seviyesinden 47,50 m yükseklikte olan Fransız Kulesi’dir. Diğer kuleler İtalyan Kulesi, Alman Kulesi, Yılanlı Kule ve İngiliz Kulesidir.

İç kaleye 7 kapı geçilerek ulaşılır. Kapılar üzerinde armalar bulunmaktadır. Armalar üzerinde haçlar, düz veya yatay bantlar, ejder ve aslan figürleri yer almaktadır. İç kalede Şapelin altı dahil olmak üzere 14 sarnıç vardır.

Bodrum Kalesi, 19. yüzyıl sonunda kalenin hapishane olarak kullanıldığı dönemde bir hamam yapısı ile Osmanlı niteliği kazanmıştır.

Sualtı Arkeoloji Müzesi

Dünyanın sayılı su altı müzelerinden olan Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Bodrum Kalesi’nin içinde yer almaktadır. 1964 yılından beri hizmet veren müze, M.Ö.16. yüzyıldan M.S. 16. yüzyıla uzanan zengin bir sualtı eser koleksiyonuna sahiptir.

Bu eserlerin büyük bölümü, 1960 yılından itibaren ülkemiz kıyılarında gerçekleştirilen sualtı kazılarında ortaya çıkarılmıştır. Müzede, sualtı buluntularının yanı sıra Bodrum Yarımadası tarihine ışık tutan kara buluntuları da sergilenmektedir.

Batıktan çıkarılan amforalar

Müzede yer alan Geç Tunç Çağı Batıkları Salonu, Serçe Limanı Cam Batığı Salonu, Tektaş Batığı Salonu, Bozukkale Arkaik Batık Salonu ve Yassıada Batıkları Salonu, gemi batıklarından ele geçen eşsiz buluntuların yanı sıra gemi inşa teknikleri ve ait oldukları dönemlerdeki deniz ticaretine ilişkin bilgileri de ziyaretçilerle buluşturmaktadır.

Geç Tunç Çağı’na tarihlenen (M.Ö. 14. yüzyıl) Uluburun Batığı, zengin buluntu çeşitliliği ve uzun mesafeli uluslararası deniz ticaretinin yapıldığı en erken dönemin sembolü olarak sualtı arkeolojisinde 20. yüzyılın en büyük keşfi olarak kabul edilmektedir.

Uluburun Batığı

Serçe Limanı Cam Batığı Sergisi’nde ise Orta Çağ’ın en önemli İslami cam üretim merkezi Suriye’den gelen en büyük cam grubu ve günümüzden bin yıl önce geri dönüşüm için toplanmış hurda camlar görülebilmektedir.

Dünyanın en büyük amphora koleksiyonlarından birine sahip müzenin Amphora Sergisi bölümünde, M.Ö. 16. yüzyıldan M.S. 12. yüzyıla uzanan süreçte, Akdeniz dünyasının çeşitli bölgelerinde kullanılmış olan belli başlı amphoralar sergilenmektedir.      

Yassıada Batığı

Erken Tunç Çağı Nekropolleri Salonu, Müsgebi Nekropolü Salonu, Halikarnassos Doğu Nekropolü Salonu, Karialı Prenses Salonu ve Pedasa Salonu, Bodrum Yarımadası tarihine ışık tutan kara buluntularının sergilendiği salonlardır.