Bu Yılın En Gözde 5 Seyahat Destinasyonu

Bu yılın en çok seyahat edilmesi önerilen yer seçiminde, turizm vasıtasıyla yerel halk topluluklarına destek veren, çevreye saygılı ve kültürel miraslarını korumaya özen gösteren destinasyonlar yer aldı.

Seçimi yapanlar arasında BBC’nin tecrübeli gazetecileri ve dünyanın önde gelen sürdürülebilir seyahat uzmanları bulundu.

Bunlardan sadece beşini aşağıda sunuyoruz.

Colchagua Vadisi – Şili

Santiago’nun güneyinde bulunan Colchagua Vadisi, karla kaplı And Dağları’ndan Pasifik kıyısındaki Tinguiririca Nehri tarafından oyulan vadi boyunca Arjantin sınırına kadar uzanır.

Bu vadide yetişen üzümlerden yapılan şaraplar, özellikle günümüzde uluslararası bir üne sahiptir.

Üzüm bağlarından Viu Manent, Los Vascos, Casa Silva ve MontGras; Santiago’dan Atacama’ya giden turistlerin birkaç günlerini burada geçirip şarap tadımı yaptıkları uğrak yerler haline gelmiş durumda.

Şarap bağlarında ayrıca konaklama imkânı da mevcuttur. Lapostolle ailesinin mükemmel mimariye sahip Clos Apalta’daki modern tarzda inşa edilmiş 10 villası, Cabernet ve Syrah üzümlerinin yetiştiği dağ manzaralı büyüleyici bir panoramada konaklama imkânı sunmaktadır.

Cerro Chaman Gözlemevi

Üzüm bağlarının dışında, Şili’nin bir kovboy diyarı olduğunu ve Cerro Chaman Gözlemevi ile dünyanın en iyi gökyüzü gözlemi yapılabilecek yerlerinden biri olduğunu da belirtmek gerekir.

Kosta Rika

Kosta Rika, gezegenimizin biyolojik çeşitlilik açısından en önemli noktalarından biridir.

Burayı ziyaret eden gezginler, yaban hayatı ile wellness’in nadir olarak bir arada var olduğunu keşfedeceklerdir.

Yağmur ormanlarının boş plajlara kadar dayandığı, Güney Amerika papağanlarının turkuaz renkli koyların üzerinde dolaştığı ve dünyadaki karasal türlerin %3’ünün bu küçük yarımadada yaşadığı düşünüldüğünde abartmış olmayız.

Sabahları uluyan maymunların sesiyle uyanıp meditasyon veya yogadan sonra mangrov bataklıklarında kano yapabilir, daha sonra Corcovado Millî Parkı’ndaki yürüyüşe katılabilirsiniz.

Osa Yarımadası, ziyaretçilerini okyanusun ritmiyle yavaş yaşamaya davet ediyor. Bu vahşi kıyı, lüksün ve sürdürülebilirliğin kol kola girdiği bir yer.

Ishikawa – Japonya

Isahikawa’da sakura ağaçları

İkibinyirmidört yılının 1 Ocak günü, Ishikawa ilinin bulunduğu Japonya’nın uzak yarımadası Noto’yu 7,6 büyüklüğündeki deprem neredeyse yerle bir etti.

İki yıl sonra resmî ve özel kurum yöneticileri, şehrin yeniden ayağa kalkabilmesi için bölgenin ziyaret edilerek desteklenmesini istediler.

Ishikawa’nın güneyinde, Kanazawa şehrindeki Kenrokuen bölgesine Tokyo’dan hızlı trenle rahatlıkla ulaşılabiliyor. Burası Japonya’nın en seçkin bahçelerinin bulunduğu ve el sanatlarının sergilendiği önemli bir merkezdir.

Altın varak işçiliği yapılan atölyelere katılıp, size verilecek kısa bir kursun ardından kendi Kaga Yuzen’inizi (ipek boyama kimono) tasarlayabilirsiniz.

Yarımadanın kuzeyindeki pirinç tarlalarında köylülerin hasadına yardım edebilirsiniz.

Ayrıca Noto Yarımadası, deniz mahsulleri, lake yapılmış yüz yıllık ahşap eşyalar ve ödül kazanmış efsanevi Noto toji el yapımı sake içeceği ile de meşhurdur.

Komodo Adası – Endonezya

Komodo Ejderi

Komodo Adası, adeta bir yaban hayatı tiyatrosu gibidir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan millî park; savan örtülü tepeleri, manta balıklarının yüzdüğü mercan resifleri ve dünyada son kalan Komodo canavarlarının serbestçe dolaştığı eşsiz bir destinasyondur.

Bu yıl Endonezya hükümeti millî parkın 45. yıl dönümünü kutlarken, ziyaretçilerin hem Komodo canavarlarıyla hem de mercan resifleriyle aralarında olması gereken mesafeye ilişkin yeni kurallar getirdi.

Singapur ve Kuala Lumpur’dan, millî parkın giriş kapısı sayılan Labuan Bajo’ya yapılan doğrudan uçuşlar erişimi daha da kolaylaştırdı.

Park görevlilerinin rehberliğinde yapılan yürüyüş turları hem yerel halkı hem de doğal hayatı korumaktadır.

Ziyaretçiler civar adalardaki evlerde günübirlik konaklayabilir ve tarih öncesi yaban hayatını gözlemleyebilirler.

Phnom Penh – Kamboçya

Kamboçya’nın başkenti Phnom Penh, yıllarca Siem Reap şehrinin gölgesinde kalmış ve istenilen seviyeye bir türlü erişememişti.

Şehir, Kamboçya’nın şimdiye kadar yapılmış en büyük altyapı yatırımı olan Techo Uluslararası Havalimanı’nın açılışıyla yükselişe geçti.

Phnom Penh yeni havalimanı

Fütüristik bir mimariye sahip olan ve içinde altından dev bir Buda heykeli barındıran havalimanının, 2026 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’nden, Türkiye’den, Çin’den ve Japonya’dan yapılacak doğrudan uçuşlarla Phnom Penh’in cazibesini artırması bekleniyor.

Yayalara açık nehir kıyısındaki Chaktomuk Yürüyüş Caddesi, hafta sonları seyyar yemek tezgâhlarının kurulduğu, yerel hediyelik eşyaların satıldığı ve tuk-tukların dolaştığı canlı bir atmosfere bürünüyor.

Şehrin mimarisi adeta insanları buraya davet edecek şekilde tasarlanmış. Bu mimariye imza atan Vann Molyvann, şehirdeki hiçbir yapının Kraliyet Sarayı’ndan yüksek olamayacağı kuralını getiren ve şehir sakinlerinin adını her zaman minnetle andığı bir mimardır.

Z kuşağının benimsediği sürdürülebilir butikler, eğlence mekânları ve kafeler genç Kamboçyalıların tercih ettiği yerler arasında.

Ziyaretçiler yerel bitkilerden yapılan serinletici içecekleri yudumlayarak, savaş döneminde yasaklanan Khmer mutfağından tatlar deneyerek ve eski dükkânlardan alışveriş yaparak keyifli vakit geçirebilirler.