Urartu Krallığı

Urartular, merkezi Van, Urmiye ve Sevan gölleri arasında bulunan bir Demir Çağı devletiydi.

Urartu Devleti’nin egemenlik sahası, günümüzde Türkiye, İran, Irak ve Ermenistan topraklarının yanı sıra Gürcistan’ın güney kesimleri ile Azerbaycan’ın batı bölgelerini kapsıyordu.

Krallık, M.Ö. 9. yüzyılın ortalarında ortaya çıkmış; M.Ö. 8. ve M.Ö. 7. yüzyıllarda Ermeni Yaylası’nda siyasi hâkimiyet kurmuştur.

Urartuların tek bir devletten oluşmadığı ve daha ziyade değişik kabilelerden oluşan bir konfederasyon şeklinde yönetildikleri varsayımı kralların sözlerinden anlaşılmaktadır.

Urartu Devleti’nin kuzey politikası sayesinde bu toprakların Urartu’ya katılması ve 8 konfederasyonların birleşik hareket etme arzularının artması, merkezî devlet sisteminin kurulması için ilk aşamayı oluşturmuştur.

Urartu Kalesi Yıkıntıları

MÖ 9. yüzyılda konfederasyonlar birleşerek Urartu Devleti’ni oluşturmuşlardır. Aslında bu devre bir geçiş sürecidir.

Urartu Devleti için merkezî sisteme yönelik ilk organizasyonlar Lutipri döneminde başlamıştır.

Lutipri (MÖ 880–860) devri olayları hakkında fazla bir bilgi yoktur. Ancak Asur kralı II. Asur Nasirpal’ın (MÖ 883–859) ikinci saltanat yılı yazıtlarından anlaşıldığına göre Asur’a vergi vermek zorunda kalmışlardır.

Urartu, Asurlular ile sık sık çatışmaya girmiş ve bir dönem Batı Asya’nuın en güçlü siyasal oluşumlarından biri hâline gelmiştir.

Arkeolojik buluntular, Urartu’nun özellikle anıtsal kaleleri ve gelişmiş metal işçiliğiyle öne çıktığını göstermektedir.

Argişti’nin babası Kral Menua

Demir Çağı’na girilmesinden sonra demirden yapılan silahların askerî alanda kullanılmaya başlanılmasıyla birlikte askerî başarılar artmaya başladı.

M.Ö. 858-856 yıllarında Asurluların Kral III. Şalmaneser komutasında Urartu içlerine yaptığı akınlar neticesinde Urartu aşiretleri arasındaki birleşme süreci hızlandı ve yaklaşık M.Ö. 844 yılında Van Gölü kıyısında Tuşpa’da, I. Sarduri’nin idaresi altında birleşme gerçekleştirilerek Urartu Krallığı ortaya çıkmış oldu.

Urartu kralları, Hurri-Urartu dil ailesine mensup Urartuca ile yazılmış çivi yazılı kitabeler bırakmıştır.

İlk Urartu yazıtı ve Van Kalesi’ndeki ilk anıtsal mimari bu krala aittir.

Kral Agrişti

I. Argişti devri

I. Argişti iktidarı döneminde Urartular askerî ve ekonomik açıdan tam bir zirve noktasına eriştiler. Asur ticaret yolları üzerinde kurulmuş yerleşim birimlerinin ve Transkafkasya’daki Erebuni Kalesi’nin Urartu topraklarına dâhil edilmesiyle, batıda ülkenin sınırları genişletilmiştir.

Geliştirilen sulama kanalları ve yapılan yollardan Urartu Krallığı sathında bir ağ inşa edilmiştir.

Argishtihinili eski bir Urartu şehir devletidir.

M.Ö. 8 le M.Ö. 6. yüzyıllar arasında, Urartuların Kafkaslar’a doğru yayıldığı I. Argişti döneminde, Urartu Devleti’nin başşehri olarak kurulmuş ve I. Argişti’nin onuruna şehre Argiştihinili adı verilmiştir.

Urartu Sanatı

Argiştihinili, Armavir kentinin 15 kilometre güneybatısında bulunan Argiştihinili Kalesi kalıntıları, Nor-Armavir ve Armavir-Merkez köyleri arasında Aras nehrinin kıyısında Ermenistan’da yer almaktadır.

Argişti’nin Aras Nehri ile onun bir yan kolu olan Kasakh Nehri arasında sulama kanallarından oluşturduğu ağ, şehir ile aynı zamanda inşa edilmişti. Bugün hâlâ bazı kanallar gözle görünebilmektedir.

Argiştikhinili’nin temellerinde bulunan Urartuca çivi yazısı kitâbelerden birinin tercümesi şu şekildedir:

“ Menua oğlu I. Argişti konuşuyor.

Heybetli bir kale inşa ettim ve ona kendimden bir isim verdim: Argiştihinili.

Arazi el değmemiş, bakımsız ve çoraktı. Üzerinde hiçbir şey inşa edilmemişti. Üstünde akan ırmaklardan tam dört tane kanal inşa ettim.

Daha sonra üzerinde üzüm bağları ile meyve bahçeleri birbirlerinden ayrıldılar. Orada pek çok cesaretli girişimlerde bulundum ve büyük başarılar elde ettim.

Menua oğlu I. Argişti, güçlü kral, yüce kral, Biainili kralı, Tuşpa’nın hâkimi“

Kral Argişti tableti

M.Ö. 7. yüzyıldaki en güçlü krallardan biri olan II. Rusa’ın ölümünden sonra ise Uratu devleti gittikçe zayıflamış, bu yüzyıldaki İskit ve Med akınları Urartu’ya büyük zarar vermiştir.

M.Ö. 612’den itibaren herhangi bir etki gösteremeyen Urartular, MÖ 590 yılında İran’dan gelen Medler tarafından yıkılmıştır.