
Yörükler, Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Oğuz boylarına dayanan ve geleneksel olarak konar-göçer yaşam tarzını sürdüren Türk topluluklarıdır.
Adlarını yürümek fiilinden alırlar ve Yörük ismi yürüyen göçebe anlamına gelir.
Anadolu’da Toroslar’dan Ege’ye; İç Anadolu’dan Marmara’ya kadar geniş bir coğrafyada bulunurlar.

Yörüklerin ülkemizdeki dağılımı
Yaşam Tarzı ve Kültür
Geleneksel olarak yaz aylarında serin yaylalara çıkar, kış aylarında ise kıyı bölgelerindeki kışlaklara inerler.
Temel geçim kaynakları küçükbaş hayvan yetiştiriciliği (özellikle keçi) ve buna bağlı hayvancılık ürünleridir.

Kıl çadırlar, yün halılar (Yağcıbedir, Karakeçili), geleneksel dokumalar ve imece kültürü, Yörük yaşamının merkezindedir.
Günümüzde bir kısmı tamamen yerleşik hayata geçmiş olsa da, konar-göçer yaşamı sürdüren son temsilcileri geleneklerini ve yaylacılık kültürünü yaşatmaya devam etmektedirler.
Yörüklerin giyim kuşam ve yayla gelenekleri
Yörük kültürü, doğayla uyum içinde geçen ve çok eskiden gelen göçebe bir yaşamın yansımasıdır.
Bu yaşam tarzının en belirgin iki unsuru, hem işlevsel hem de sembolik anlamlar taşıyan geleneksel kıyafetler ile hayatın merkezini oluşturan yayla göçü ritüelleridir.

Yörük giysileri
Yörüklerin kıyafetleri, göçebe hayatın zorlu şartlarına dayanacak şekilde yün, kıl ve pamuk gibi doğal malzemelerden üretilir.
Renkler ve motifler, kişinin toplumsal durumunu (bekâr, evli, nişanlı) ve ait olduğu obayı simgeler.
Yayla ve Göç Gelenekleri
Yaylacılık, sadece hayvanları otlatmak için yapılan ekonomik bir faaliyet değil; bayram havasında yaşanan, kendine has kuralları olan sosyal bir döngüdür.

Yörük göçü
Göç Zamanı (Baharla Gelen Hareket)
Mayıs ayında havaların ısınmasıyla sahildeki kışlaklardan Toroslar veya Ege’nin yüksek yaylalarına doğru göç başlar.
Göç günü obanın en güzel develeri ve atları kilimlerle, zillerle süslenir. En öndeki deveyi genellikle obanın en şık giyimli genç kızı veya kadını çeker.

Kara Çadır (Yörük Evi)
Yaylaya varıldığında hemen keçi kılından dokunmuş kara çadırlar kurulur. Keçi kılından yapılan bu çadırlar mucizevi bir tasarıma sahiptir.
Yağmurda gözenekleri şişip kapanarak su geçirmez, yazın ise aralarından hava akımı geçmesine izin vererek içeriyi serin tutar.
Saya Gezme ve Koyun Yüzümü
Yayla hayatında hayvanların üreme dönemleri ve saya günleri (koyunların karnındaki yavrunun yüz günlük olması) özel eğlencelerle kutlanır.
Çobanlar kostümler giyerek oba içinde maniler söyler ve yiyecek toplar.
İmece ve Yoğurt / Peynir Şenlikleri
Yaylada keçi peyniri, çökelek, tereyağı gibi süt ürünlerinin yapımı imece usulüyle, yani tüm obanın yardımlaşmasıyla gerçekleştirilir.
Eylül ve Ekim aylarında havalar soğurken sahillere geri dönüş göçü başlar ve bu süreçte hasat şenlikleri düzenlenir.
Yörük kilimleri

Yörük kilimlerindeki her motif, dokuyan kadının dış dünyaya açamadığı duygularını, özlemlerini, inançlarını ve dualarını aktardığı gizli bir alfabedir.
Göçebe yaşamın getirdiği doğa gözlemleri ile asırlık Orta Asya sembolleri birleşerek bu kilimlerde hayat bulur.
