Kurap Ekim Ayı Olağan Toplantısı Gerçekleştirildi
Kurumsal Acenteler Platformu ( KURAP ) Ekim ayı Olağan Toplantısı Jules Verne Seyahat Acentesi ev sahipliğinde Eceabat Caeli otelinde gerçekleşti. Covid 19 sürecinde geliştirilen yeni projelerin görüşüldüğü toplantı Sevgili Ayşe Yağcı Büyükpınar’ın güzel evindeki muhteşem ev sahipliği ile devam etti. Sevgili Ayşe’ye bölgedeki şahane organizasyonuna çok teşekkür ediyoruz. Bu süreçte tüm şartları yerine getirerek güvenli ortamda bizi ağırlayan Caeli oteline de ayrıca teşekkür ediyoruz.
KURAP’tan virüs önlemleri
Corona virüs yüzünden ciddi darbe almış olan başta turizm sektörü olmak üzere tüm dünya ekonomisi Cuma akşamından itibaren daha olumsuz bir boyuta geçmiştir.
Ulaştırma Bakanlığımız ile birlikte haklı olarak, dünyanın her yerinden gelen sınırları kapama önlemleri turizm sektörünü felce uğratmıştır.
Mart ayının başından beri hemen hemen sıfıra inmiş olan sektördeki hareketlilik, geçmiş dönemde ileriye dönük kesilmiş olan biletlerin, yapılmış olan otel rezervasyonlarının iptal işlemleriyle eksi olarak telaffuz edilmeye başlandı.
Muhtemelen tarihte ilk defa ciddi sayıda IATA seyahat acentesi 01 Nisan tarihindeki BSP ödemesinde borçlu değil alacaklı duruma düşmüştür.
Bir önceki basın bültenimizde de belirtmeye çalıştığımız ekonomik kriz artık kapıda değil evimizin içindedir.
Almanya gibi ülkeler, sağlık önlemleriyle birlikte şirketlerin virüs kaynaklı ekonomik kayıplarını önlemek için eş zamanlı olarak kredilere verdikleri garantinin miktarında artışlar, vergi erteleme seçeneği, işsizliği önlemek için jet hızıyla kabul edilen kısa çalışma ödeneği gibi turizm sektörü için önemli adımlar attılar.
Türkiye’de ise; ister incoming, ister ougoing, ister ingoing isterse bilet acentesi olsun bizlerin en büyük sabit gider kalemimiz personel giderlerimizdir.
Bu durumda SGK ve Muhtasar ödemelerimize dokunmayan hiçbir önlem anlamlı olmayacaktır.
KDV’nin sıfırlanmasından bahsediyoruz, ancak unutulmamalıdır ki iş yapmadığımız, fatura kesmediğimiz sürece KDV sıfır olsa ne olur 18 olsa ne olur?
Uzun vadeli ve faizsiz krediler de, sektörü likidite açısından bir süre için rahatlatabilir ve bu dönem sonrası toparlanma sürecinde planlamalarımıza yardımcı olur.
Bu durumda çok hızlı bir şekilde seyahat acentelerinin Mart / Haziran dönemi SGK ve Muhtasar borçlarını silmek Temmuz /Aralık rakamlarının ödemesini de vade farksız bir yıl ileriye atmak akla en mantıklı çözüm olarak geliyor.
Bu sayede önümüzdeki günlerde çığ gibi büyümeye namzet işsizliğin de bir nebze önüne geçilmiş olur.
Unutmayalım ki, corona virüsü insanlardan çok şirketleri öldürecektir.
Turizme destek mekanizmaları acilen hayata geçirilmeli
KURAP adına açıklama yapan Moris Kohen Kasar, turizm ve seyahat sektörünün tamamen durduğunu belirterek müşteri ve tedarikçi ağlarında çok ciddi kayıplar ve iflaslar oluşacağını söyledi.
İSTANBUL- Kurumsal Acenteler Platformu - KURAP adina Moris Kohen Kasar, turizm ve seyahat sektörünün tamamen durduğunu belirterek en büyük sermaye olan müşteri ve tedarikçi ağlarında çok ciddi kayıplar ve iflaslar oluşacağını söyledi. Kasar, belirterek “Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sektörü ayakta tutacak destek mekanizmaları acilen hayata geçirilmelidir” dedi.
KURAP’tan havayollarına ‘haksız rekabete son’ çağrısı
KURAP adına havayollarına çağrı yapan Moris Kohen Kasar: Zor dönemde seyahat acenteleriyle internet üzerinden rekabete girmemelerini istiyoruz.
İSTANBUL- Pandemi krizi nedeniyle acentelerin zor dönemden geçtiğini hatırlatan Kurumsal Acenteler Platformu ( KURAP ) adına havayollarına çağrı yapan Moris Kohen Kasar “Başta milli havayolumuz THY olmak üzere tüm havayollarından isteğimiz internet üzerinden haksız rekabete son vermeleridir” dedi.
Kasar açıklamasında şunlara yer verdi: “ Havayolları internet üzerindeki hizmet bedellerini, çağrı merkezlerinden ve ofislerinden alınan hizmet bedellerine yükselterek ve yine tüm sınıflara ait bilet ücretlerini GDS’ler üzerinden acentelere açarak, biz seyahat acenteleriyle internet üzerinden rekabete girmemeleridir”
Turizme destek paketi hayal kırıklığı yarattı
İSTANBUL- Kurumsal Acenteler Platformu-KURAP adına açıklama yapan Moris Kohen Kasar, Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı destek paketinin turizmde hayal kırıklığı yarattığını söyledi. Ancak Hazine ve Maliye Bakanı’nın son açıklamalarının ise umut landırdığını belirterek “Turizme yönelik desteklerini ayrı bir ihtisas başlığı altında değerlendirileceği beklentisi içindeyiz” dedi.
Kasar, korona virüsle ilgili yapılan geniş katılımlı zirve sonrası Cumhurbaşkanı’nın önlem ve destek paketlerinin ana başlıklarını içeren açıklamaları çok zor günler geçiren turizm sektörünü büyük hayal kırıklığına uğrattığını belirterek “Daha iyi ve sorunları çözecek önlemler bekliyoruz” dedi.
KURAP: TÜRSAB'a muhalefet etmek için değil, sırtından yük almak için kurulduk
Kısa adı KURAP olan Kurumsal Acenteler Platformu'nun kurucuları, bugün The St. Regis İstanbul'da bir araya geldi. Toplantının basına açık olan bölümünde platform kurucuları gelen soruları cevapladı.
"Kurumsal şirketlere hizmet veriyoruz..."
KURAP'ın ismindeki "kurumsal" sözcüğünün neden seçildiğine dair soruyu cevaplayan Moris Turizm AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Moris K. Kasar, kurumsal sözcüğünün seçilmesindeki en büyük faktörün, hizmet verdikleri kurumsal şirketler olduğunu dile getirerek, "Bu nitelikteki müşteriye hizmet vermek için sizin de doğal olarak kurumsal olmanız gerekiyor" dedi.
"Sayımızın azlığı yüzünden TÜRSAB içinde sesimizi duyuramadık"
KURAP bünyesinde bir araya gelen acentaların sayı olarak az fakat iş hacmi olarak ciddi bir potansiyeli temsil ettiğini belirten Moris K. Kasar, sayılarının azlığı nedeniyle TÜRSAB içinde seslerini duyuramadıklarını ve bun nedenle KURAP'ı kurduklarını söyledi.
"TÜRSAB'a muhalif olmak için kurmadık"
KURAP'ın TÜRSAB'a muhalefet etmek için kurulmadığının altını çizen Moris K. Kasar, "Biz TÜRSAB'a muhalif değiliz. Yardım etmeye çalışıyoruz. TÜRSAB'ın sırtındaki yükün bir kısmını almaya çalışıyoruz." şeklinde konuştu. Babasının da 1618 sayılı yasanın taslağını hazırlayan ekip içinde olduğunu hatırlatan Moris K. Kasar, "Üye olmanın dışında manevi olarak da TÜRSAB'a büyük bir bağlılığım var" dedi.
TÜRSAB seçimlerinde üyelerin hür iradesine müdahale etmek gibi bir girişim içinde olmadıklarını hatırlatan Moris K. Kasar, "TÜRSAB'ın gücüne hepimizin ihtiyacı var. Yeni yönetimin karşı karşıya kaldığı durumlar hepimizin malumu. Bizlerin de onlara yardım etmesi lazım" şeklinde konuştu.
"İki hedefimiz var"
KURAP olarak önlerinde iki temel hedef olduğunun açıklayan Moris K. Kasar, bunlardan birincisinin kalifiye eleman yetiştirmek; ikincisinin ise teknolojik gelişmelere adaptasyon olduğunu ifade etti. İnternetin sektörü köklü bir şekilde değiştirdiğine değinen Moris K. Kasar, "Daha pro-aktif olacağız. Amerika'da doğan bir yenilik çok kısa sürede Avrupa'ya ve ülkemize geliyor. Bize gelmeden bu gelişmeleri görüp hazırlık yapmak istiyoruz. En büyük rakibimiz bu masanın etrafında oturanlar değil, internet... Gelişmeleri iyi takip edip, ev ödevlerimizi yapıp, müşteri ihtiyaçlarını doğru analiz ederek varlığımızı devam ettirmemiz gerekiyor" dedi.
Acenteler konuştu: Kriz hangi boyutta, destekler nasıl yapılmalı?
Sektördeki krizi TurizmGüncel’e değerlendiren Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, turizm sektörünün tüm bileşenlerinin birbirine bağlı olduğunu belirtti. Vardar, ‘’Biz sezon başında otellere çekler veriyoruz. Onlar da bu çekleri diğer tedarikçilere veriyor. Çekleri öteleyemiyoruz çünkü oteller bu çekleri başka yerlerde kullanıyor. Dolayısıyla tüm sektör ciddi bir krizin içinde’’ dedi.
Şu anda sektöre ilişkin SGK ve vergi konusunun gündemde olduğunu, ancak işlerin durduğunun, nakit akışının kesildiğinin görmezden gelindiğini kaydeden Vardar, durmuş olan yurt dışı turlarına, Türkiye’de koronavirüs vakasının tespit edilmesiyle, iç pazarın da dahil olduğunu söyledi.
''TTGA ve konaklama vergileri alınacak mı bilmiyoruz''
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un, turizm sektörüne uygulanacak teşviklerin bir hafta içinde açıklanacağını söylediğini hatırlatan Mete Vardar, ancak söz konusu teşviklerin içeriğini bilmediklerini belirtti. Vardar, ‘’Daha önce çıkarılan TTGA ve konaklama vergilerinin ödenip ödenmeyeceğini bilmiyoruz.’’ diye sordu.
Tur operatörlerinin, acentelerin, uçak şirketlerinin ve otellerin birbirine bağlı olduğunu kaydeden Mete Vardar, acentelere yapılacak desteğin cirolarıyla paralel olması gerektiğine dikkat çekti.
''Sezonu nisan ayına erteledik demek, sadece tavsiye kararı olabilir''
Bakan Ersoy’un sezonun nisan sonuna ertelendiğine ilişkin açıklamasını da değerlendiren Vardar, ‘’Bakan bey sezonu mart yerine nisana aldık diyor ama Türkiye’de turizm sadece yaz otellerinden ibaret değil. Kültür turları var, başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere, şehir otelleri var. Türkiye’de 12 ay turizm yapılıyor. ‘Sezonu nisan ayına erteledik’ demek sadece tavsiye kararı olabilir’’ diye konuştu.
''Büyük ticari kayıplar yaşanacak''
Koronavirüsün belli bir yaş grubunda ve salgına yakalanların küçük bir bölümünde ölüme neden olduğunu belirten Vardar, ‘’Şimdi bu ölümcül virüsün ekonomiye ve ticarete de çok büyük etkileri oluyor. Ekonomik darboğazdan dolayı çok büyük ticari kayıplar yaşanacak. Virüsün etkisi kendisini aşmış durumda. Bu durum uzun vadede başka sorunlara da neden olacak’’ dedi.
Acenteler yine mi dışlanacak?
Bakan Ersoy’un verdiği mesajlardan, sadece oteller tarafında sıkıntı olduğunu hissettiğini ifade eden Mete Vardar, ‘’Sabahtan beri telefonlar yağıyor. İnsanlar, ‘seyahat acenteleri yine mi sürecin dışında kalacak’ diye soruyor.’’ şeklinde konuştu.
Hamit Kuk: Zincirin ilk halkası seyahat acenteleri
TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Kuk ise, turizme dönük ekonomik önlemleri devletin hızlı bir şekilde hayata geçirmesi gerektiğini belirtti. Seyahat sektöründe zincirin ilk halkasının acenteler olduğuna dikkat çeken Hamit Kuk, ‘’Nakit akışı durduğundan dolayı, acenteler otellere kestiği çekleri ödeyemeyecek. Oteller ise tedarikçilere olan ödemelerini yapamayacak. Bu da sektörde zincirleme bir krizin ortaya çıkmasına neden olacak.’’ açıklamasına bulundu.
Hem iç hem de dış pazarda nakit akışı durdu
Şu anda hem iç pazarda hem de dış pazarda nakit akışının durduğunu belirten Hamit Kuk, Avrupa’da Türkiye’ye dönük rezervasyonların yüzde 70 düştüğünü ifade etti.
''Acentelerin ve tur operatörlerinin piyasada milyonlarca dolarlık çekleri var''
Finans desteğinin öncelikli olarak acentelere verilmesi gerektiğini yineleyen Hamit Kuk, ‘’SGK ve vergi benzeri tedbirler, tüm turizm sektörünün faydasına olur ama sadece onlarla yetinmek turizmi kurtarmaz. Oteller ve acenteler personel azaltmaya başladı bile. Dolayısıyla, zincirin ilk halkasına, yani acentelere yapılacak destek, sektörü domine etkisinden kurtaracaktır. Acenteleri es-geçerek diğer bileşenlere sağlanacak destek sorunu çözmeyecektir. Büyük tur şirketleri de dahil olmak üzere, acentelerin ve tur operatörlerinin piyasada milyonlarca euroluk çekleri var. Bu çeklerin arkası yazılırsa o zaman ne olacak. Çünkü şu anda nakit akışı tamamen durmuş durumda.’’ şeklinde konuştu.
Ali Onaran: İşler bir anda bıçak gibi kesildi
Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran da, sektörde işlerin bir anda bıçak gibi kesildiğini söyledi. Acenteleri ayakta tutacak, nakit akışını ve istihdamı devam ettirecek radikal önlemlere ihtiyaç olduğunu belirten Onaran, ‘’Bu yıl hayatımıza giren TTGA ve konaklama vergilerinin ötelenmesinin yanında, daha radikal adımların atılması gerekiyor. KGF tipi kredilerle acentelerin nakit akışı sağlanabilir.’’ dedi.
Krizin uçak şirketlerini de ciddi şekilde etkilediğine dikkat çeken Ali Onaran, turist azalınca otomatikman tüketimin de azalacağını ve bunun daha geniş bir alanda hissedileceğini söyledi.
''İç pazar satışları yüzde 50 düştü''
Her şeye rağmen mevcut durumun en çok acenteleri vuracağını söyleyen Ali Onaran, ‘’TTGA ve konaklama vergilerinin olmaması lazım. Yurt dışı turlar zaten durmuştu. Şimdi bugün bakıyoruz yurt içi tırlarda da yüzde 50 düşüş var. Bir yandan iptal talepleri de geliyor ama biz bu talepleri mayıs sonrasına erteleyerek yönetmeye çalışıyoruz.’’ şeklinde konuştu.
Onaran açıklamasının devamında şunları söyledi:
Otellerin ödemelerini acenteler yaptığı, suyun başında onlar duruyor. Dolayısıyla acentelere yapılacak destek, direkt olarak diğer bileşenlere yansıyacaktır.
''Şu anda Titanic’in kamarasında olmakla güvertesinde olmak arasında bir fark yok''
Şu anda herkes bu durumun mayıs ayına kadar uzayacağını düşünüyor. Kriz uzarsa, elbette durum daha da kötüleşir. Öyle bir durumda zaten olay sektörün krizi olmaktan çıkıp Türkiye’nin krizi haline dönüşür. Şu anda Titanic’in güvertesinde olmakla, en lüks kamarasında olmak arasında hiçbir fark yok. Bu nedenle önemli olan sektörü, yani gemiyi ayakta tutmak.














