2023 Yılında Turizmde Yeni Yaklaşımlar
Hilton’un 2023 küresel seyahat raporu seyahat edecek olanları kişiselleştiren, daha fazla motive eden ve sağlığa önem veren tatil tarzının rağbet göreceğini söylemekte. Değil mi ki 2022 yılı seyahat tarzını değiştirdi, o halde 2023 yılında seyahat tercihleri evrim geçirecektir.
Dünya çapında yapılan araştırmalar ve seyahat tercihi analizleri seyahat edenlerin teknolojiyle doğallığı belli bir dengede tutmak isteğinde olduğunu bizlere işaret etmekte. Misafirlerin kendileriyle daha fazla ilgilenilmesi isteği ve onlara sağlıklı kalma yönünde katma değer sağlanması onlar için her şeyin önünde gelmekte. Esasında geçtiğimiz yılın ikinci yarısında seyahat edenler bu tercihlerin başlayacağı işaretini zaten vermişlerdi.
2023 seyahat tercihleri raporu Hilton Otelleri ve onun strateji, teknoloji ve tasarım ortağı olan Material firmasının sponsorluğu sayesinde 7,000 kişiyle yapılan anket sonucu ortaya çıktı. Araştırma, tatile çıkanların son 3 yıldaki deneyimlerini gözeterek 4 temanın 2023 yılında da tekrar edeceğini gösterdi.

İnsanlar artık kendileriyle daha derin ve motive edici ilişki kurulmasını istiyorlar. Onlara göre seyahat etmek değişik perspektifleri keşfetmek ve zengin geleneklerle tanışmak için açılması gereken bir kapıdır. 2023 yılında tatilciler aileleriyle, arkadaşlarıyla, meslektaşlarıyla, müşterileriyle, yöresel kültürlerle ve de tehdit altında bulunan gezegenimizle daha derin ve köklü ilişkiler içinde olmayı düşünüyorlar. Katılımcıların yaklaşık yarısı yerel kültür ve onların ürettikleri mallara ilgi duyduklarını söylerken, diğer yarısı daha önce yaşamadıkları tecrübeleri yaşamaya, performanslara katılmaya, etkinlik ve fitness sınıflarına iştirak etmeyi seçmek istediklerini belirttiler.

Ayrıca ziyaret ettikleri ülkelerde mutfak sanatı eğitimlerine katılarak, belli bir amaca yönelik seyahat programlarına yazılarak gidilen yerin adetlerini detaylı biçimde öğrenmek istediklerini dile getirdiler.
Sağlıklı kalmak için yapılacak aktivitelere katılma amaçlı seyahat seçeneği birinci sırada yer almakta. Ankete katılanların çoğunluğu sadece fiziksel sağlığa değil aynı zamanda zihinsel rahatlama çalışmalarının kendileri için büyük çapta önem arz ettiklerini ileri sürdüler.
Seyahat edenler her zamankinden daha fazla ilgi görmek istiyorlar.
Uzmanlar içinde bulunduğumuz yılda tatile çıkacakların özel muamele görmek istediklerinin her zamankinden daha fazla olacağını ifade ettiler.

Ankete katılanların yüzde doksanı seyahatleri sırasında fark edilmeyi ve özel olduklarının hissedilmesini istediler. Özellikle yeme içme çeşitlerinin ve aktivite seçeneklerinin kendi istekleri doğrultusunda hazırlanmasını tercih ettiklerini söylediler.

Tatilciler gerek teknolojik gerekse humanist açıdan kusursuz yaratıcı deneyimler yaşamak istiyorlar. Global çaptaki araştırma seyahate çıkacakların yüzde elli altısının seyahatleri sırasında çıkacak sorunların çözülmesinin onların en fazla önem verdikleri konunun başında geldiğini belirttiler. Pandemi öncesi çok arzuladıkları iyi servis ve ev sahipliğin 2023 yılında yerine gelmesini bekliyorlar.
Otellerin Dijitalleşme Hamlesi
İki yıllık bir aradan sonra turizm endüstrisi ışığı gördü. Seyahat etme arzusu yeniden belirdi ve 2022 yılı toparlanma yılı olarak kabul edildi.Bir takım sosyal, politik ve ekonomik aksamalara rağmen herkes geçtiğimiz yılın hakiki anlamda yaraları sarma yılı olduğu hakkında hem fikir.
Avrupa’da turizm geçtiğimiz 2022 yılının Ocak ile Eylül ayları arasında %81 oranında iyileşme kaydetti. Skyscanner'in 2023 yılı için öngörüleri de olumlu olarak yansıdı. Yapılan araştırmaya göre bu yıl turist harcamaları geçtiğimiz yıla göre %41 artış gösterecek. Seyahat edeceklerin %82'isinin bir önceki yılda gittikleri aynı yerlere gidecekleri yine araştırmanın bir sonucu.
Otel işleticileri yüz güldüren bu gelişmeden memnun olarak konaklayacak misafirlerine dijital olarak daha fazla nasıl yaklaşacaklarının peşindeler. Mevcut durumda otel rezervasyonlarının yüzde 70-75'i hala seyahat acenteleri veya online platformlar tarafından dolaylı olarak yapılıyor. Bu demektir ki oteller arada aracı kurumlar olmadan konaklayanların sadece %25'ini kendilerine çekebilmekteler.

Otel işleticilerinin aracı kurumları ortadan kaldırmak için yaptıkları mücadele sadakat programları uygulamak veya geceleme fiyatından indirim yapmakla sınırlı kalmakta.
Doğrudan rezervasyonların artışı için atılacak bir başka adım dijital pazarlamayı geliştirmektir. Oteller gelirlerinin %7 ile %10'u kadarını Google'ın reklam kampanyalarına veya diğer web sitelerindeki reklamlara harcamaktalar. Markalarının dijital ortamda daha fazla gözükmesi için harcanan para yatırımın geri dönüşüne yetmemektedir. Tüm bu yatırımlara rağmen otel gelirlerinin büyük kısmı hala aracılar kanalıyla elde edilmektedir.

Bunlardan alınan ders teknolojiye yapılması geren yatırımların artması ama bunun güçlü bir strateji ile yapılmasıdır. Sistemin kurulması için gerekli bütçeden fedakarlık etmeden potansiyel müşterilerin ihtiyaçlarının kusursuz bir şekilde karşılanması hedeflenmelidir. Bunun gerçekleşmesi halinde her USD 1,000 tutarındaki rezervasyondan USD 250 daha fazla kazanç elde edileceğini fizibiliteler ortaya koymaktadırlar.

En baştan yapılması gereken dijital mimarlığın tasarımında API (Arayüz Program Uygulaması) teknolojisinin otelin e-ticaretine kolayca entegre edilmesinin sağlanmasıdır. Bu girişim oda rezervasyonunda yeni bir çığır açarak aracıları devre dışı bırakacak ve müşterilerin aplikasyonu kolayca kullanabilmelerini sağlayacaktır.
Sistem oturduğunda otel misafirleri evlerindeki koltuklarından tam olarak istedikleri odayı kiralayabilecekler ve seyahatlerini kişisel kılacaklardır. Bu şu demektir : müşteri daha önceden hangi kattaki hangi odanın kendisine verileceği endişesini taşımaktan kurtulacaktır. Bu uygulamanın otele geri dönüşü doğrudan satışların artması, böylelikle otel gelirinin de aynı şekilde artması şeklinde olacaktır.
Avrupa'nın En İyi 5 Cafesi

Yüzyıllar boyunca tüm dünyada cafeler ve barlar yalnızca kahve ve içki içmek için değil, aynı zamanda tarihte iz bırakmış kişilerin buluşma noktası da oldu. Günümüzde çoğunun açık olduğu bu yerlere isterseniz bir göz atalım.
Söylemlere göre dünya tarihine yön veren bir çok karar son 200 yıldır cafelerde alınmış. Bir çok artistin, entelektüelin, yazarın hatta bilim adamının buluşma noktası olan cafeler fikir alışverişine ve yaratıcılığa mekan teşkil etmişlerdir. Cafeler içinde yenilen tatlılar, pastalar, alaminüt yemekler ve tabii içilen kahveler, hafif ve sert içkiler arasında tarihte iz bırakan fikir ve projeler doğmuştur. Bir sonraki seyahatinizde hem düşüncelerinizi hem de damak zevkinizi geliştirmek istiyorsanız cafeler mutlak uğramanız gereken yerlerden biridir.
Cafe Els Quatre Gats - Barcelona

Barcelona'nın bu ikonik cafesi 1897 yılında açıldı. 1903 de kısa bir süre için kapanana kadar şehrin kültür ve artistik hayatının merkezi oldu. Modernist Casa Marti binasının girişinde yer alan Els Quatre Gats Paris'te ki Le Chat Noir'den esinlenmiştir. Bohem bir atmosfer içinde yemek ve içki servisi yapılmaktadır.

Cafenin duvarında modernizimin önde gelen ressamlarından Ramon Casas'ın yaptığı Cafe Els Quatre Gats'ın sahibi Pere Romeu'nun tandem bisiklete binerken tasvir edildiği tablosu bulunmaktadır.
Cafe Municipal House - Prag
Prag cafeler şehridir. Böyle olunca cafeler arasında bir seçim yapmak hayli zorlaşıyor. Buna rağmen Art Nouveau tarzında mimariye sahip Cafe Municipal House'ın en tanınmış ve en iyi cafe olarak seçilmesi yanlış olmaz. Bunun sebeplerinden biri de Alfons Mucha ve Jan Preisler gibi çağının en seçkin mimarları tarafından tasarlanmasıdır.

Bir çok tarihi cafede olduğu gibi Cafe Municipal House altın çağında devrin en ünlü artistlerine ve fikir adamlarına ev sahipliği yapmıştır. Günümüzde daha çok turistlerin uğrak yeri olan cafede şairlerle bir arada olmasanız bile, Cafe Municipal House başlı başına bir şiirdir.
Café Gijón - Madrid
Madrid'in merkezinde, Paseo de Recoletos Bulvarı'nda ki Café Gijon'un kuruluş tarihi 1888.
Bu mütevazı cafe İspanya iç savaşı sırasında ülkenin geleceğinin konuşulduğu önemli kişileri barındıran bir cafe oldu. Bu kişiler arasında Valle Inclan, şair ve oyun yazarı Frederico Garcia Lorca, filozof Ortegay Gasset ve daha bir çok fikir adamı bulunmaktaydı.

Bugün de Café Gijon kültürel ve entelektüel çizgisini korumaktadır. İster dışarda terasta ister içeride salonda bir şeyler içerek bu tarihi önemi olan cafenin tadını çıkarmanızı öneririz.
Madrid'ten Barcelona'ya tren biletiniz varsa, trene binmeden sabah kahvesi için mutlaka Café Gijon'a uğrayın. Pişman olmazsınız.
New York Café - Budapeşte
Budapeşte'de Hotel Boscolo'nun girişindeki New York Café geniş ve lüks tasarımıyla görülmesi elzem olan bir cafedir. Bir çok kişi tarafından dünyanın en güzel cafelerinden biri olarak tanımlanır. Macar çikolatası ve çeşitli lezzetlerdeki pastaları ile meşhurdur.

Bu kadar gösterişli bir cafede kahvenizi yudumlamak size pahalıya patlayabilir ancak dekorunu görmek ve içinde bulunacağınız atmosferi hissetmek buna değer.
Café Cuillier - Paris

Paris'te cafeden bol bir şey yok. Bunu herkes biliyor. Café kelimesini Fransızlar bulduğundan zaten neredeyse tüm cafelerin güzel olması lazım. Café Cuillier Monmartre'ın tam göbeğindeki ilginç bir sokak olan Rue Yvonne le Tac'da yer almakta. Sacré Couer'e yürüyerek bir kaç dakika mesafede.

Vitrininde lezzetli Fransız pastalarının görüntüsü ağız sulandırıcı. Antep fıstıklı küçük kekleri tatmanızı tavsiye ederiz. Kahve çeşitleri fazla değil ama çok kaliteli. Oui, oui!
KURAP (Kurumsal Acenteler Platformu) Aralık Ayında Toplandı

Kurumsal Acenteler Platformu KURAP olağan Aralık Ayı Toplantısı Firuze Restoranda yılbaşı kutlaması eşliğinde düzenlendi.
Toplantıda üye acentelerin bazılarının bazı havayolları ile yaşadığı sistem sorunları ile ilgili bilgiler paylaşılırken, platform başkanlığına ulaşan Havayolları Kurullarında yer alma daveti de konuşuldu.

Ocak ayı toplantısının Air France - KLM ev sahipliğinde, Şubat Toplantısının ise Singapur Havayolları daveti ile gerçekleştirileceği bilgisi verildikten sonra şahane bir kutlama ile gerçekleşen Yılbaşı yemeğine geçildi .
Yüz Yüze Toplantılar Bir Çok Sebebten Dolayı Önemlidir

Yüz yüze toplantılar içinde yaşadığımız dijital çağda hala önemli midir diye sorabilirsiniz. Cevabımız, evet önemlidir. Neden önemli olduğunu gelin görelim.
Teknolojik gelişmelere rağmen bir çok şirket hala yüz yüze toplantıları tercih ediyor. İletişimde daha etkili oldukları için, katılımcılar arasında sağlam bağların kurulduğu için ve daha fazla katılım sağladığı için.
Etkili bir yüz yüze toplantının nasıl yapılacağını öğrenmek belirlediğiniz amaca erişmekte, doğru organizasyon yapmakta veya toplantıya katılanlar arasındaki iletişimin gelişmesinde sizi başarıya taşıyacaktır. Bu yazı yüz yüze toplantıların neden çok önemli olduğunu, avantajlarını ve bunları takımınıza, müşterilerinize ve iş birliği yaptıklarınıza nasıl entegre edeceğinizi anlatmayı amaçlıyor.
Yüz yüze toplantıların faydaları nelerdir?
Şirketler iletişim üzerine kurulduklarından, insanların yüz yüze gelmesi temel unsurdur. Evet dijital iletişim son zamanlarda çok fazla yol kaydetti, bu yadsınamaz. Ama fiziksel yakınlık kültürünün gelişip sağlamlaşması, müşterilerle dostane ilişki kurulması ve tarafların birbirlerini daha derinden anlamaları bu işin olmazsa olmazıdır.

Birçok organizasyonlar yüz yüze toplantıları video toplantılara ve karma toplantılara tercih etmektedirler. Böylelikle büyük bir toplantıyı yönetebilmenin avantajlarını bilmenin kariyerinizde başarı kazanmanıza yardımı olacaktır.
Yüz yüze toplantılar bir çok avantaj sağlar
Sağladığı bir çok avantajlar sayesinde yüz yüze toplantılar organizasyonlarınız için popüler bir seçenek haline gelir. Tedarikçileriniz, müşterileriniz ve çalışanlarınızla yapacağınız toplantılar aşağıda sayılanları sağlayarak kapasitenizi yükseltmeye yarar:
Sözsüz göstergelere dikkat etmeli ve doğru yorumlamalısınız
İnsanlar her zaman kritik bilgileri size sözlü olarak sunmazlar. İnsanlarla yapacağınız yüz yüze görüşmeler vücut dili gibi, yüz ifadelerii ve göz teması gibi ufak davranışları analiz etmenize yardımcı olur. Basit sözsüz iletişimler insanların tartışmalara ne kadar hakim olduklarını ve ne hissettiklerini sezebilmenize imkan sağlar. Bu sözsüz davranışlardan ip uçları çıkararak cevaplarınızı verebilir ve tartışmada üstünlük sağlayabilirsiniz.
Mesela müşterinizle bir toplantı sırasında, müşteriniz sürekli saatine bakıyorsa konuşma tarzınızı sıkıcılıktan kurtarıp daha çekici hale getirebilir veya dağılan dikkati tekrar sağlamak için konuyu değiştirebilirsiniz.

Yaratıcı fikirlerle ortaya çıkın.
Kişiler şahsi düşüncelerini ortaya koyduklarında doğal olarak iş birliği gelişir. Yüz yüze toplantılar aynı zamanda katılanların sorularını daha rahat bir biçimde ortaya koymalarına imkan verir.
Bu aynı zamanda katılımcıların yazı tahtasına veya bir kağıdın üstüne düşüncülerini paylaşmalarını sağlar. Bu paylaşımlar yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasına yarar. Stratejik bir konuyu veya yaratıcı bir düşünceyi ortaya koymak istediğinizde grupla yüz yüze toplantı programlamanız önerilmektedir.
Yeni bağlantılar kurun
Uzun vadeli kurumsal başarılar sağlam ortaklıklara ihtiyaç gösterirler. Müşterilerle, çalışanlarınızla ve meslektaşlarınızla bire bir yapacağınız toplantılar, aranızdaki güveni pekiştirerek daha derin bağlar kurmanıza yol açar. Henüz istenilen yakınlığı sağlayamadığınız yeni bir müşterinizle onun bürosunda veya kendi ofisinizde kahve içerek arzu ettiğiniz bağlantıyı sağlamak için adım atın.

Hassas konulara daha fazla ilgi gösterin
Hassas konularda yapacağınız yüz yüze konuşma yanlış anlamaları ortadan kaldıracağı gibi konunun daha etkili şekilde çözülmesini sağlar. Empatinin oluşmasıyla sorunu birlikte çözmeniz daha kolaylaşır. İster müşteriniz, ister çalışanınız, isterse meslektaşınız olsun bir sonraki aşamada da yüz yüze konuşmaktan çekinmeyin.
Etkili iletişim esastır
Yüz yüze toplantılar vücut dilinin sağlayacağı sezgiler ve karşılıklı soru sormalar sayesinde başarılı bir iletişim kurmaya yardımcı olur. Aynı zamanda yazılı mesajlar ve elektronik postaların sebep olabileceği yanlış anlaşımları önler. İşinizde belirginliğin gelişmesi için her zaman yüz yüze toplantılar gündeminizde olsun.
Hava Taşımacılığına Ekoloji Vergisi : Mutlak Gereksinim
Hava taşımacılığı çevreci aktivistlerin 1 numaralı hedefi haline geldi. Küresel ısınmanın baş nedeni olan karbon salınımının %3 azaltılması gerektiğini bize hatırlatmayı başardılar. Uçuşların iklim değişikliğine olan etkisini sorgulamaya gerek yok ama buna karşı olan sanayi sektörüne karşı güçlü bir şekilde inisiyatif kullanma zamanı geldi ve geçmekte.
Hava taşımacılığının ekonomik gelişmeye ve refah artışına sağladığı katkı onu kendisine yöneltilen suçlamalardan ve ödemesi gereken bedelden kurtarmaya yetmeyecektir.
Ekolojik verginin yönetimi ister küresel, ister Avrupalı veya tek bir ülkeye ait olsun, politik bir otorite tarafından sağlanacaksa takibi mümkün olmayacaktır.
Toplanan vergiler tüm ülkelere ait bir bütçenin içine dahil edilerek geçici hevesli politikacılar tarafından kullanılacağından kontrol edilemez durumda kalacaktır.
Verginin amacı sadece ve sadece ekolojik zararı önlemek olmalıdır. Yok, zarar eden havayollarının kurtulmasına katkı sağlayacaksa hiçbir anlamı kalmayacaktır.
IATA’ın İnsiyatifine Verilmeli
Bu işin sorumluluğunu havayolu taşımacılığı uzmanlarına bırakmak en akıllı yol olacaktır. IATA hala havayollarını en iyi temsil eden kuruluştur. Şimdiki durumda bu işi en iyi yönetecek kurum IATA olarak görülmektedir.

Yolcu başına ortalama 5 Euro veya 5 Dolar vergi alındığını düşünelim. Bu verginin tutarı tabiidir ki kısa ve uzun uçuşlara göre değişecektir.
Bir yılda hava taşımacılığı için 4 Milyar adet uçak bileti kesilmektedir. Bunun tümünün BSP den geçmediğini düşünsek bile en kötümser tahminle yüze 60’ı IATA'nın kontrolundadır. Bu hesaba göre yıllık 10 -12 milyar dolarlık bir birikimden bahsediyoruz. IATA bu paranın toplanması ve birikiminin sağlanmasına mükemmel bir şekilde hakim olabilme kapasitesine sahiptir.
Düşük Maliyetlerle Çalışan Hava Yollarının Durumu Ne Olacak?
Toplanan vergilerin oluşturduğu fonların kullanımı tamamen çevre korumacılığı faliyetlerine harcanmalıdır. Harcamanın şeklinin belirlenmesi çevreci kurullardan gelecek öneriler doğrultusunda IATA yönetimine bırakılmalıdır.
Böylelikle toplanan para hava taşımacılığının daha az emisyon yapabilmesini sağlayacak tekniklerin araştırılması ve kullanımına kanalize edilecektir. Tüm havayolları için aynı kurallar geçerli olacağından adil olmayan bir yöntem söz konusu olmayacaktır.
Düşük maliyetle çalışan havayolları yılda 700 ile 800 milyon arasında değişen sayıda yolcu taşımaktadırlar. Geleneksel şekilde çalışan havayolları ile aralarındaki fark daha da açılacağından onların bu oluşuma katılmaları adil olmayacaktır.
O zaman onların paylarına düşen katkının ne olacağına dair bir ortak yol bulunmalıdır. Yeterli derecede karışık olan havalimanları vergileri yoluyla buna bir çözüm getirilebilir. Tüm havayolları, düşük maliyetle çalışan havayolları dahil havalimanlarını kullanmak durumundadırlar.

Esas Güçlük Hava Yollarının Harekete Geçmekte Ağır Davranmasıdır
Bunun en iyi örneği fazla rezervasyon overbooking sorununun havayolları tarafından yönetilememesidir. Bu sebeble uçaktan indirilecek yolculara ödenecek paranın miktarının kendileri tarafından değil hantal bünyeye sahip diğer yetkililer tarafından yapılmasına müsaade edilmesi sonucu işlemlerin tamamlanmasının gecikmesidir. Aynı durum gecikmelerde ve iptallerde de yaşanmaktadır.
Ekoloji son 10 yıldır bir numaralı sorun haline geldi. Merak edilen şu: havayolları ekolojik verginin toplanmasında insiyatif kullanıp kendi çıkarlarını kontrol altına alacak mı, yoksa bunu rakiplerine mi bırakacak?
Kimdir Bu Dijital Göçerler

Pandemi esnasında dijital göçer sözü uzaktan çalışmayı ifade eden moda bir tanıma dönüştü.
İnternet dünyada seyahat eden 10.2 milyon kişinin merak sebebiyle seyahat ettiklerini söylüyor. Bu kesim 2019 yılına göre %50 arttı. Covid bazılarını cezalandırmakla birlikte diğer bir kesimi yeni projeler düşünmeye itti.
Dijital Göçerler: Kim Bunlar?
Öncelikle şunu söyleyelim. Bunlar başıboş insanlar değil. Bunların %71’i tam gün çalışmakta. Yüzde 33'ünün kendi işleri var. Yüzde otuz altısı serbest çalışmakta ve diğer şirketlerle temas halindeler. Geri kalan %21'i bir şirkette tam gün mesai yapıyor.

Yaş grubu 57 ile 77 arasında olanlar çoğunlukla bu toplulukta yer almamakla birlikte sadece yüzde yirmi ikisi topluluk içinde kendine yer bulmakta.
Dijital göçerlerin büyük kısmı bu yüzyıl içinde doğanlar. Yaşları 25 ile 35 arasında olanların oranı %44 iken X kuşağı dediğimiz 42 ile 57 yaş arasında olanların oranı %23. Son olarak dijital göçerlerin yüzde %59'unun erkek olduğunu belirtelim.
Topluluk içinde evli olanların oranı %61. Dünyayı gezmek bunların tek başına oldukları anlamına gelmiyor. Evli olanların %31'i eşleri veya partnerleriyle birlikte seyahat ediyorlar.
Dijital Göçerler Ne Kadar Kazanırlar?
Haftada 46 saat çalışırlar ve yaptıkları işin cinsi büyük değişiklik göstermesine rağmen belli bir sektörün ağırlığı yoktur.
Çalıştıkları alanın %19'unu teknoloji ve IT teşkil ediyor. Eğitim ve öğretme (training) gibi sahalar daha sonra gelmekte. Eğitim sektöründe çalışanlar %10, öğretme sektöründe çalışanlar %9'u teşkil etmekteler.

Yukardaki alanlarda çalışabilmeleri için dijital göçerler iyi eğitim aldılar. Bunların %72'si bakalorya, %33'ü ise master derecesine sahipler. Çalıştıkları sektörler ve sahip oldukları diplomalar onlara rahat bir hayat sağlayabilecek kadar tatminkar maaş almalarını sağladı.
Ankete verdikleri cevaplara göre %44'ü yılda 75,000 Dolardan daha fazla kazanıyor. Sadece beşte biri yılda 25,000 Dolardan daha az gelir elde ediyor.
Dijital Göçerler Hangi Ülkeleri Tercih Ediyorlar.
Çoğunluğun tercih ettikleri ülkeler Meksika, Tayland, İspanya, Kolombiya ve Portekiz.
Ortalamada bir sene içinde 3 veya 4 ülkede kalıyorlar. Kalacakları ülkeleri seçerken dikkat ettikleri kriterler hızlı internet hizmeti, iyi iklim koşulları, bütçelerine uygun yaşam koşulları, kolay vize alabilme imkanı. Yalnızca %12'si aynı yerde 3 aydan daha fazla kalmakta.

Seyahat etmek ve dünyanın hemen her yerinde çalışmak önyargılı düşünceleri söküp atmak için insanın kendisine varoluşsal sorular sormasına neden oluyor. Dijital göçerlerin gidilen yerdeki halkla ilişki kurmakta, yaşam belirsizliği ve yalnızlık gibi sorunlarının olduğuda bir gerçek.
KURAP Kasım Ayında Toplandı
Kurumsal Acenteler Platformu KURAP Kasım ayı olağan toplantısını Alabanda Turizm evsahipliğinde İstanbul Le Meridien Otelinde gerçekleştirmiştir.

THY Corporate yetkilileri ile yapılan görüşmenin detaylarının paylaşıldığı toplantıda Eylül ve Ekim ayları ile yükselişe geçen satışların sonucu istenen teminat mektubu artışlarının sağlanmasında pandemi öncesi koşullara dönülmemesi halinde karşılaşılacak zorluklar, yeni üyelik talepleri, sektörde yaşanan ve öngörülen sorunlar ele alındı.
Toplantı ve sonrası öğle yemeği için Alabanda Turizme çok teşekkür ediyoruz .
Kurumsal seyahatler istenilen rakamların çok gerisinde

Dünya havayolu taşımacılığı sektörünün en önemli gelir kalemi olan iş seyahatleri bir türlü pandemi öncesi eski günlerine dönemiyor.
Havacılık sektörü her zaman için uçakla bir yerden bir yere gitmenin ötesine geçmiştir. Covid sonrasında ise dünyayı yeniden birbirine bağlamayı hedefleyen şirketler dahi yükselen bilet fiyatlarını karşılayamaz hale geldi.
Mesela, dünyanın en uzun rotalarından biri olan New York ve Sidney arasındaki business sınıf uçuşların fiyatı pandemi öncesine göre iki - üç katına çıkarak 20 bin dolar seviyesini görebiliyor.
Bloomberg’in haberine göre kurumsal seyahat yönetimi firması CWT'nin Başkan Yardımcısı Nick Vournakis konuya ilişkin açıklamasında "Açıkçası uçak yolculuğuna olan talep arzı aşıyor. Bu durum bilet fiyatlarını yukarı çekmekte. Bir noktada şirketler bu artış nedeniyle artık yeter diyecekler" şeklinde konuştu.
Seyahat pazarı sıkılaştı
Covid kısıtlamaları tüm dünyada hafifledikçe, havayolu şirketleri filolarını yeniden eski sayısına tamamladı. Ancak talebin artan iştahını karşılayacak personel bulmak zorlaştı. Yüksek yakıt maliyetleri ise bilet fiyatlarının artmasında bir başka unsur.

CWT ve Küresel İş Seyahati Derneği'ne göre uçak biletleri fiyatları 2022'de %45 arttı. Gelecek yıl %6,2 daha artacak. Seyahat danışmanlığı şirketi TripActions, ABD kaynaklı rezervasyonlarda business sınıf bilet fiyatlarının Ocak ve Ağustos aylarında % 52 arttığını, bu artış oranının ekonomi ve premium ekonomi sınıfında daha yüksek olduğunu söyledi.
Şirketlerin yükselen maliyetlere direnmesi nedeniyle, kurumsal seyahatler henüz pandemi kaynaklı kilitlenmelerden kurtulamamış olan zayıf bir zemine geri döndü. Bu havayolları için kötü bir haber. Seyahat yazılımı yapan Trondent Development’a göre, iş seyahatleri bir havayolu firmasının kârının %75'ini temsil ederken diğer yolculardan elde edilen kar oranı ise sadece %12.
Kurumsal seyahat yönetimi şirketi FCM’in Küresel Genel Müdürü Marcus Eklund, “Firmaları harcama konusunda olağanüstü bir farkındalık içinde görüyoruz” açıklamasında bulundu.
Şirketler ekonomi sınıfı biletlere döndü
Meslektaşlarını Bangkok'taki bir şirket toplantısına uçurmak için ücretleri kontrol etmek zorunda kaldığını belirten Sidney merkezli yönetim danışmanı Dhruv Sharma, business sınıf bilet için kişi başı 6.000 Dolar ödemektense ekonomi sınıf biletleri tercih ettiğini söyledi.

Sharma, meslektaşlarının %20'sinin ekonomi sınıf tercihi nedeniyle toplantıdan çekilmesini bekliyor.
Microsoft’un Kurucu Ortağı Bill Gates 2020’nin sonunda pandeminin ardından iş seyahatlerinin yüzde 50’sinden fazlasının yok olacağını söylemişti. Ancak Qantas Airways CEO’su Alan Joyce, olası düşüşün %15'den fazla olmayacağı görüşünde.
Dünyanın dört bir yanındaki projelerde çalışan Boston merkezli danışmanlık firması Refine and Focus, pandemiden önce bile gereksiz seyahatler için ödeme yapmaktan kaçınıyordu. Artan uçak bileti fiyatları ve giderlerdeki enflasyonist artış, tüm şirketi neredeyse tamamen iş seyahatlerinden uzaklaştırdı.
Firmanın eş başkanı Purnima Thakre, “Seyahat etmeyi neredeyse bıraktık. Herhangi bir proje için, uçak biletlerine para harcamaktansa çalışanlarımıza daha iyi ödeme yapmayı tercih ediyoruz” dedi.
Bilet fiyatları uçtu

Bilet fiyatları birbirinden oldukça farklı ve bazı rotalar için diğerlerinden daha abartılı bir şekilde fiyatlandırılıyor. Delta Air Lines ve British Airways firması, seyahat portalı kayak.com'a göre, önümüzdeki ay Londra-New York arası business sınıf mevki için 10.000 dolardan fazla ücret talep etmeye hazırlanıyor.
Singapur Havayolları ile Londra-Sidney arası business sınıf uçuşlar yaklaşık 12.000 dolara satılıyor. Pazarın zirvesine daha yakın olan Qantas ve United Airlines New York - Sydney business koltukları için 22.000 dolardan fazla para istiyor.
Kurumsal seyahat harcamalarıyla ilgili hedef tarih ötelendi
Küresel İş Seyahati Derneği'ne göre, pandemi öncesi 1,4 trilyon dolarlık kurumsal seyahat hacminde 2026 yılına kadar herhangi bir toparlanma gerçekleşmeyecek. Dernek daha önceki tahmininde 2024 yılında toparlanmanın gerçekleşeceğini öngörüyordu.

American Express Global Business Travel Halkla İlişkiler Başkanı Martin Ferguson, şirketlerin seyahat bütçelerini azaltmak için havayolu sadakat programlarından ziyade fiyata göre uçuş seçtiklerini söyledi.
Southwest Airlines geçen hafta iş seyahatlerinde yavaş da olsa bir toparlanmaya işaret etti ve segmentten elde edilen gelirin bu yıl Temmuz ve Ağustos aylarında %26 arttığını, bu artışın 2019'un aynı aylarına kıyasla %32 daha az olduğunu açıkladı.
American Airlines CEO'su Robert Isom bu ay yaptığı açıklamada, yatırım bankacıları gibi büyük kurumsal müşterilerden elde ettikleri gelirlerin yaklaşık %75 oranında iyileştiğini ve küçük işletmelerin segmentteki toparlanmayı geciktirdiğini söyledi.
Seyahat için veri sağlayıcısı OAG'ye göre, küresel olarak uluslararası uçuşlardaki kapasite hala 2019 seviyelerinin %25 altında.
IATA Wings of Change Europe İstanbul’da Toplandı

IATA (Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği) IATA Wings of Change Europe etkinliğinin üçüncüsünü Madrid ve Berlin’den sonra bu yıl Pegasus ev sahipliğinde İstanbul’da düzenledi.

Etkinliğe Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, IATA Yönetim Kurulu Başkanı ve Pegasus Havayolları Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Nane, IATA Genel Müdürü Willie Walsh ve Pegasus Havayolları CEO’su Güliz Öztürk, Türkiye’den ve birçok ülkeden hükümet yetkilileri, sektör temsilcileri ve havacılık profesyonelleri katıldı .

Etkinliğe ve Rahmi Koç Müzesinde gerçekleşen akşam yemeğine KURAP’dan (Kurumsal Acenteler Platformu) Moris Kohen Kasar, Hande Arslanalp ve Tarık Sökmenoğlu da katılım göstermiştir .
Pandemi sonrası çevresel ve finansal sürdürülebilirlik, kapsayıcılık, dijitalleşme, çeşitlilik, geleceğe dönük öngörüler, inovasyon gibi konuların irdelendiği etkinlik büyük ilgi gördü.










