Airbnb Turistik Destinasyonların Yığınlaşmasından Neden Sorumlu?

"Trastevere'de kendinizi başka bir Romalı gibi kaybedin" "Paris'te Latin Köşesindeki küçük cafeyi mutlaka görmelisiniz" Bu tip işbirlikçi iddialarla Airbnb gibi platformlar dijital dünyada turist destinasyonlarının imajını yaratmakta.

UOC'ye bağlı Ekonomik ve Ticari Çalışmalar yapan inceleme grubu tarafından Airbnb gibi bazı platformların paylaşımlarında bir turistin görüşü yerine paradoksal olarak sanki yerel halktan biriymiş gibi gerçek olduğu duygusunu yaratıp orada yaşayanların asıl isteklerini göz ardı ederek ve orada yaşayanların kimliklerinin avantajını kullanıp turistlere tavsiyede bulunarak konuyu ticarileştirdiği ortaya konuldu.

UOC'nin Ekonomi ve İş İdaresi Fakültesi'nde profesör olan ve NOUTUR Araştırma Şirketinde yapılan araştırmada görev alan Lluis Garay; "Airbnb'in turistleri bir şehre çeken platformlardan en önde gideni olduğunu gördük. Özellikle Airnbn gibi platformların iş yaptıkları yerlere insanları yönlendirmek için kendi sitelerinde çıkarcı duyurular yaptığını anladık" şeklinde görüş bildirdi.

Airbnb ile ilgili Data Araştırması

NOUTUR grup yıllardır Airbnb gibi platformların reklamını yaptıkları şehirlerdeki etkisini araştırdı. Bu yeni araştırmanın ana hedefi bu gibi platformların turistik destinasyonların imajını nasıl geliştirdiği üzerineydi. Bunu anlamak için araştırma grubu daha önceki çalışmalarında geliştirdikleri bir metodolojiyi izlediler. Araştırmada 24,000 Airbnb kullanıcısının 500 adet yakın mesafe yerleşimlere gittiklerinde aktardıkları izlenimler üzerinde durdular.

Çalışmada özellikle gidilen yerlerle ilgili kullanılan algısal ve duygusal tarifleri sınıflandırdılar. Sonunda Airbnb’nin gidilecek yerlerle ilgili yaptığı yorumların, reklamların ve yazdıklarının turistleri gidilen yerde ikamet etmeğe teşvik ettiği ortaya çıktı.

Bağlantı Uzmanları

Sürdürülebilir Turizm ve ICT’nin akademik direktörü Soledad Morales Airbnb’nin son derece kurnaz bir biçimde destinasyonlardaki ev sahiplerini kullanarak turistleri oraya bağlamak için elindeki her türlü medyayı kullandığını ifade etti.

Morales’in altını çizerek söylediklerine bakalım. “Tavsiye etme babında şirket gidilecek yerlerdeki mülk sahiplerinin Airbnb’den bağımsız gibi gözükerek turistlere orada uzun süre kalmayı önermelerini teşvik etmekte. Airbnb gibi platformlar kiralanacak evlerin sahiplerini adeta bir büyükelçiye dönüştürerek yöreyi markalaştırmakta ve şirketin felsefesini misafirlere empoze etmekte kullanmaktadırlar.

İlginç bir şekilde, Airbnb her destinasyon için rehber kullanmaz. Sadece en fazla ziyaret edilen ve turizme doymuş şehirlerin yakınındaki yerler için her durumda rehber kullanırlar. Morales bunun açıklamasını şöyle yapıyor. “Bu davranış tarzı sömürgeci bir vizyona sahiptir. Dünyada en çok ziyaret edilen ve coğrafi olarak kuzey yarım kürede olan yirmi kadar şehri hedefler. Afrika kıtasındaki şehirler buna dahil değildirler.

Destinasyonların Klişelenmiş Görünümleri

Bu çalışmanın varmış olduğu ana sonuçlardan biri turist destinasyonlarının Airbnb tarafından yayılan bir çok görüntüsünün şablon olarak hemen her şehirde olan aynı dükkanlar, aynı sokaklar, aynı meydanlar olduğu şeklindedir.

Şaşırtıcı bir başka sonuç ise Airbnb’nin reklamlarında, broşürlerinde bir tek güvenlik kuralına bile yer vermemesidir. Bunu adeta teyit eder biçimde pandemi sırasında Airbnb’nin stratejisi insanları bulundukları şehrin yakınlarına gidip harcama yapmaya teşvik etmesidir.


Yolda Teknoloji Kullanımı

Günümüzde teknoloji günlük hayatımızın bir parçası. Sabah kalktıktan akşam yatana kadar navigasyon uygulamaları bize randevularımıza en çabuk nasıl gidebileceğimizi gösteriyor. Bir çok kişi onsuz yaşayamıyacaklarını söylemekte. İnsanlar seyahat ettiklerinde teknolojinin bundaki etkisi acaba ne oranda? Çevirimiçi seyahat platformu Urlaubspiraten Almanya'da 1,000 den fazla gezgine 2022 yazında dijital dünyadan ne ölçüde faydalandıklarını sordu. Cevaplayanların yüzde doksanı seyahatlerinde akıllı telefonlarına bağlı kaldıklarını söylediler.

Seyahat Planı - Akıllı Telefonsuz Hiç Bir Şey Yürümüyor

Anketi cevaplayanların neredeyse yarısı (yüzde kırk yedi) yaz seyahati için aramayı çevrimiçi olarak yaptıklarını söylediler. Yüzde otuz ikisi tatillerini bütçelerine göre ayarladıklarını ifade ettiler. Seyahat edenlerin bir çoğu daha önce gitmedikleri ancak döndükten sonra memnun kaldıkları yerlerde tatillerini geçirdiler. Yüzde 23 lük kısım ise daha önce gittikleri yerleri tekrar ziyaret ettiler.

Seyahat edenlerin beşte biri arkadaş veya aile yakınlarının tavsiyelerine uydular. Yaşları 25'e kadar olan Z kuşağı çoğunlukla gideceklerin yerin kararını fiyatlara göre verdi. Bu kuşağın bir kısmı daha önce gittikleri yeri seçtiler. Yaşları 42 ile 57 arasında olan X kuşağı ise geçtiğimiz yaz macera yaşamaktan uzak durup önceki tecrübelerine göre davrandılar.

Tatilden keyif almak seyahatin en önde gelen amacıdır. Aktivite planı yaparken ankete cevap verenlerin yüzde altmış ikisi internetteki görüşlere göre hareket ettiklerini, yüzde otuz biri akıllı telefonlarındaki seyahat aplikasyonlarından, yüzde yirmi sekizi ise daha önce gitmiş oldukları yerleri tavsiye eden aile bireylerinden veya arkadaşlarından dolayı seçim yaptıklarını söylediler.

Ankete katılanların dörtte biri önceden tatil planlamadıklarını, sosyal medyanın ve sonradan rehberlik mesleğini seçen okul arkadaşlarının yönlendirmesiyle anlık olarak hareket ettiklerini belirttiler. Genç olan Z kuşağı planlarını TikTok ve Instagram’dan elde ettikleri verilere göre yapıyor. Bu kuşağın bütündeki payı %38 gibi yüksek bir oran. Yüzde on ikiyi oluşturan orta yaş grubunun sadece %12’si dijital platformlardan yararlanıyorlar.

Ankette ortaya çıkan bir başka veri ise kadınların tatil planlarında erkeklere oranla daha fazla sosyal medyayı kullandıkları. Bir başka anket sonucu ise turist rehberlerinin daha çok X kuşağından çıktığı şeklinde.

İçinde bulunduğumuz yıldaki rezervasyon tarzı diğer yıllardan daha farklıydı. Tatil esnasındaki aktivitelere katılmak için önceden rezervasyon yapanların oranı %42 iken, tatil yerine gidene kadar rezervasyon yapmayıp katılmak istedikleri aktiviteye tatil yerinde karar verenlerin oranı yüzde elli sekiz olarak ortaya belirdi.

Tatil Aktivitelerini Destekleyen Uygulamalar

Akıllı telefonlara ilave olarak seyahat edenler diğer teknik aletlerden de faydalanmak istiyorlar. Daha uzun pil ömrü için şarj aletlerini, akıllı saatleri ve taşınabilir bluetooth hoparlörleri faydalı buluyorlar. Burada da tercihler yaş kuşağından, yaş kuşağına değişmekte. Z kuşağına göre fotoğraf makinesi ve diz üstü bilgisayarlar önemliyken, X kuşağı tatilde diz üstü bilgisayar yanında elektronik kitap okuyucuya da rağbet ediyor.

Katılımcıların yüzde otuz sekizi uzaktan çalışma fikrine sıcak bakıyor. Bu dünyanın her hangi bir yerinde ve hatta seyahat anında dahi olabilir. Seyahat tarihlerini esnek hale getirdiklerinde daha ucuz uçak bileti ve otel odası bulabiliyorlar. Seyahat etmek 2022 de teknoloji sayesinde çok daha kolaylaştı.

Tatilde Dijital Detoks

Tatilde ankete katılanların sadece %26’sı akıllı telefon, tablet gibi elektronik aletlerden uzak kaldıklarını söylediler. Buna rağmen zaman geçtikçe genç kuşağın tatilde elektronik aletlerini kapatmak istediklerini anket sonuçları ortaya koydu. Z kuşağının %34’ü son tatillerinde dijital detoks yaptıklarını ifade ettiler.


Kurap Ekim Ayında Toplandı

Kurumsal Acenteler Platformu ( KURAP ) Ekim ayı olağan toplantısını Arkas Turizm ev sahipliğinde gerçekleştirdi.

Türk Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Ahmet Bolat’ın makamında gerçekleşen toplantı detaylarının üyelerle paylaşımı, pandemi sonrası acentelerin tüm ürünlerindeki talep artışı sonucu oluşan yetişmiş işgücü sorunları ve KURAP tarafından geliştirilebilecek çözüm önerileri, yeni üyelik talepleri ve birinci yılını tamamlayan başarılı aylık bülten ve sosyal medya çalışmaları toplantının gündemini oluşturdu.

Toplantı 16 Ekimde İzmir Gastrofest’e katılım dileği ile sona erdi.

Mesleki paylaşımların ve ortak sorunların güzel bir dostluğa dönüştüğü hafta sonu organizasyonu ve ev sahipliği için Arkas Turizme teşekkür  ediyoruz . 


Tiktok Destinasyon Markalaşmasında Pazarlama Unsuru Oldu

TikTok’u anlatmaya gerek yok. Pandemi sırasındaki kapanma sonrası TikTok en fazla kullanılan sosyal medya platformu haline geldi. TikTok, kullanıcıların yarattığı ve geniş bir toplulukla paylaştığı kısa video formunda bir platform. Şimdilerde destinasyonların markalaşmasında da kullanılıyor.

TikTok içeriğinde matematik formülünden komediye, danstan film kritiklerine, dudak senkronizasyonundan bilgisayar ipuçlarına kadar bir çok şey mevcut. Ancak temel içerik alışılmadık ve eğlenceli. İlk bakışta TikTok genç nesil için eğlenceli ve oyun oynamaya yönelik gözükmekle birlikte 150 ülkeye yayılması, 1.2 milyar takipçisi bulunması ve dünya çapında 2.6 milyar içerik indirmesi nedeniyle diğer nesillerinde ilgi odağına girdi.

Rakiplerinin aksine TikTok kısa ömürlü bir trend değil. Barındırdığı içerikten dolayı bütün jenerasyonlara ev sahipliği yapmakta ve takipçilerinin kendi aralarındaki iletişimini biçimlendirmekte. TikTok bir çok firma ve marka için cazip bir iletişim kanalı haline geldi. Özellikle seyahatle ilgili konular en popüler olanı. Pazarlamacılar için TikTok seyahat edilen yerleri marka haline getirmekte artık önemli bir vasıta.

TikTok 2019 yılında kullanıcılarına ilham vermek ve cesaretlendirmek için onların dünyanın her yerine yaptıkları seyahatleri platformlarda paylaşmaları için #TikTokSeyahat kampanyası başlattı. Bu yaratıcı fikir global olarak kullanıcıların ve çeşitli turizm derneklerinin dikkatini çekti ve özel etiketler kullanarak konuşmalara katılma sonucunu verdi.

Uzağı Görme

Ülkelerin hatırlanabilir etiketler kullanarak büyümelerini sağlayabilmeleri için güçlü ve otantik hikayeler yaratmaları gereklidir. Örneğin 2018 yılında Gana'da Akufo-Addo başkanlığındaki hükümet Afrika diasporasını ülkelerine gelip yatırımda bulunmaları için bir markalaşma kampanyası başlattı. Bu kampanyanın ülke ekonomisine katkısı 1.9 milyar doları buldu.

Tiktok 2021 yılında bu markalaşma kampanyasına dahil oldu. Bu sayede kampanyaya çeşitli içerikli görüş bildiren kişi sayısı 8.1 milyona ulaştı. Dubai ile ilgili olarak TikTok'un dahil olduğu #MyDubai için 3.6 milyar öneri gelirken, #ThisisDubai kampanyası 109.6 milyon adet görüşü kendine çekti.

İtibar yaratan uzmanların destinasyonlara kimlik kazandırma ve trendi olmalarına yardımcı olmak açısından bir an önce harekete geçmeleri gerekiyor. Daha önemlisi bu trendlerin şansa dayalı değil ciddi araştırma ve izlenen stratejik metotlara bağlı olması gerekiyor.

İçeriklerin Kaynağı Olabilmek

TikTok için söylenebilecek en iyisi onun yaratıcı tabirler kullanarak hikayeler sunmasıdır. Moda ile ilgili sürekli değişen videolar yayımlayarak, bilgileri hızlıca yaymak ve ses kalitesini yükselterek, aplikasyonun hikaye anlatımını geliştirmek için bir dolu kaynaklar sunmaktadır. Bu sayede bulunduğunuz ülkenin en önemli ve heyecan verici özelliklerini tanıtma imkanı doğmaktadır.

Bir diğer fikir turistlerin seyahat ettikleri yerdeki yerel halkın diyalektinde  konuşabilmeleri için düet trendinin yaratılmasıydı. TikTok kullanıcıları zaten önceden bu özellikten yararlanmaktaydılar. Onlar ülke kimliklerini daha üste taşımayı amaçlayarak her ülke için değişik etiketler yarattılar. Profesyonellerin görevi adeta bir huni sistemiden fayda sağlayarak en fazla rağbet gören tarzı bulup onları önde gelen trend haline getirmektir.

Yardımlaşma Ruhunu Yeniden Hayata Geçirmek
TikTok tek bir kişinin tekelinde değil. Platform geniş bir topluluk tarafından güç buluyor. Böylelikle ülkelerin markalaşma projesi profesyoneller, hükümet acenteleri ve  vatandaşlar tarafından ortaklaşa yürütülmekte.

Dünya TikTok ile iletişim ve destinasyon alanında bir paradigma değişikliğini tecrübe etmekte olup bu alanda sınırsız imkanlar mevcut. Uzun lafın kısası destinasyon markalaşmasının başarıya ulaşması için o ülkenin insanlarının işe el atması şart.

Birileri, TikTok gibi gençlerin dikkatini başka yöne çekerek onları aralarındaki faydalı ve ciddi tartışmalardan alıkoyan platformun nasıl oluyorda seyahat destinasyonlarının ününü sağlamlaştırmak gibi tarihi bir kilometre taşı görevini yerine getirebilir sorusunu sorabilir. Bu sorunun cevabı insanlardır.


Bir Turizmcinin Seyahat Anıları - Hatay

Hatay turumuzun ilk günü öğle yemeği ve yerel lezzetlerle tanışmak için yürüyerek otelimize 150 metre mesafedeki Antikhan Restoran’a gidiyoruz. Yolda ayinlerin Türkçe ve Arapça yapıldığı Antakya Ortodoks Kilisesi'ni de görüyoruz. Yahudi Havrası kapalı olduğu için onu gezemedik. Yemek yiyeceğimiz her yerde ana yemeklerin farklı olması için menüleri çok dikkatli ayarladık. Bunun haricinde abugannuş, zeytin kekik, cevizli salata, soslu patlıcan biber salatası, humus, acılı ezme, fındık lahmacun ve peynirli pide gibi temel mezeler her restoranda servis ediliyor.  

Burada  Oruk, Antakya Döneri, İrmik Helvası tadacağız. Oruk, Hatay usulü içli köfte. Dış malzemesi bulgur, içinde ise  ana malzeme olarak dövülmüş et ve ceviz var. Parmak biçiminde şekillendirilip yağda kızartılıyor.

Antakya dönerini sebzeli döner olarak tarif edebiliriz. Etlerin arasında patates, domates ve yeşil biber var. Çok ince bir pidenin içine konup kıyılmış kıvırcık salata ile dürüm şeklinde yeniyor. Tavuktan veya etten yapılabiliyor. Biz etli olanı tercih ettik.

Tatlı olarak yemek yediğimiz masaların hemen önündeki ateşte, tatlı ustasının  müzik eşliğindeki gösterisi ile birlikte peynirli irmik helvası pişirildi ve ikram edildi.

 Antakya Müzesi

Yemek sonrası dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Antakya Arkeoloji Müzesine gittik. Büyük bir çoğunlukla Roma döneminden kalma mozaiklerin yanında diğer arkeolojik buluntular, steller, heykeller ve lahitlerin sergilendiği bu müzenin gezilmesi için mutlaka 2 saat ayrılmalı.

Dünyanın ilk mağara kilisesinde Hz. İsa’nın havarilerinden biri  olan St. Pierre M.S 29-40 yılları arasında ayinler düzenlemiş ve ilk defa burada toplanan cemaate hristiyan  adı verilmiş.

Yol üzerinde bulunan Museum Otel’de kısa bir duraklama yapıyoruz. Lüks bir otel yapımı için başlatılan temel kazıları esnasında bölgenin çok değerli arkeolojik değerlere ve mozaiklere ev sahipliği yapması nedeniyle inşaat bir anda bir arkeolojik kazı alanına dönüşüyor. Mülk sahibi olan grubun büyük özverisiyle arkeolojik çalışmalardan sonra çelik konstrüksiyon üzerinde metal direkler ve platformlarca taşınıp sabitlenen kabinler bir araya getiriliyor ve sonrasında dünyanın ilk müze oteli ortaya çıkıyor. Tabanda bulunan 1050 metrekarelik mozaik, Eros heykeli ve Roma Hamamı kalıntılarının mutlaka görülmesi gerek.

Daha sonra MS. 7. Yüzyılda yapılan  Anadolu’daki ilk cami olan Habibi Neccar Camisi’nin geziyoruz.

Museum Hotel

Akşam yemeğimiz otele yürüyerek 250 metre uzaklıkta şehrin en bilinen restoranlarından biri olan Konak Restoran’da. Burada çiğ köfte ve  Kazbaşı  (terbiye edilip ızgarada pişirilen iri bonfile  parçaları) yemeğin esasını oluşturuyor. Getirilen mezelerin görünüşü çok iştah açıcı olmasına rağmen ana yemeğe yer kalsın diye sadece tatmakla yetiniyoruz, yoksa kazbaşına yer kalmayacak. Otele dönerken  Köprübaşı’nda künefe yemeği planlamıştık ama ısrarlara dayanamayıp burada da künefe yiyince Köprübaşı molasını erteliyoruz.

Ertesi gün türlü türlü börekler, çörekler, yerel peynir ve zeytinlerden oluşan mükemmel bir kahvaltı sonrası  otobüsle yola çıkıyoruz. Hz. Hızır ve Hz. Musa’nın Musa Dağına giderken mola verdikleri Hıdırbey köyü ve Ermeni kökenli Türk vatandaşlarının yaşadığı tek köy olan Vakıflı köyündeki mola sonrasında  Akdeniz kıyısındaki Samandağ’a gideceğiz.

Vakıflı Köyü

Hıdırbey köyündeki pazarda her türlü kuruyemişin satıldığı küçük dükkanlar var. Vakıflı Köyünde ise kadınlar kooperatifleşmişler. Organik reçel ve zeytinyağı satıyorlar. Özellikle incir ve turunç reçelleri çok lezzetli. 

MÖ 1.yy’da sel sularının drenajı için yapılan Titus Tüneli ve kaya mezarları ile bilinen Beşikli Mağara’yı geziyoruz. İskorpit Restoran'da verdiğimiz öğle yemeği molasında deniz mahsulleri ve balık yiyeceğiz. Mekan sahibinin balık avına çıkan  4 tane balıkçı teknesi var ve kendisi aynı zamanda deniz mahsulleri ve balık ticareti yapıyor. Burada bizi ev yapımı turşular, bahçeden sabah toplanmış domates, salatalık  ile  ızgara jumbo karides ve deniz levreği bekliyor. Yine bahçeden taze toplanmış meyvelerle yemeği sonlandırıyoruz. 

Uzunçarşı

Hz. Musa ile Hz. Hızır’ın buluştukları kayanın üzerinde bulunan türbesinin  ziyareti sonrasında Antakya’ya dönüyor ve  Uzunçarşı’da alışveriş molası veriyoruz. Defne sabunu, nar ekşisi, biber salçası, kırma zeytin, yerel peynirler, ceviz, badem alışverişi sonrasında Çınaraltı’nda Yusuf Usta dillere destan künefesini tadıyor, çay içiyoruz. Burada künefe odun ateşinde ağır ağır pişiriliyor. Künefenin içinde bulunan peynirin uzaması ( sünmesi ) çok önemliymiş. Peynirin kalitesini gösteriyormuş.

Odun ateşinde künefe

Akşam yemeği için şelaleleriyle ünlü Harbiye’ye hareket ediyoruz.  Eski dönemlerde buranın ismi Dafne. Dafne Tanrı Apollon’dan kaçmak için Defne Ağacına dönüşen bir su perisidir.  Şelale gezintisi yapıyor sonrasında çay molası veriyoruz. Hanımlar için ipekli kumaş molasından sonra Kule Restaurant’ta akşam yemeği yiyoruz.  Saç Oruğu, organik beslenmiş tavuktan hazırlanan terbiyeli şiş, katıklı ekmek, kuzu pirzolası ana lezzetleri oluşturuyor.

Hiçbirimiz bu kadar tok iken yatmak istemeyip Asi nehri kenarında bulunan Atatürk Parkında sıkı bir yürüyüş sonrası otele dönüyoruz.

Harbiye

 Turumuzun üçüncü gününde gruptaki katılımcılardan birinin kuzeninin yaşadığı yer olan Üzümdalı köyünde köy sofrasına davetliyiz. Çiftliğin avlusuna tüm katılımcılar ve aile fertlerinin oturabileceği upuzun bir masa hazırlanmış. Masa üzerinde bahçeden yeni toplanmış domates, salatalık, sivri biber, maydanoz, dereotu, ev yapımı reçeller, kendi mandıralarından peynir, yoğurt ve ayran var. Evin hanımı ve yardımcıları tandırda biberli ekmek yapıyorlar. Meyve yemek isteyenler ise bahçedeki dut ve erik ağaçlarında kendin topla kendin ye uygulamasına geçtiler. Karınlar doydu ama gözler hala aç. Bu kadar taze ve lezzetlisini bulamayız düşüncesindeler.

Titus Tüneli

Akşamüzeri dönüş uçuşlarımız var ama hala tepsi kebabı yiyemedik. Bu nedenle servis bitmeden Uzunçarşı Pöç Kasabı ve Kebapçısına gidip lahmacun ve tepsi kebabını da tatmalıyız. Tepsi kebabı ile Kağıt kebabının malzemeleri ve yapılış şekli aynı. Tepsi kebabında ilaveten salça var ve bu da kebabı biraz daha sulu hale getirirken kağıt kebabı kendi yağında piştiğinden biraz daha kuru oluyor.

Üç günde kültür ve  kadar çok şey gördük ve yedik ki, inanılmaz.  Ertesi sabah yazışma grubumuzda kim kaç kilo almış diye bir araştırma yaptık. En az yiyenler bile iki günde bir kilo almışken, boğazına düşkün arkadaşlarımızdan bazıları üç kilo almışlar. Ne yapalım gülü seven dikenine katlanır…

Arkadaşımız Orhon Atameriç'e teşekkürlerimizle


En İyi 10 Restoran

10-  Le Calandre - Rubano, İtalya

Detaylara azami özen gösterme : Burada yemek pişirme sanatı tüm hislere hitap edecek şekilde yıllar boyudur süre gelmektedir. Le Calandre Restoranda aromalar, baharat, kıvam ve belli başlı yağlar eski hatıraları canlandırmak için tercih edilen malzemeler.

Tekniğin duygu ile buluşması. İki tadım menüsü mevsim geçişlerine adapte olmak için dönüşümlü olarak servis ediliyor. Her iki menü de mutfaktan gelen felsefeyi ve araştırmayı yansıtmakta. Bu noktadan hareketle kapari tozu içeren filtre kahveli rizotto, beyaz trüflü havyar ançuezi gibi aromatik ve iştah kabartıcı tadların birlikte mükemmel bir eşitlik sağlaması amaçlanıyor. Bir başka tabak ise kivi ve yosun soslu, yaban mersinli ve erikli ekmek parçalarının içinde bulunduğu tekir balığı tostu. Bu tabak karada ve denizde yetişen sebzelerin mükemmel yakınlığını sağlamak için yaratılmış.

9-  Quintonil - Mexico City

Değişmeyen yaratıcılık : Quintonil 2022 de 10.yılını kutladı. Restoran şefi Jorge Vallejo Meksika mutfağının sınırlarını zorlarken eşi sıra dışı içkilerle ziyaretçilere mükemmel bir ev sahibeliği gösteriyor. Taze ve geleneksel Mexica tadlarına odaklanan Quintonil hızla klasik olma peşinde. 

Rainbow’u mutlaka tadın : Rainbow yeşil çeşni otlarının bazı yemek ve içeceklerde ön plana çıkmasıyla ismini aldı. Quintonil Restoran benzersiz bir yaratıcılık örneği vererek bunu yemek masasına taşıdı. Tadım menüsü mevsimsel örnekler içermekte. Yeşil mole ve mavi mısır tostadası içinde deniz örümceği veya kaktüs sorbesi gibi. Veya à la carte menüde geleneksel recadososlu ağır ateşte pişmiş öküz kuyruğu veya karınca havyarı ve Meksika baharat otu cipsleriyle servis edilen alazlanmış avokado gibi. Yemeklerde kullanılan bir çok içerik restoranın kendi bahçesinden getirilmekte.

8- Lido 84 - Gardone Riviera, İtalya

Özelliği ne? Kuzey İtalya’nın harikulade manzaralı Garda Gölü kenarında kurulu Lido 84 Riccardo ve Giancarlo Camanini kardeşlerin yönetiminde müşterilerine tat ve misafirseverlik ziyafeti sunmakta.

Menüde neler var? Biri klasik diğeri yaratıcı olmak üzere Lido 84’ün 2 ayrı menüsü var. Her iki menüde de Garda Gölü civarının kırlarından toplanan yeşillikler önde geliyor. En sevilen tabaklardan biri Garda limonuyla yapılan adeta hava kadar hafif Torta di Rosa. Bir diğeri permasanlı patılacan. Restoranın yıldızı ise pecorino peyniri ile birlikte domuz mesanesi içinde pişirilen ve teatral biçimde masada servis edilen cacio e pepe en vessie- düdük makarna.

7- A Casa do Porco - São Paulo

Domuz yemeklerinin evi : A Casa de Porco'nun hem tadım hem à la carte menüsünde domuzun her yerinin yer aldığı tabakları bulmak mümkün. Restoran son zamanlarda mantar suşisi ve peynir cipsi gibi orjinal menüdeki yemekler kadar lezzetli vejeteryan seçenekleri misafirlerin siparişine sundu. São Paulo'nun merkezinde bulunan restoran Jefferson ve Janaina Ruedas çifti tarafından işletilmekte.

Çiftlikten şehire: Ruendas'ların imza yemeği Jefferson'un şehrin kırsal kesimindeki São José do Rio Pardo bölgesindeki çiftliğinden gelen malzemelerle yapılan domuz etinin sebze ile birlikte yer aldığı Da Roça para o Centro. Bir ısırımlık tadımların arasında domuz gıdısından yapılan suşi ile domuz sosisiyle getirilen pancarlı pancetta var. Ana menüde ise sekiz saat odun fırınında pişen sebze garnitürlü domuz eti bulmanız mümkün.

6- Asador Etxebarri - Atxondo - Bask Bölgesi - İspanya

Konum ve dekor: İspanya'nın Bask bölgesinde, yeşil bir dağın eteğinde inşa edilen, 1990 yılından beri bu rüstik taş binada yer alan Asador Etxebarri müşterilerine yemeklerinin yanı sıra nefis bir doğa manzarası sunmakta.

Odun ateşiyle ilgili her şey: Basklı şef Victor Arguinzoniz basit malzemelerden inanılmaz tatlar yaratıyor. Mutfakta yükseklikleri ayarlanabilen altı tane ızgara var. Restoranın odun ateşiyle 750 dereceye kadar ısı veren fırını var. Balık yemeklerinde meşe odunu, et yemeklerinde asma gövdesi kullanılıyor.

Menüde ne var? Restoran yakın çevresinde yetişen ürünleri kullanmayı hedeflemiş. Ev yapımı domuz sucuğu, ançüez, manda sütünden peynir, Palamos'tan getirilen taze ve iri karides ve dana külbastı menülerinde yer alanlardan bazıları. Tatlı olarak az yağlı sütten yapılan, frambuazla takdim edilen dondurma mutlaka tadılmalı.

5- Pujol - Mexico City

Günün tabağı: Pujol Restoran 7 kap tadım menüsü sunuyor. Seçmeler mevsimsel olarak değişirken geleneksel Mexica mutfağının iç içe iki tarzına göre yapılıyor. Tarzlardan biri olan Mole Madre (Ana Sos) 2,500 gün yaşladırılıyor. Bu sosta haşlanmış körpe mısır taneleri ve chicatana karıncası mayonezi kullanılmakta.

Taco zamanı: Pujol'un taco barının çeşitleri zengin. Tarakla beraber içinde avacado, zencefil ve biftek eti otu olan taco, haşlanmış Japon pirinci, sarıkuyruk balığı olan kabak çiçekli taco gibi.

4- Diverxo - Madrid

Çılgınlık gösterisi: Restoran adım başı karşılaşılan sürprizlerle dolu Diverxo'da yemek yemek şef Munzo'nun sınırsız hayal dünyasına girmek gibi bir şey. Oniki kap tadım menüsünün içinde haşlanmış yılan balıklı noodle, tereyağlı çörekle birlikte yaban tavşanlı katsusando veya içinde suşi pirinci bulunan Goa sahilinden çıkarılmış ıstakoz tandırı gibi tabak üstünde bir sanat eseri sunulmakta.

Tatlıya karşı tuzlu: Şef Munzo tuzlunun bittiği yerde tatlı başlar düşüncesine katılan şeflerden değil. Bu nedenle tatlı çeşitleri sürprizlerle dolu. Yemek sonrası ikram edilen pirinç pastasının içinde süzme peynir, parmesan ve hatta fesleğenli tom khai çorbası var.

3- Disfrutar - Barcelona

Neden gitmeli? Disfrutar kelimesinin karşılığı keyif almak. Disfrutar Restoran dünyada sınırları zorlayan, sürprizler sunan, en lezzetli deneyimleri yaşatan restoranlardan biri. Sıralamaya 2018 yılında dünyanın en iyi 50 restoranı arasında 18. olarak girmiş. Ve günümüzde insanın aklını başından alan gastronomik sunumlarıyla 3. sıraya yükselmiş. Tadım eksperleri menüde yer alan çeşitlerin yaşattığı deneyimi lunapark hız trenine binmeye benzetiyorlar.

El Bulli'nin mirası: Restoran şefleri Castro, Casañas ve Xatruch daha önce El Bulli Restoranda kullandıkları çağdaş teknikleri ve hayret uyandıran birleşimleri Disfrutar'da da kullanmışlar. İçine havyar ve ekşi krema doldurulmuş panchino (kabarık çörek) veya yılan balıklı ve antep fıstıklı pesto yiyenleri mutlu etmek ve heyecanlandırmak için yaratılan tadımlıklar.

2- Central - Lima

Peru mutfağı : Yıllar süren araştırmaların birikimiyle Virgilio Martínez Véliz ve kız kardeşi Central Restoran'ın tabaklarına inanılmaz bir renklilik getirdiler. Tadım menüsünde tarak, mürekkep balığı, Amazon nehrinden getirilen midyenin yanı sıra domuz göbeği ve keçi ensesi gibi deniz ve kara ürünlerinden iştah açıcı örnekler var.

Sürdürülebilirlik: Central Restoran'ın menüsü Peru ekosistemini en iyi şekilde temsil ederken aynı zamanda ciddi biçimde sürdürülebilirliğe odaklanıyor. Geri dönüştürme, kompostlama ve artık yemekleri doğaya kazandırma şef Virgilio Martínez Véliz'in önde gelen mottosu. Misafirler ön kapıdan restorana girdikleri andan itibaren mutfak sanatının çeşitliliğini gördükten sonra içinde 100 den fazla bitki çeşidinin olduğu restoranın bahçesini geziyorlar.

1 - Geranium

Bir Kopenhag ikonu: Geranium Restoran muhteşem Fælledparken Bahçesine yukardan bakan 8. katta yerleşik. Mevsim değişikliklerine göre Kainat ismini verdikleri 20 kaplık tadım menüsü en az 3 saat sürmekte. Tadım menüsü iştah açıcılar, tuzlu ve acılı çeşitler ve tatlılardan oluşuyor. Restoran 2016 yılında 3 Michelin yıldızı almış. Mükemmelliklerinin doruğuna 2022 yılında dünyanın en iyi 50 restoranı arasında 1. seçilerek ulaşmışlar.

Etsiz menü: Beş yıl önce et yemeği bırakan şef Kofoed 2022 yılında Geranium Restoran'dan et yemeklerini tamamen kaldırdı. Bunun yerine deniz mahsullerine ve Danimarka ile İskandinavya'da ki organik ve biodinamik çiftliklerde yetişen sebzelere yöneldi.

Bir sanat eseri olan İlkbahar Kainatı menüsünde sütle birlikte hafif tütsülenmiş deniz tavşanı havyarı, lahana ve elma, bira ile pişirilmiş orman mantarı, tütsülenmiş yumurta akı, çavdar ekmeği ile birlikte şerbetçiotu turşusu bulunuyor.

Şarap menüsünde ise piyasada bilinen markalar değil, özel bağlarda üretilen şaraplar yer alıyor. Alkolsüz olarak içebileceğiniz mükemmel bir içki sardunya çiçeği, havuç ve raventin karışımından yapılıyor.


THY KURAP Toplantısı

Kurumsal Acenteler Platformu KURAP 14 Eylül 2022 tarihinde Türk Havayolları Yönetim Kurulu Başkanı  Ahmet Bolat ile bir toplantı gerçekleştirmiştir.

THY Pazarlama Başkanı Arif Ali Gezmişoğlu, Moris Kohen Kasar, Ahmet Kozikoğlu, Muammer Güner, Hande Arslanalp ve Tarık Sökmenoğlu’nun katılım gösterdiği toplantıda pandemi sonrası global olarak Havayolları ve Acenteler açısından oluşan yeni gelişmeler ile birlikte gerçekleştirilebilecek projeler için karşılıklı fikir alışverişinde bulunulmuştur .

Gösterdiği misafirperverlik ve ufuk açıcı görüşleri için Sayın Ahmet Bolat ‘a teşekkür ediyoruz.


Korona Virüs ile Birlikte Gelen 10 Seyahat Trendi

Pandemi herkesi etkiledi. Bazıları bundan maalesef kurtulamadı. İşte bu nedenle turizim sektöründe sağlıklı seyahat diye bir takım trendler oluştu. Uzmanlar bunlardan en fazla rağbet görenlerini aşağıdaki gibi sıraladı.

Doğaya Kaçış

Pandemi sırasında doğa, maskeli ve mesafeli yaşamın getirdiği dertlerin tesellisi oldu. Birleşik Devletler'de milli parklar daha önce hiç görülmemiş biçimde rağbet gördü. Aynı şeyi İtalya ve diğer ülkeler için de söylemek mümkün. Yeşil, bunalan insanların olmazsa olmazıydı.

Şehir Dışında İkamet

Pandemi öncesi dönemde şehir merkezinde ikame etmek bir çeşit olmazsa olmazdı. Şimdilerde ise daha önce çalışma saatlerinde boşalan şehir dışı mahaller akıllı çalışma yerlerine döndü. Buraları tercih nedeni günlük mahalli yaşamı kavramak, marka olmayan dükkanlardan alışveriş etmek, sanat galerilerini gezmek ve otantik gastronomiyi keşfetmek olarak belirdi.

Açık Havada Sanat

Covid sırasında müzeler kapalı kaldığından sanat sokak kaldırımlarında veya sosyal mesafenin sağlanabildiği yerlerde sergilenmeğe başladı. Mesela A.B.D. de, Minneapolis'teki Heykel Bahçesindeki Walker Sanat Merkezi geleneksel, dört duvarla çevrili müze görünümünden çıkıp tüm eserlerini açık havada sergilemeğe başladı.

Çatı Çılgınlığı
Açık yerlere ilgiden dolayı otellerin çatı katlarındaki lounge lar her yerde ilgi uyandırmaya başladı.Roma'da heyecan uyandıran terasla, Paris'te 16. bölgedeki çatı lonunge ları İskandinav tarzı jakuzisi ve muhteşem Eyfel Kulesi manzarasıyla son derece popülerlik kazandı. Buralarda mevsim meyveleriyle ve aromatik otlarla yapılmış kokteylleri yudumlamak mümkün.

Beş Yıldızlı Piknikler

Kapalı alanlarda öğle yemekleri yasaklandığında bir çok restoran açık havada lüks atıştırmalık servis edebilmek için teçhizatlandılar. Böylelikle eski piknik geleneği geri geldi. Mesela Rhode Island, Newport'taki the Chanler Restoranının çimlerinde misafirler konforlu minderler üstünde, okyanus manzarası seyrederek hafif yemeklerini yiyebilyorlar.

Dijital Göçmenlerin Uzun Süreli Konaklamaları 

Akıllı çalışma akımına olan aşırı talep uzun süreli konaklamaları adeta patlattı. Böyle yerlerde gereken en önemli şey dijital göçmenlerin çalışması için gereken yüksek hızlı internet bağlantısı. Airbnb gibi platformlar özel ve konforlu çalışma ortamı için gelen taleplere adapte oldular.

Premium Sınıf Uçma Arzusu

Pandemi sırasında uçakla seyahat edenler sosyal mesafe açısından premium sınıfta uçmayı tercih ettiler. Sadece sosyal mesafeden değil aynı zamanda konforlu oturma yeri, kaliteli yemekler ve hediye çantası alışkanlığını kaybetmemek için kısıtlamalar sona erdiğinde de aynı eğilimi sürdürmeye devam ettiler. Bugün seyahat eden bir çok kişi upgrade yapıp premium sınıfta koltuk rezervasyonu yaptırmayı yeğliyor. Premium sınıfında wi-fi, şampanya ve gurme yemekler gibi ayrıcalıklar için ödenen bilet tutarı business sınıftan %50 daha ucuz.


Türk Hava Yolları ve EasyJet Avrupa’da Bir Çok Uçuşunu İptal Etti

Yaz sezonunun en hareketli zamanında Avrupa'da ki hava limanlarında karışıklık devam etmekte olup bir çok uçuş bu nedenle iptal edildi. Seyahat Araştırma Platformu Mabrian geçtiğimiz haftalardaki belli başlı Avrupa Hava Yollarının programlarını analiz etti. Amaç bu hava yollarının krizden ne ölçüde etkilendiğini ölçmek.

Organizasyon 14 Haziran tarihinde 01 Temmuz ile 15 Temmuz arasındaki dönemde kaç uçuşun yapılacağının tesbit edildiği programla aynı dönem için 28 Haziranda yapılan programı karşılaştırdı. Araştırmalar bundan en fazla Türk Hava Yolları ile EasyJet’in etkilendiğini gösterdi. EasyJet’in etkilenme nedeni Avrupa’da ki uçuşlarının  iptalinin toplam sayısı. Buna karşın Türk Hava Yolları uçuş iptali oranının %7 gibi yüksek bir orana çıkması etkilenmenin başlıca nedeni oldu.

Uzmanlar bu kadar kısa bir süre içinde bu kadar fazla uçuş iptalinin olmasının görülen bir durum olmadığını söylüyorlar. Özellikle bunun yüksek sezonda ve uçuşlardan çok kısa bir sürede gerçekleşmesinin hayret uyandırdığını söylemeden geçemediler. En çok iptal edilen uçuşlar listesine baktığımızda Avrupa uçuşlarında 01 Haziran ile 15 Haziran arasında 2,000 den fazla uçuşun iptal olduğu görülmekte.

Araştırıcılar daha önce görülmeyen boyuttaki krizin nedenini hava limanlardaki çalışan görevli sayısındaki azalmaya bağlıyorlar. Buna bağlı olarak bir türlü 2019 kapasitesine ulaşılamamakta.

Aslında bu olumsuzluğa ortalamayı dikkate alarak bakmak daha doğru olacaktır. Uçuş iptali sayısı yüksek olan hava yollarının toplam uçuş sayısı dikkate alındığında iptal oranlarının göreceli olarak çok düşük kaldığını ifade edebiliriz.

En düşük uçuş iptali yaşayan hava yolu Air Europa. Air Europa’nın programlanan 200 uçuşunun 199’u gerçekleşti. Bu durumda iptal edilen uçuş oranı %0.5. Ancak her iptal tatilciler için kabus, hava yolu için ise gelir kaybı olmaktadır. Kazananın olmadığı bu kaybın maalesef daha da süreceği gerçeğini unutmamak lazım.


Uluslararası Turizm Büyüyen Zorluklara Rağmen Hızla Toparlanıyor

Tırmanan ekonomik ve jeopolitik zorluklara rağmen Uluslararası Turizm pandeminin etkisi geçtikten sonra kuvvetli ve kalıcı düzelme sinyalleri veriyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün (UNWTO) turizm barometresine göre 2022 yılının ilk beş ayında uluslararası havalimanlarına 250 milyon uçağın inişiyle güçlü bir geri dönüş yaşandı. Geçtiğimiz yıl Ocak ayı ile Mayıs ayı arasında uluslararası anlamda sadece 77 milyon uçak inişi dikkate alındığında bunun ne kadar önemli bir sıçrama olduğu ortaya çıkmakta. Böylelikle pandemi öncesi 2019 yılı seviyesinin %46'sı karşılanmış oluyor.

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün Genel Sekreteri General Zurab Pololikashvili turizmin karşısındaki engellere rağmen emin adımlarla güç kazanma yolunda gittiğini ifade etti. Aynı kişi aynı zamanda 2022 yılının önümüzdeki döneminde de ekonomik ve jeopolitik zorluklara dikkat edilmesini öğütledi.

Toparlanmada Avrupa ve Amerika Kıtası Başta

Avrupa ülkelerinin hava limanları iç talep artışı ve her geçen gün kaldırılan seyahat kısıtlamalarının avantajını arkasına alarak 2022 yılının ilk beş ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre dört misli daha fazla uçak inişine ev sahipliği yaptı. Bu artış Paskalya tatiline rastlayan Nisan ayında en tepe noktasına ulaştı.

Amerika kıtasındaki artış geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %112 seviyesinde oldu. Ancak yine de 2021 yılı rakamlarına göre bu oran ciddi sayılabilecek bir yükseliş sayılıyor. Bölge pandemi öncesi 2019 yılı seviyesinin %36'sını yakalamayı başardı.

Dünyanın geri kalan bölgelerinde de benzer artışlar gözlendi. Orta Doğu'da ki %157 artışı, %156 artışla Afrika kıtası ülkeleri takip etti. Bu bölgeler 2019 yılına göre sırasıyla %54 ve %50 geri kaldılar.

Asya ve Pasifik ülkeleri uçak geliş adetlerini ikiye katladılar ancak buna rağmen bazı ülke sınırlarının tatil uçuşlarına kapalı kalmasının da etkisiyle 2019 yılının %90 altında kaldılar. Nisan ve Mayıs ayında bu kısıtlamaların kalkışı önemli ölçüde gelişmeleri beraberinde getirdi.

Turizm Harcamaları da Yükselişte

Belli başlı bilinen ülkeleri hariç tutarsak turizm harcamalarının genel seyri istikrarlı bir gelişme içinde seyretti. Fransa, Almanya, İtalya ve Amerika Birleşik Devletlerindeki turizm harcamaları pandemi öncesinin %85'ine ulaşmış durumda. Suudi Arabistan ve Katar ise 2019 yılının harcama rakamını geride bıraktı.

Tırmanan Güçlüklere Meydan Okuma

Kuzey yarım kürenin yaz sezonunda özellikle kısıtlamaların bir çok yerde hafifletildiği veya kalktığı bölgelerde son derece olumlu gelişmeler gerçekleşti. Bu yılın Temmuz ayı itibariyle 39'u Avrupa'da olmak üzere 62 destinasyonda COVID-19 sebebiyle herhangi bir kısıtlama kalmadı. Asya bölgesinde de artan bir hızla sınır girişleri kolaylaştırıldı.

Uluslararası Sivil Havacılık Organizasyonuna göre 2022 de uçuşlardaki toplam koltuk azalması 2019'a göre en fazla %25 oranında kalacak. Otel doluluk oranlarında da aynı toparlanma gündemde. Karşılaştırmalı değerlendirme yapan STR firmasının araştırmaları 2022 Ocak ayında %43 olan otel doluluk oranının Haziran ayında %66'ya çıktığını belirledi.

2002 Yılı için Bölgesel Senaryolar

İçinde bulunduğumuz yıl için olası bölgesel tahminler şöyle. Avrupa ve Amerika kıtası ülkeleri 2022 yılında en başarılı sonuçlara imza attılar. Asya ve Pasifik ülkeleri ise sınırlarındaki daha fazla olan kısıtlayıcı önlemler yüzünden beklenenden geri kaldılar. Bu yılın sonunda Avrupa ülkeleri bazı şartların gerçekleşmesine bağlı olarak 2019 yılı seviyelerinin %80'ini yakalayacakmış gibi gözüküyor

Amerika kıtası ülkelerinde ise bu oranın en fazla %75 olacağı öngörülmekte. Afrika ve Orta Doğu bölgelerinin pandemi öncesinin %60'nı gerçekleştirebileceği düşünülürken; Asya ve Pasifik ülkelerindeki sıkı giriş koşulları nedeniyle 2019 yılının ancak %30'u seviyesinde kalacağı tahmin edilmekte.