Bursa'nın İlk Gastronomi Festivali Düzenlendi

Bursa’nın ilk gastronomi festivali Bursa GastroFest, 2 bine yakın kişinin katılımıyla Botanik Park da gerçekleşti. ‘Gelenekten Geleceğe’ teması ile düzenlenen festivalde Bursa’nın eşsiz lezzetleri görücüye çıkarken paneller ve workshoplar ile lezzet tutkunları unutulmaz bir gün yaşadı.

Festival düzenleme komitesinde yer alan İtaltur kurucu ortağı ve genel müdürü Hande Arslanalp Bursa Gastrofest’in temasının GELENEKTEN GELECEĞE  Geleneksel mutfağa ilişkin bilginin ve geleneksel damak tadının gelecek nesillere öğretilmesi ile mutfak kültürünün sürdürülebirliğinin sağlanması olduğunu söyledi.

Hande Arslanalp ayrıca köklü bir tarihi geçmişe ve günümüze dek varlığını sürdürebilmiş doğal güzelliklere,verimli topraklara, elverişli iklime ve temiz suya sahip olan Bursa’nın yeme içme kültürünü konuşmak, tanıtmak, yerel yiyecek üretimini, temiz suyunu desteklemek ve geleceğe taşımak, geleneksel mutfak ile geleceği bir arada düşünerek ,doğru tarifini yaparak gelecekteki mutfağı yapılandırmak, uluslararası mutfakları geleneğimize bağlı kalarak irdelemenin festivalin en önemli amacı olduğunu ekledi.

Festivale 2 Bin Kişiye Yakın Kişi Katıldı

Şehrin ilk gastronomi festivaline, yurdun dört bir yanından yoğun katılım gerçekleşti. 2 bine yakın kişinin katıldığı festivalin açılışındaki konuşmasında Bursa’nın zengin kültürel mirasına vurgu yapan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Cüneyt Şener, “Ülkelerin ve şehirlerin zenginlikleri, sahip oldukları kent mimarisinin yanı sıra kültürel mirasıyla da ölçülür. Gastronomi de kentlerin kültürel birikimlerinin en önemli göstergelerinden biridir. Bursa, gastronomi turizmi konusunda her ne kadar geç kalmış olsa da Bursa GastroFest ile hızlı ve güçlü bir organizasyonun fitilini ateşledi” dedi.

Türkiye’de gastronomi teması ile anılan ilk üç şehirden birinin Bursa olduğunu da kaydeden Şener, “Bu kapsamda BTSO olarak; Bursa ile özdeşleşen 7 adet ürünümüze coğrafi işaret aldık. Kestane şekeri için de Avrupa Birliği nezdinde tescil başvurusunda bulunduk. 6 bin yıllık kültürel birikime sahip Bursa’da, gastronominin turistik ve kültürel kalkınma noktasında büyük önemi olduğuna inanıyor ve ön palana çıkarılması için çaba sarf ediyoruz” ifadelerini kullandı.

İlk Ama Son Olmayacak

Bursa Skal Kulubü Yönetim Kurulu Başkanı Gülçin Güleç de Bursa’nın gastronomi turizminden aldığı payı yıllardır artırabilmek için büyük çaba sarf ettiklerini ve bu düşünceden hareketle GastroFest’in doğduğunu kaydederek “Türkiye’nin dört bir yanından 2 bine yakın gurmeyi bir araya getirdiğimiz için çok mutluyuz. Yıllardır kentimizin gastronomi turizminden aldığı payı nasıl artırabiliriz diye düşündük ve sonunda titizlikle işlediğimiz GastroFest’i hayata geçirdik. Bursa’nın gastronomi kimliğine güçlü bir vurgu yaptığımız festivalimiz, eşsiz lezzetlerimizi vitrine çıkarmamıza vesile oldu. Yoğun ilgiyle gerçekleşen BursaGastrofest nedeniyle Bursa’daki otellerin tam doluluğa ulaşması da ayrıca bizi mutlu etti. İlk ama son olmayacak etkinliğimizle gelecek yıl daha güçlü bir yapıda yeniden lezzet tutkunlarının huzurunda olacağız" şeklinde konuştu.

Fettah Can Konseri

Bursa GastroFest’te Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Irmak Aslan, Rehber-Yazar-Televizyon Programcısı Saffet Emre Tonguç; Yazar Müge Akgün, TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı-Feyz Süt Sahibi Sencer Solakoğlu, Alara Tarım Ürünleri Yönetim Temsilcisi Senih Yazgan, Sürdürülebilirlik-İklim Değişikliği Aksiyon Lideri Dr. Duygu Erten, Arkeolog-Gıda Mühendisi Doç. Dr. Ahmet Uhri, Gastronomi Küratörü Gamze İneceli, Ünlü Şef Maksut Aşkar, Yemek Tarihçisi Doç. Dr. Özge Samancı, Kebapçı İskender, İskender İskenderoğlu ve Evlatları Yönetim Kurulu Başkanı Sabit İskenderoğlu ile Gurme-Yemek Yazarı Nevin Halıcı konuşma yaptı.

Workshoplarda ise D-ream Grubu Kurumsal Mutfak Şefi Melih Demirel, Kebapçı İskender, İskender İskenderoğlu ve Evlatları Yönetim Kurulu Başkanı Sabit İskenderoğlu, Mürver Restoran Şefi Mevlüt Özkaya, Bursa Hilton&Hampton by Hilton Mutfak Direktörü İbrahim Tunuslu ve Tohum Platformu Kurucusu Mine Ataman yer aldı.

Ünlü Sanatçı Fettah Can’ın da sahne aldığı Bursa GastroFest, Subway Jazz Station konseri ile sona erdi.

Saffet Emre Tonguç ve Serda Büyükkoyuncu'ya Özel Ödül

Bursa GastroFest kapsamında Bursa Skal Kulübü tarafından Profesyonel Rehber-Yazar-Televizyon Programcısı Saffet Emre Tonguç’a NTV’de yayınlanan Ayrıcalıklı Rotalar programı için ‘En İyi Televizyon Programı’ ödülü,

Bilim, Seyahat ve Tarih Yazarı Serda Büyükkoyuncu’ya ‘En İyi Seyahat Yazarı’ ödülü verildi.

Bursa’nın gastronomi turizmi konusunda önemli bir adım attığını kaydeden Tonguç ve Büyükkoyuncu, Bursa GastroFest’in çok başarılı geçtiğini belirterek ödüle layık görüldükleri için de ayrıca çok mutlu olduklarını dile getirdi.


KURAP (Kurumsal Acenteler Platformu) Haziran ayı Olağan Toplantısı

KURAP (Kurumsal Acenteler Platformu) Haziran ayı olağan toplantısı Moris Turizm ev sahipliğinde  gerçekleşti .

Gündem maddeleri arasında yer alanlardan bir tanesi  Türk Hava Yolları'nın hayata geçirdiği Turkish Airlines Holidays  projesi içinde yer almak isteyen KURAP üyesi acentelerin gerekli koşulları yerine getirebilmeleri için Türk Hava Yolları'na yazılı olarak başvuruda bulunmaları konusu oldu.

Bir diğer gündem maddesi ise KURAP'ın kuruluş misyonlarından biri olan sektöre yeni eleman yetiştirilmesi için eğitim imkanı sağlama önerisiydi.

Aramızda olamayan Sevgili Tarık Sökmenoğlu , Laura Bahar Tatlı ve Sinan Yalman’a acil şifalar diliyor ve Feriye’nin güzel ortamında gerçekleşen toplantı için Moris Turizm’e teşekkür ediyoruz .


İş Seyahati Yapanları Stres Altına Sokan Nedenler

 İş amaçlı seyahatler yeniden başladı. BCD firmasının çalışması  seyahat eden iş adamlarını strese sokan nedenleri ortaya koydu.

Corona durumunun hafiflemesinin şirketlere olumlu yönde ciddi sayılabilir etkisi oldu. Şirket çalışanlarının büyük kısmı yeniden seyahat etmeye başladılar. Hava yolu ile seyahat edenlerin pandemi öncesi oranı yüzde ellinin üstüne çıktı ve çıkmaya devam ediyor. Bu oranın artması için iş seyahatine çıkan personelin stres yaratan faktörleri de öğrenmesi gerekiyor. Bunların başlıcası pandemi bağlantılı seyahat aksamaları, seyahat kısıtlamaları ve jeopolitik olaylar.

Araştırmayı yürüten BCD firması dünya çapında iş seyahati yapan 875 yolcuya seyahatleri sırasında onları en fazla strese sokan nedenleri sordu. Araştırmaya katılanların %89’u işverenin çalışanlarını firma içinde mutlu görmek istediğini; ancak sadece %51’i ise çalışanlarının daha konforlu seyahat etmelerini istediğini ortaya koydu.

Araştırma sonuçlarını aşağıda göreceksiniz.

İş seyahati öncesi stres yaratan birincil derecede 3 faktör:

  • Corona ile ilgili istenilenleri anlamak ve istenilen evrakları hazırlamak (%54).
  • Varılacak yerdeki istenilen şartlarda değişiklik olması halinde yeniden rezervasyon yapmak (%44).
  • İş hayatı ile aile hayatını dengelemek (%41).

Uçuş rezervasyonu yapmak (%18) ve otel ayarlamak (%16) en az stres yaratan nedenler arasında yer aldı.

Seyahat esnasında stres yaratan ana nedenler:

  • Uçuşun gecikmesi ve iptali (%64).
  • Transit uçuş için az zaman kalması (%53).
  • Uzun uçuşlarda ekonomi sınıfında uçmak (%40).

Varış yerindeki oryantasyon veya otel transferi ise en az stres yaratan faktörler olarak yer aldı (%13).

Seyahat sonrası etkenler:

  • Ofiste kalan işlerin yetiştirilmesi (%51).
  • Masraf listesinin hazırlanması (%45).
  • Aile ile ilgili ihmal edilen işlerin yapılması (%39).

Jet lag ve seyahat esnasında iş randevularının takibi en düşük derecede stres nedeni olarak gözlemlendi (%21)

Şirketler çalışanlarının iş seyahatlerinden memnun olmasına nasıl katkıda bulunabilirler?

Şirketler iş seyahatine çıkan elemanlarının memnuniyeti için seyahat politikalarını onların lehine değiştirebilirler. Direkt uçuşlara izin vermek, koltuk seçimi yapmalarını sağlamak, uzun uçuşlarda business sınıf tercihine olanak sağlamak iş seyahati yapanları mutlu edecek imkanlardır.

Gidilecek yerdeki restoran ve beslenme önerileri, kalınan otellerde onlar için spor salonu üyeliği, gidilen yerde haftasonları gezmelerini temin etme, iş seyahati yapan elemanların memnuniyetini sağlayacak diğer davranışlar olacaktır.

Otel aktiviteleri

İş seyahati yapan eleman için seçilen otel önem taşır. Araştırma sonuçları düşük mevkilerde bulunan, kötü servisi olan otellerin iş seyahatlerinde stres yaratma açısından dördüncü ana sebep olduğunu göstermektedir. Otel konaklaması söz konusu olduğunda oda sıcaklığının ayarlanabilmesi, ses geçirmez özelliğinin bulunması ve sağlıklı yemek menüsü üzerinde en çok durulan özelliklerdendir.


Müşterilerinizin Seyahatlerinin Rahat Geçmesi İçin Neler Yapabilirsiniz

Günümüzde dijital teknoloji her geçen gün gelişirken turizm profesyonellerinin müşterilerinin rahatı için bundan azami şekilde faydalanması gerekir. Hizmet sektöründe hizmet kalitesinin her yerde ve her zaman derecelendirildiği bir zamanda yaşıyoruz. Konaklama öncesi ve sonrası müşterilerinizin konforu için yapacağınız katkılar fark yaratacaktır.

Covid sonrası Kişiye Özgü Davranışlar

Özellikle küresel pandemi sonrası hava yolları, oteller ve turizm acenteleri arasında sıkı bir rekabet oluştu. İyileşme sonrasında seyahat edenlerin beklentileri de değişti. Her zamandakinden daha fazla korunmak, kendilerini güvende hissetmek ve kendilerine eşlik edilmesini ister oldular. Bugün oteller için ücretsiz wi-fi, sağlık odası, bagaj emaneti ve hatta daha fazlası istenilmeden verilen hizmetler arasına girdi. Seyahat edenler artık zahmetsiz, kolaylaştırılmış, ucuz seyahat deneyiminin garantisini istiyorlar.

Bu istekler doğrultusunda profesyonel turizm hizmeti verenler müşterilerinin aşağıda sıralanan taleplerini yerine getirmek zorundalar:

Öncelikle profesyoneller seyahat edenlerin güvenli şekilde tatil yerine varmalarını, sınır kapanma durumu halinde müşterilerinin yaptığı tüm harcamaları onlara geri ödemeyi kabullenmelidirler.

İyi fiyat, gecikmesiz seyahat ve son dakika fırsatları artık tüm nesillerin istekleri arasında yer alıyor. Aynı şekilde gezegenin korunması için alınan önlemler ve sürdürülebilir turizm de sorumluluk taşıyan gezginlerin gündeminde.

Seyahat öncesi verilen lüzumlu tavsiyeler, kişi ve firmalara özel tur paketleri oldukça fazla takdir gören davranışlar arasında.

Konaklama veya Seyahat Öncesi Dönemi

Bu dönem müşterinizin internetteki web sitenizi ilk tıkladığında veya seyahat acentenizin kapısını açıp içeriye adımını attığı anda başlar. Bu dönem aynı zamanda seyahatin başından sonuna kadar geçerli olan en hayati andır. Aşağıda bu dönemin rahat ve sevimli bir şekilde geçmesi için bazı ip uçlarını bulacaksınız.

Seyahat Organizasyonunda Yaratılacak Katma Değer

Seyahat edenler telefonlarında ve tabletlerinde onlara her türlü bilgiyi verecek olan aplikasyonlara sıkı sıkıya bağlıdırlar. Yapılması gereken onlara daha fazla bilgi girişi sağlamak yerine sahip oldukları bilgileri en doğru şekilde kullanabilmeleri için onlara yardımcı olmaktır. Turizm hizmeti veren profesyonellerin buradaki rolü seyahat boyunca müşterilerine bulundukları yerdeki imkanlardan faydalanabilmeleri için rehberlik etmektir. Müşteri tatili düşündüğü andan itibaren kendisini mutlu hissetmelidir.

Bu adımı onlar için en yararlı hale getirmek ancak kişisel çözümlerin peşine düşmekle olur. A yerinden B yerine seyahat etmek için yapılacak program aile için ayrı, tek başına seyahat edenler için farklı, öğrenci için farklı, iş adamı için farklı olmalıdır.

Daha İyi Destek İçin Resmi Web Sitesi ve Stratejik Ortaklık

Seyahat edeceklerin seyahate çıkmadan önce çok fazla araştırma yapmaları işlerine gelmez. Hangi aşı gerekli, gidilen ülke hangi evrakları istiyor, bunlara ek olarak sertifika gerekli mi gibi.

Zaten kimse kendisinden istenilen evrakları vermek için saatlerce sırada beklemek istemez. Seyahat profesyonelleri neden müşterilerinin işlerini kolaylaştırmak, gidilen yerde istenilecek evrakların önceden temini için onlarla ortak çalışmasın. Özellikle günümüzde kağıt yerine dijital görüntünün yeterli olduğu durumlarda.

Uzaktan çalışan gezginler için her şeyin hızlı bir şekilde yapılması lazımdır. Sonunda istenilen giriş belgelerinin e posta adreslerine veya akıllı telefonlarına veya adreslerine mektup ekinde gelmesi gerekir. Amaç seyahate çıkan müşterinin profiline göre işini kolaylaştırmaktır.

Kontrol Etmeyi Kolaylaştıran Sistemler

Yeni teknolojiler güvenlikten ödün vermeden kontrol etmeyi kolaylaştırdı. Ama cihaz tarafından tespit edilen bir problem eninde sonunda insan eli tarafından çözülür. Sınır kapılarında ve uçağa binerken kullanılan e Gate ve ABC gate (Otomatik Sınır Kontrolü) sistemleri sırada beklemeyi önleyen çözümlerdendir.

Bir de Kişisel Bilgilerin Korunması Yönetmeliğinin yarattığı sorunlar söz konusudur. Seyahat edenler kişisel bilgilerinin yayılması konusunda kuşkulu davranırlar. Onlara bunun çok iyi korunduğuna dair güvence vermek gerekir.

Konaklama ve Konaklama Sonrasının İhmal Edilmemesi Gerekir

Konaklama öncesi ve konaklama sonrası dönemler sürekli olarak değişim gösterirler. Müşterinizin memnuniyeti ile ilgili yazışmalar, özel platformlarla ilgili düşünceler, seyahat eden gruplar arasındaki mesajlaşmalar hizmet kalitenizi birçok kişiye duyuracaktır. Kullanabileceğiniz tüm pazarlama imkanlarını kullanarak konaklama öncesi gösterdiğiniz tüm çabaları müşteri sadakatine dönüştürün. Facebook, Instagram, Twitter gibi sanal topluluklar müşteri memnuniyetinin yayılması için bulunmaz imkanlardır. Memnun kalan müşteriler adeta bir büyükelçi gibi davranarak sizin daha fazla potansiyel müşterilere erişmenizi temin edeceklerdir.


Ekoetiketler Turizmin Olmazsa Olmazı Olacak Mı?

Doğa dostu olduğunu gösterir ekoetiketleri websitelerinde, otel tabelalarında hatta plajlarda görmekteyiz. Otuz yıldır bu etiketler seyahat edenlere doğa dostu hangi destinasyonlara gidebileceklerini söylüyor. Araştırmalara göre özellikle turizmin çevreye olumlu etkisini gösterebilmek açısından ekoetiketler daha fazla önem kazanarak seyahatlerin vazgeçilmezi olacak.

Yeşil Anahtar, Avrupa Ekoetiket, Yeşil Gezegen... gibi çıkartmalar ve diğer benzeri plakalar otellerin ön cephelerinde, web sitelerindeki reklamlarda, hatta plajlarda her geçen gün daha fazla görülmekte. Bu sertifikalar ilk defa 1990'larda ortaya çıktı ve geçen zaman içinde hızlı bir şekilde gelişti.

MT Lab'in başkan yardımcısı Paul Arseneault sosyal farkındalığın hiç olmadığı kadar önem arz ettiğini, turizmde çevresel sorunların tahminlerin ötesinde öncelik kazandığını vurguladı.

Yeşil aklama (*) tuzağına düşmeden tüm bu promosyon ve gelişmeler her şeyin üstünde bir tek şeyin altını kalın çizgilerle çizmektedir: müşteri artan bir hızla sürdürülebilirlik istemektedir.

Eksperlere göre ekoetiketler yakın zamanda turizm sektöründe vazgeçilmez duruma gelecekler. Çevreyi değerlendirmede yüksek ve düşük  performansı gösteren plakaların kabulü şirketlerin yapacağı sürdürülebilirlik savını daha güvenilir şekilde yapmalarına yol açacaktır.

Eko turizm plakaları turizm sektörünün şeffaflığını artıracak ve seyahat edenlere seçme imkanını sağlayarak çevrenin korunmasındaki performansı artıracaktır. Firma araştırmalarına göre global tüketicilerin %75'i satın alacakları turizm ürünlerinin üstünde sürdürülebilirlik etiketini görmek istediklerini ifade etmişlerdir.

Turizm pazarlayan çok uluslu şirketlerin kullanacakları eko etiketler kullanıcının güvenini kazanabilmek açısından güvenilir bilgiyi içerecek şekilde düzenlenecekler.

Tıpkı el aletlerinde olduğu gibi seyahatinde bir ürün sayfası olacak ve o sayfa ürünün çevreye olan etkisini ve sürdürülebilirlik derecesini seyahat edenlere sunacaktır. İster bağımsız olarak yaratılan ekoplakalar olsun, ister yetkili kurumların değerlendirmeleri sonucu verilecek ekoetiketler olsun, seyahat ve turizm şirketlerinin şeffaflığını geliştirecek, gelirini artıracak ve sürdürülebilirliğini teşvik edecek bu kalite göstergelerine sahip olabilmek için bir an önce harekete geçmeleri onların menfaatine olacaktır.

(*)
Kökeni, politik anlamda kullanılan “Whitewashing” kavramından türeyen ve ilk defa 1999 yılında “Greenwash” olarak Oxford sözlüklerinde yer alan kavram, çevreye karşı duyarlılık gösteriyormuş gibi toplumsal bir imaj yaratmak isteyen kurumların yaptıkları yanlış ve yanıltıcı bilgilendirme olarak tanımlanmıştır. Greenwashing kavramının Türkçede ki karşılığı “yeşil yıkama ya da yeşil boyama” olsa da anlamını tam olarak karşılayan çevirisi “yeşil aklama”dır. 


Turizim Korkusu: Turistlerin Gelmesini İstemeyen Destinasyonlar

Madalyonun iki yüzü vardır. Bir çok ekonomi için turizm ana gelir kaynağıdır. Toplumlar ve bölgeler turizm sayesinde gelişirler. Buna rağmen turizm korkusu denilen tepkinin oluşmasına yol açan turizm karşıtı gruplar her ülkede görülmekte. Antropolojik araştırmalara göre turizm korkusunun kökü çeşitli yerlerdeki planlama eksikliğinden kaynaklanıyor.

Hükümetlerin yetersiz altyapıları olan bölgelerdeki turist istilasını önlemek için profesyonel kurumlarla çalışıp, o yerlerin gelecekle ilgili planlamalarını yapıp, kesin çözüm bulmaları gerekiyor.

Turizm Korkusu Nedir?

Turizm korkusu kavramı son yıllarda adeta bir akım haline geldi. Ancak bu akımın kaynağı eskiye dayanıyor. Araştırıcılar sorunu ziyaret edilen yerin perspektifinden hareket ederek analiz ettiler. Genel olarak turistlerin gittikleri yerdeki yerel halk tarafından karşılanmaları beş safhada olabiliyor.

  • Coşku: Ev sahibi toplumun ziyaretçileri karşılamada duydukları haz.
  • İlgisizlik: Turistlerin varlığının gittikleri yerde bir ilgi yaratmaması ve alışagelmiş bir durum oluşması durumunda yerel halktaki umursamazlık duygusu.
  • Kızgınlık: Ev sahibi toplumun turistleri istilacı görüp umursamazlıklarının kızgınlığa dönüşmesi.
  • Düşmanlık ve teslimiyet: Bu son iki safha turist korkusu olgusunun önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Aşırı turist ziyaretlerine karşı duyulan reddetme hissi, gidilen yerdeki toplumun düşmanlık duygusunu veya kabullenmesini tetikleyebilir.

Turizm korkusu turistik bir destinasyona kapasitesinin üstünde bir ziyaretin gerçekleşmesi durumunda, mesela kısıtlı kaynaklara sahip bir yerleşim yerinde bulunan toplumun, rahatsızlık duyması sonucu yöre ziyaretçilerine karşı geliştirdiği tepkidir.

Turizm korkusunun sebep olduğu bir diğer durum ise turistifikasyondur.

Turistifikasyon Nedir?

Turistifikasyon, ekonomileri büyük ölçüde turizme bağlı şehirlerde, yerel halkın yaşama standartı seviyesini düşüren ve geçinme maliyetinin sadece ziyaretçiler tarafından katlanabilecek düzeyde yükselmesini anlatmaktadır. Yüksek düzeyde satın alma gücü olan ziyaretçilerin gittikleri yerlerde mal ve hizmet fiyatlarının artışına neden olması turistifikasyon kelimesinin en basit ama özlü bir tarifidir.

Aynı zamanda turist gentrifikasyonu olarak adlandırılan bu akım, orta sınıfın yaşadığı şehirlerde yayılma eğilimindedir. Gelen ziyaretçiler bu olgudan yararlanarak bu şehirlerde sürekli yaşamak için ilgi duyarlar. Bunun olumlu yanları da mevcuttur. Turistlerin yaşadıkları yerin gelişmesine yardımcı olmaları, yeni yatırımlara vesile olarak istihdamın artması ve yerel halkın yaşama standartının yükselmesidir.

Turizm korkusuna Neler Sebep Olur?

Turizm korkusu genellikle yerel halktan gelen destekçiler vasıtasıyla oluşur. Bunlar dengedeki ekonomik şartları istismar ederek yaşadıkları yerdeki çoğunluğun hayat standartlarının düşmesine neden olurlar.

Turizm korkusuna neden olan endişeler  aşağıda sıralanmıştır:

  • Ücretlerin düşüklüğü, mevsimsel oluşu ve dengesizliği.
  • Ekosistemin, doğal alanların, flora ve faunanın bozulması.
  • Kiraların ve geçinme maliyetinin artması.
  • Fazla ziyaretçilerin turistik sahalarda transit trafik yaratmaları.
  • Doğanın bozulması, trafiğin artışı ve ses kirliliği.
  • Yöre halkının günlük yaşamındaki huzurun bozulması.

 

Turizm Korkusu Nerelerde Görülüyor?

Turizm korkusunun en yoğun hissedildiği bölgeler daha fazla Avrupa kıtasında bulunmakta. Barselona, Venedik, İtalyan Riviera’sında ki Cinque Terre, Santorini, Amsterdam, Paris ve Londra örnek olarak gösterilebilir.

Bu şehirlerde yaşayan halkların geleneklere olan bağlılığı üst düzeydedir. Ancak onlar yaşadıkları yerlere olan ilginin fazlasıyla artması nedeniyle yaşama tarzlarından fedakarlık etmek durumunda kalmışlar ve bu sebeble turizm korkusunu yaşamaya başlamışlardır.


Kurap Mayıs Ayında Toplandı

KURAP’ın Mayıs ayı toplantısı 11 Mayıs Çarşamba günü üyelerimizden Active Turizm’in sponsorluğunda Moda Deniz Kulübünde gerçekleştirildi.

Toplantıda Türk Hava Yollarının iç hatlarda uygulayacağı yeni hizmet bedelleri , dış hatlarda sisteme alacağı Branded Fares uygulamasının yansıra, pandemi sonrası bilet adetlerinde istenilen düzeylere ulaşılmamasına rağmen artan uçak bilet ücretlerinin IATA acentelerde RHC tutarlarında yetersizlik yaratması gündemi oluşturdu.

Yazın müjdecisi durumundaki günde, KURAP ilk açık hava toplantısını da gerçekleştirmiş oldu.


En Çok Rağbet Gören Moda Destinasyonları

Seyahat kısıtlamalarının kalkmasını takiben ünlü markalar eski taktiklerini kullanarak dünyanın çeşitli yerlerinde yeni koleksiyonlarını sergilemeye başladılar. İşte içinde bulunduğumuz yılın moda destinasyonları.

İki yıl önce seyahatlere uygulanan kısıtlamalar ve sınırların kapatılması moda endüstrisini durma noktasına getirdi. Malibu, Kaliforniya'dan; Kyoto Japonya'ya kadar podyumların göz alıcı defilelerinin artık yapılamayacağı sanılıyordu. Ünlüler, moda editörleri ve moda dünyasındaki bir çok kişi, acaba normale dönebilecek miyiz endişesi içinde canlı gösterileri izlemek yerine sanal moda gösterilerini izlemekle yetindiler.

Ancak sağda solda kısıtlamaların yavaş yavaş sona ermesi ile lüks marka sahibi dev şirketler uluslararası etkinlikler düzenlemeye başladılar. Mesela Gucci geçtiğimiz Kasım ayında Los Angles, Hollwood Boulevard'da Aşk Geçişi adında bir defile sergiledi.

Yine geçtiğimiz Aralık ayında Louis Vuitton'un Miami'de erkek modası defilesi ve çok yeni olarak Jacquemus'un Hawaii'deki son gösterisi izlenenler arasındaydı. Bu etkinliklerin tatmin edici sonuçları moda devlerini geleneksel podyum gösterilerinin ötesine geçme konusunda iştahlandırdı.


İşte sizlere , ufku daha açık bir dünyaya doğru giderken dikkatlerinizi çevireceğiniz yeni moda destinasyonları: Dior, SeoulDior 30 Nisan'da, Seoul'da, Sonbahar 2022 modasını sergiledi. Dior'un sınırlarını genişletme projesine uygun düşen bu etkinlik ünlü markanın tarihinde ilk defa Kore'ye gitmesinin bir kanıtı.  Chanel, MonacoMayıs'ın 5'inde Chanel, Gabrielle Chanel and Karl Lagerfeld'in en sevdiği şehir olan Monaco'da Cruise Line defilesini sundu. Louis Vuitton, San DiegoLouis Vuitton, 12 Mayıs'ta Amerika'nın San Diego şehrinde Salk Enstitü'de 2023 Cruise koleksiyonunu sergiledi. Gucci, PugliaGucci Hollywood Boulevard'da ki Love Parade etkinliğinden hemen sonra İtalya, Puglia'ya geçerek 16 Mayıs'ta tarihi Castel Monte şatosunda moda gösterisini sundu.  Dior Homme, Los AngelesMayıs ayının 19'unda Dior Los Angles'ta 2023 İlkbahar/Yaz erkek modası gösterimini sergiledi.

Balenciaga, New YorkParis'li moda evi 22 Mayıs'ta 2023 yılının ilkbahar ve Yaz koleksiyonunu sergileyecek. Chanel, FlorenceFransız moda evi bu yaz Métiers d'Art koleksiyonunu takdim edecek. Chanel Aralık ayında aynı koleksiyonu Paris'de sunmasına rağmen gösterimi 7 Haziran'da Floransa'da tekrar edecek. Dior, SevilleDior 2023 Cruise koleksiyonunu İspanya'nın Seville şehrinde gösterime çıkaracak. Gösteri 16 Haziran'da çok geniş bir mekan olan Plaza de España'da yer alacak. Max Mara, Lisbonİtalyan moda markası Max Mara 2023 Cruise koleksiyonunu Lizbon'da sergileyeceğini bir basın toplantısıyla duyurdu. Valantino, RomeValentino 2022 - 2023 haute coutur gösterimini Temmuz ayının 8'inde Roma, Piazza Mignanelli'de gerçekleştirecek.


Türk Mutfağını Tanımak için Lezzet Dolu Sebepler

(CNN International Ana Haberinden)

Türk Mutfağı denilince akla ilk gelen yemek kebap olmasına rağmen bu bir buzdağının görünen kısmının sadece ucudur.

Avrupa'nın en geniş ülkesi olan Türkiye'nin barındırdığı birçok etnik kültür onu dünyanın en zengin mutfağı olan ülkelerden biri haline getirmiştir.

Sönmüş yanardağ küllerinin bereketli toprakları, karla kaplı dağlar, gürül gürül akan nehirler, Akdeniz yöresinde zeytinyağlı yemeklerin, Orta Anadolu'da sayılmayacak kadar çeşitli hamur işlerinin, Doğu ve Güney Doğu Anadolu'da baharatlarla zenginleştirilmiş sofraların doğmasına neden olmuşlardır.

Geleneksel Türk yemekleri taze ve lezzetli besinlerle sarılmış, yoğrulmuş, biçimlendirilmiş; özenle, özveriyle ve tutkuyla mükemmel şekilde pişirilmiştir.

Dünyanın en iyi mutfaklarından biri olan Türk mutfağını diğer ülke mutfaklarından farklı kılan yemekleri aşağıda sunuyoruz.

Piyaz

Antalya Piyaz Salatasının sırrı kullanılan yöresel çandır fasulyesinden yapılmasıdır. İçine suyla inceltilmiş tahin, limon suyu, zeytinyağı, sarımsak, maydanoz ve tuz konulur. Servis edilirken üstüne haşlanmış yumurta dilimleri eklenir.

Ezogelin Çorba

Hikâyeye göre evin gelininin kaynanasının gözüne girmek için bulduğu bir çorba çeşididir. Gaziantep'in bir köyünde Ezo ismindeki gelin kocasının evinde birlikte yaşadığı kaynanasından dolayı mutsuzdur. Onun midesini fethetmek için kırmızı mercimek, domates salçası, soğan ve pul biber kullanarak, üstüne de kuru nane koyarak sofraya koyduğu çorbaya ismini verdiği rivayet edilir.

Mercimek Köfte

Diyarbakır yöresinde belluh olarak bilinen Mercimek Köfte aslında vejetaryen bir yemektir. Kırmızı mercimek, ince bulgur, kıyılmış kuru ve taze soğan, domates, acı biber salçası ve kişniş birlikte yoğurulduktan sonra oluşan hamura elle köfte şekli verilir. Üstüne limon suyu sıkılıp marul yaprağı ile dürüm yapılarak yenilir.

Yaprak Sarma

Yemek davetlerinin vazgeçilmezi olan Yaprak Sarması Isparta yöresinde pirincin domates, soğan, sarmısak, domates salçası, zeytinyağı, kara biber, tarçın, su ve tuzla pişirilmesi ile yapılır. Pişen karışımdan bir yemek kaşığı bir asma yaprağına konularak elle sarılır. Yaprağın en iyisi komşunun asmasından gece yarısı koparılanıdır.

İskender Kebab

Bursa şehri 3 şeyiyle meşhurdur. İpek, Uludağ ve İskender Kebabı. İlk defa 1867'de Kayhan Çarşısında İskender isimli biri tarafından işçilerin yemeği olarak yapılmıştır. Yaprak şeklinde ince kesilen et döneri domates sosuna banılmış pidenin üstüne konulur. Yanına koyu kıvamda yoğurt eklenir ve üstüne kızdırılmış tereyağı gezdirilir.

Hamsili Pilav

Karadeniz yöresi mutfağının en önde gelen gıdası olan hamsi balığı Rize de pirinçle beraber pişirilerek Hamsili Pilav ismiyle Karadenizlilerin sofrasını süsler.

Tereyağı, doğranmış soğan, çam fıstığı, baharat ve tuz konularak pişirilen pirinç, pilav haline geldikten sonra hamsi balığı filetoları üzerine yerleştirilir ve fırına verilir. Üstüne dereotu serpildikten sonra servis edilir.

Mantı

Kayseri ve Orta Anadolu'nun en çok tercih edilen yemeklerinden biri olan Mantı, açılmış hamur parçalarına 1 tatlı kaşığı tutarında kıyma eklenilip kapatılarak haşlandıktan sonra üzerine yoğurt, kuru nane ve tereyağında kızdırılmış pul biber konularak yenilir.

Gözleme

Saç böreği diye de anılan gözleme, dairesel şekilde düz hamurun içine peynirle maydanoz karışımının veya kavrulmuş kıymanın konularak saç üzerinde pişirilmesiyle yapılır. Bazı sofralarda ana yemek öncesi yenir.

Gözleme adı pişirilirken hamurun üstünde göz şeklinde kabarcıkların oluşmasından gelmektedir.

Pide

Karadeniz bölgesinin vazgeçilmez lezzetlerinden olan pide ülkeye oradan yayılmıştır. Fırında odun ateşiyle pişirilir. En sevileni sucuklu yumurtalı olanıdır. Kaşarlı, kıymalı, ıspanak-beyaz peynirli çeşitleri vardır.

Simit

Ucuz ve pratik karın doyurma gıdası olan simit Türklerin milli kahvaltısıdır. Sokakta da, dükkanlarda da satılır. Çayla simit ayrılmaz ikilidir. Simit fiyatı geçinme endeksi olarak da kullanılır (1 simit bile şu kadar lira oldu...)

Tarihte İstanbul'a gelen ya da İstanbul'dan doğuya giden kervanların konaklama alanı olarak bilinen İzmit'te yolculara pratik bir yiyecek olarak hazırlanan simit, bu özelliği ile de ilk fast food örneklerinden sayılır.

Lahmacun

Evliya Çelebi'ye göre ismini Arapçadan alır. Lahm-i ajin Arapçada etli hamur anlamına gelir. İnce hamur üstüne domates sosu, sarımsak ve baharatlarla karıştırılmış kıyma odun fırınında pişirilir. Piştikten sonra üstüne maydanoz serpilip, limon sıkılır. İyi lahmacun ince ve kıtır olanıdır.

Baklava

Türkiye de en iyi baklavayı yaptıklarını söyleyen Gaziantep'lilere göre baklava hamuru karartılmış ortamda ve sabit oda ısısında kırk kat olarak açılır. Her kata tereyağı sürüldükten sonra Antep fıstığı serpilip fırına verilir. Fırından çıktıktan sonra üstüne şerbeti dökülür ve dinlenmeye bırakılır.

Lokum

Türk lokumunun tarihi çok eskilere gitmekle beraber Osmanlı Saray'ına girmesi 19. yüzyılda olmuştur. Mısır nişastasının bulunmasıyla birlikte Hacı Bekir tarafından  kullanılmaya, oradan ülkeye ve sonra dünyaya yayılmıştır. Özellikle dini bayramlardaki misafir ziyaretlerinin vazgeçilmezidir. Tüm dünyada Türk Lokumu olarak marka oluşmuştur.


KURAP Nisan Ayında Setur'un Davetlisiydi

KURAP'ın her ay düzenli olarak yaptığı toplantı Nisan ayında üyelerimizden Setur'un organizasyonu ile Divan Beyoğlu Brasserie'de gerçekleşti.

Toplantıda sırasıyla Türk Hava Yolları yöneticisi Emre Menevşe ile yapılan toplantı sonucu THY’den gelen cevaplar değerlendirildi.

Uluslararası faaliyet gösteren otel rezervasyon platformlarının büyük risk barındırdığı, bunların mali krize girmeleri durumunda çalışan acentelere zarar vereceği, bu nedenle dikkatli olunması gerektiğinden bahsedildi.

IDATA Genel Müdürü Sayın Yasin Doruk bu ayki toplantının konuğuydu. Yasin Bey 6 adet mobil parmak izi makinesinin gümrükten çekildiğinin ve bunlardan üç tanesiyle VIP müşterilerin parmak izi alımını IDATA binasına gelmeden iş yerlerinde veya evlerinde yapılabileceğinin müjdesini verdi.

Ayrıca vize alımı ile ilgili ödemelerin havale yöntemi ile yapılması, acentelere ayrı deskler tahsis edilmesi ve faturanın sadece formun üstünde mührü olan acenteye çıkartılması konuları tartışıldı. Yasin bey tüm bu konulara olumlu bakabileceklerini ve yakında bazı yenilikler için pilot acente belirleyeceklerini bildirdi.

Toplantı sonrası Setur Kurap üyelerini boğaz manzaralı teras katında akşam yemeği ile ağırladı.