Demina Projesi: Destinasyon Yönetiminde Yeni Bir Adım

Covid-19 pandemisi tüm Dünya’da insan hayatını kısıtlamaya devam ederken global turizm çok zor dönemlerden geçiyor. Krizin ortasında olsak bile her şeye rağmen hedeflenen profesyonel yeteneklerin geliştirilmesi, turistik destinasyonların yönetimi için hala fırsatlar mevcut. Yeni bir proje olan DEMINA – Yaratıcılık ve Destinasyon Yönetimi Eğitiminin Devam Ettirilmesi- bu tutkulara sahip.

DEMINA ne için var?

DEMINA projesi Erasmus ve Avrupa Birliği Programı tarafından finanse edildi. DEMINA projesinin altında yatan ana fikir destinasyon yönetimi ve turizmin stratejik gelişmesi için gerekli olan eğitim malzemeleri ve metodoloji arasındaki açığı kapatmak hedefidir.

Proje altı ülkeden yedi uluslararası enstitünün ortaklığı ile kurulmuştur. Bu ülkeler Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Letonya, Bulgaristan, Hırvatistan ve Polonya’dır. Prag’da kurulu İkram Yönetimi Enstitüsü projenin koordinatörü konumundadır. Diğer ortak enstitüler ise üniversiteler, eğitim organizasyonları ve resmi kimliği olan enstitülerdir.

İddialı Girişim İçin İddialı Hedefler

İddialı olan bu projenin işlerliğini sağlamak için altı enstitü, altı hedef belirlediler. Temel hedef destinasyon organizasyonlarının kalitesini yükseltmek ve onların bilgi ve yeteneklerini yukarı çekmek için kullanacakları sonuç alıcı teknikler konusunda eğitim hizmeti vermektir.

Bununla birlikte proje aynı zamanda Destinasyon Çalışanı, Destinasyon Yöneticisi ve Destinasyon Denetçisi için Avrupa düzeyinde yeni profesyonel kalite kriterlerinin tarifini yapmayı amaçlamaktadır. Böylelikle global ölçüde diğer bölgelerin de sürdürülebilir turizmin gelişmesine katkıda bulunulmasının mümkün olacağı düşünülmektedir.

İki Ana Ürün Taslağı

İlk ana ürün Destinasyon Yönetimi ve Denetimi için Avrupa tarzı Model ve Metodoloji başlıklı yayın olarak karşımıza çıkmaktadır. İkinci ürün ise destinasyon yönetiminde turizmin gelişmesinden sorumlu olacak ve bu alanda görev alacak yönetim personeli ve kamu idaresinin bu işle ilgili kadrosu için yetiştirme programı olmuştur.

Destinasyon yönetiminde yer alacak takımının yapacağı ana işlerden biri potansiyel destinasyonların değerlerini belirlemek olacaktır. Gidilecek yerlere yapılacak yatırımların miktarı ve süresi, yararlılık derecelerini ölçmek için kullanılacak stratejik planlama, projenin selameti açısından önem arz edecektir. Bu nedenle ölçümde kullanılacak teknikler OECD’nin sürdürülebilirlik göstergesine uygun Turizmde Avrupa Ölçüm Sistemi yönetmenliğine göre yapılacaktır.

Şimdiye Kadar İki Toplantı Yapıldı

DEMINA projesinin tam anlamıyla işlerlik kazanmasının zor süreçlerden geçeceği aşikardır. Ancak şimdiye kadar kat edilen yola bakarak her şeyin planlandığı gibi gittiği söylenebilir.

Başlangıçtan bu yana üye ülkelerin katıldıkları iki toplantı yapıldı. Aralık 2020 de yapılan toplantı çevirim içi olmasına rağmen ikinci toplantıda katılımcılar yüz yüze birlikte olma imkânı buldular.

Altı üye ülkeden 14 katılımcının katıldığı ikinci toplantı bu yıl 10-11 Ekim’de Kuşadası’nda yapıldı. Toplantı boyunca projenin ileriki safhalarının neler olacağını tartışan katılımcılar ayrıca yerel turizm yerlerini ziyaret ederek gözlemleme fırsatı buldular.


Küresel Turizm Yavaş Yavaş Toparlanıyor

Küresel Turizm Yavaş Yavaş Toparlanıyor

Seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesi ve neredeyse tüm dünyada aşılama hareketinin aşama kazanması nedeniyle geçtiğimiz Haziran ve Temmuz aylarında küresel turizmde yukarı doğru gidişin bariz belirtileri görülmekte.

UNWTO’nın (Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü) son çıkan bültenine göre bu yıl Temmuz ayında yaklaşık 54 milyon kişi uluslararası seyahatte bulundu. Bu rakam 2019’da aynı ayın rakamından %67 düşük olmakla beraber, Nisan 2020’den bu yana en iyi performansı göstermektedir.

Birçok Gidilecek Yer için Ilımlı Artış

Haziran ve Temmuz 2021 için birçok ülke uluslararası yolcu gelişlerinde makul bir artış olduğunu rapor etti. Ancak yine de 2019 yılı Haziran ve Temmuz aylarına kıyasla yolcu geliş sayılarında  %80 azalma oranını dikkate alırsak, 2021 yılının son çeyreğinin zorlu geçeceği gözükmektedir.

Asya ve Pasifik ülkelerinin durumu diğer ülkelere göre en kötü sonucu verdi. Bu yılın Ocak-Temmuz rakamı, 2019 yılının aynı zaman dilimi için bu ülkelerde %95 oranında düştü. Bu düşüşü %82 ile Orta Doğu ülkeleri ve %77 ile Avrupa ve Afrika ülkeleri takip etti. En az düşüş oranı %68 ile Karayipler’le birlikte Amerika kıtası ülkelerinde gerçekleşti.

Karayipler’de, Afrika’da, Asya’da ve Pasifikte’ki bazı küçük adalar ile Avrupa’nın küçük yüz ölçümlü bölgeleri pandemi öncesi yabancı turist sayılarını neredeyse yakaladılar.

Turizme Güven Artışı Yavaş Gelişiyor

Artışı Avrupa ve Amerika kıtasında birçok gidilecek yerin turizme kapılarını açması destekledi. Aşı olan yolcuların girişlerine izin verilmesi ve aşılama programının hız kazanması tüketicinin güvenini yükselterek Avrupa ve dünyanın diğer yerlerinde güvenli seyahate olumlu bakılmasını sağladı. Bunun tersi olarak Asya’da ki birçok ülke zorunlu durumlar dışında turizme kapalı kaldı.

UNWTO (Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü) Genel Sekreteri’ne göre uluslararası turizme bariz şekilde büyük bir talep var. Birçok ülke güvenli ve sorumlu şekilde davranarak ziyaretçilerini tekrar misafir etmeye başladılar. Ancak istikrarı olmayan giriş kuralları ve aşılama oranlarındaki tutarsızlık turizme olan güveni sarsmaya devam ediyor.

Turizm Gelirleri

Ülkelerin 2021 yılının ilk 7 ayında düşük turizm geliri bildirmeleri devam etse bile bazı ülkelerde istisnalar görüldü. Örneğin Meksika’nın 2021 yılı Ocak-Temmuz turizm geliri 2019 yılının aynı dönemine göre %2 oranında artış gösterdi. Keza Fransa ve ABD’de turizm harcamaları 2019 yılı rakamlarının altında kalmış olsa bile hatırı sayılı biçimde arttı.

İleriye Baktığımızda

Yapılan bir araştırmaya göre 2021 yılı son çeyreği ile ilgili tahminler ankete katılanların %53’üne göre beklenenden daha kötü olacak. Araştırmada ankete katılanların sadece %31’i yılın bu bölümünün Ocak-Temmuz döneminden daha iyi geçeceğini söylediler. Ankette çıkan bir başka sonuç ise bastırılmış seyahat etme arzuları nedeniyle 2022 yılının 2. ve 3. yılında önemli derecede artış beklenmesi.

Uzmanların neredeyse yarısı turizmin ancak 2024 yılında 2019 seviyesini yakalayabileceğini ön gördü.


KURAP Yüz Yüze Toplantı

KURAP Yüz Yüze Toplantı

Kurumsal Acenteler Platformu (KURAP) ekim ayı olağan toplantısını Arbeta Turizm ev sahipliğinde yoğun bir katılım ile gerçekleştirdi. Bir yıldır zoom üzerinden devam eden toplantı ilk kez yüz yüze yapıldı. Gündemde ise pandemi sonrası havayolları ve sektör ile ilgili önemli noktaların irdelenmesi vardı.

Pandemi gündeminin haricinde, Kurap ve Fullstay işbirliğinde kurumsal seyahat konaklamalarında yeni bir dönemi başlatacak olan projenin ulaştığı son durum görüşüldü.

Değerli Kurap üyelerinin katılımı ile gerçekleşen yüz yüze olağan toplantı oturumunun ardından, Topaz Restaurant’ta bir akşam yemeği ile ekim ayı toplantısı sona erdi.


Kurumsal Konaklamalarda Yeni Dönem. Kurap İle Fullstay İşbirliği

Kurumsal Konaklamalarda Yeni Dönem Kurap İle Fullstay İşbirliği

Kurumsal Seyahat Acenteleri Platformu KURAP ile iş birliği içerisinde geliştirilen çoklu acente ekstraneti FULLSTAY faaliyete girdi. 

Kurumsal seyahat konaklamalarında yeni dönem başlıyor. Türkiye’nin en önemli kurumsal seyahat acentelerini bünyesinde barındıran Kurumsal Seyahat Acenteleri Platformu KURAP ile iş birliği çerçevesinde geliştirilen çoklu acente ekstraneti FULLSTAY faaliyete girdi. Türkiye’deki tüm otellerin üçüncü parti otel satıcılarına ihtiyaç duymaksızın acentelere ve kurumsal müşterilere çevrimiçi şekilde oda satabilmeleri için geliştirilen proje, yurtiçi otelleri a’dan z’ye dijitalleşen kurumsal seyahat yönetim süreçlerine direkt olarak entegre ediyor.

Geçtiğimiz Mayıs ayından bu yana yüzlerce otelin kayıt olduğu sistem otellere ait “kapalı devre” bir çevrimiçi mecra olma özelliğini taşıyor. Kurumsal acenteler tarafından kullanılan başlıca OBT’ler (Çevrimiçi Rezervasyon Aracı) ile entegre biçimde çalışan sisteme üye olan oteller, acente ve kurumlara istedikleri şekilde fiyat tanımlamalarını yapabiliyor ve bu fiyatlar sadece ilgili acente ve kurumlar tarafından görüntülenerek odalar anlık olarak satın alınabiliyor.

Sistem ayrıca otellerin dinamik fiyatlandırma, kontenjan kullanımı, upsell (müşteriyi bir üst segment ürün almaya ikna etme) yapabilme gibi online otel satış kanallarında bulunan olanaklarından faydalanmasına, bunu yaparken çoğu yurtdışı menşeili oda satıcılarından ve GDS’lerden oluşan bu kanallara yüksek komisyonlar ödemek zorunda kalmadan, acentelere ve onların kurumsal müşterilerine gerçek zamanlı satış yapabilme olanağı tanıyor. Böylelikle oteller sistem üzerinden üye acentelere ve kurumsal müşterilerine direkt erişebiliyor, tüm fiyatlama, rezervasyon ve satış işlemlerini tek bir ekrandan kapalı devre bir biçimde yönetebiliyor. E-posta ve telefon gibi iletişim yöntemleri ile vakit kaybetmeyerek saniyeler içerisinde odalarını satabiliyor.

KURAP ile İş birliği

Türkiye’nin en önemli kurumsal seyahat acentelerini bünyesinde barındıran KURAP adına görüş bildiren Fullstay Projesi Komite Başkanı ve ITALTUR‘un sahibi Hande Arslanalp, FULLSTAY’in yurtiçi kurumsal seyahatlerde oyun değiştirici bir adım olduğu görüşünde. Hande Arslanalp KURAP’ın projenin önemli bir paydaşı olması nedeniyle oteller çok önemli bir acente portföyüne ve onların kurumsal müşterilerine kolayca erişebilme imkanına erişebilecekler.

KURAP üyesi acentelerin yanı sıra ülkemizin diğer önemli kurumsal acentelerini üye listesinde barındıran FULLSTAY’in salgının sektördeki etkilerinin azalmasıyla otel ve acente listesini daha da geliştirerek yurtiçi kurumsal konaklamalarda en önemli çevrimiçi mecra haline gelmesi bekleniyor.

21.yüzyılın modern seyahat yönetimi anlayışı, firmaların seyahat kurallarını uygulayabilme, onay mekanizmalarını kullanma, fiyat şeffaflığı, çalışanların seyahat seçimlerinde kontrol sağlaması, seyahat güvenliği ve en önemlisi de raporlama ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi gerektiriyor. Bu ise ancak online seyahat yöntemi ile mümkün.

Turizm acenteleri günümüzde uçuş, konaklama, transfer, araç kiralama, seyahat sigortası vb. tüm seyahat hizmetlerini çevrimiçi olarak verebiliyor. Fullstay ise bu noktada çok önemli bir eksiği gideriyor. Bu sistem sayesinde KURAP üyesi acenteler kontratlı veya kontratsız tüm yurtiçi otellerini seyahat yönetim sistemine entegre etmiş durumdalar. Böylelikle hizmet verilen kurumlara otel portföyü direkt olarak sunulabiliyor, online biçimde satın alınma sağlanabiliyor. Oteller ile üye acenteler arasında süregelen fiyat isteme, uygunluk sorma, konfirme isteme gibi zaman alan ve satış sürecini uzatan akışlar neredeyse ortadan kaldırılmış olmakta.

Proje Gelişmeye Devam Edecek                                                                                                                

Önümüzdeki aylarda sistemin otellere sunduğu bu önemli olanaklara yenileri de eklenecek. Firma yetkilileri, sistemin otellerden alınan geri bildirimler doğrultusunda sürekli gelişmeye ve yeni özellikler eklemeye devam edeceklerini belirtiyorlar. 2022 yılı içerisinde başlanacak ikinci faz geliştirmeler ile sistemin sık kullanılan konaklama yazılımları ve belli başlı otel zincirlerinin kendi sistemleriyle entegrasyonu da sağlanacak. Böylelikle otellerin neredeyse tamamında çevrimiçi haline gelecek sistem, aynı zamanda fiyat ve kontenjan girişlerinin de otomatize edilebilmesini sağlayacak.


Güvenlik Tedbirlerinden Dolayı İş Seyahatleri Daha Pahalandı

Güvenlik Tedbirlerinden Dolayı İş Seyahatleri Daha Pahalandı

İş seyahatleri tekrar başladı. Ticaret Fuarları ve Kongreler yavaş yavaş canlanıyor. Ancak hangi şartlar altında iş seyahatleri yapılabilecek ve enfeksiyonlar nasıl önlenebilecek. Ödeme uzmanı AirPlus International’a göre şirketler buna hazır durumdalar.

Dünya çapında 750 üst düzey yönetici arasında yapılan araştırmaya göre şirket yöneticileri çalışanlarını yabancı ülkelere giriş ve karantina kısıtlamaları konusunda bilgilendiriyorlar. Buna ilave olarak üst düzey yöneticilerin yüzde elli biri personellerinin hangi ülkelere seyahat edebilecekleri veya edemeyeceklerini ve bunlarla ilgili kuralları belirlediklerini ifade ettiler. Bunların yüzde otuzbeşi şimdiden düşündüklerini işleme koymuş durumalar. Şirketler çalışanlarının yapacağı iş seyahatlerinde uçak rezervasyonlarının üst sınıf koltuklara yapılmasına izin veriyorlar. Uçaklardaki hava filitrasyonu nedeniyle havayollarının güvenli bir seyahat aracı olduklarına dair duyulan inanç artmakla beraber, trenle yapılacak seyahatlerde ise araştırmaya katılanların yarısı personelin business veya first class seyahat etmesini tercih ediyor. Aktarmasız ulaşım ise tercih edilen bir başka konu.

Halihazırda kurumsal olarak yapılan uçuşlarda pandemi öncesine göre %64 oranında bir düşüş var. Havayolları iş seyahati yapanların sayısının artışa geçmesini ümit ederken iş nedeniyle yapılan uçuşlara indirim uyguluyorlar.

Çalışan personeli önemsedikleri için şirketler yüksek maliyetleri göze alarak uçuşlarda üst sınıf koltuk rezervasyonlarını tercih ettiklerini beyan ettiler. Buna rağmen şirketlerin yüzde altmışı uçak bileti fiyatlarının ileriki dönemde artacaklarından emin gözüktüler.

Yüksek maliyetine rağmen iş seyahatleri önemini koruyor. Üst düzey CEO’lar arasında yapılan araştırmaya göre bunların büyük bir kısmı müşterileriyle ve tedarikçileriyle yüz yüze yapılan görüşmelerin vazgeçilemez olduğunu ifade ettiler.

Özetle şirketlerin üçte ikisi seyahat politikalarını pandemiye göre planladıklarını ve bu planlarını devam ettireceklerini belirttiler.

Söz konusu araştırmaya Almanya, ABD, İngiltere, Çin, İtalya ve Fransa’dan 743 tane CEO, CFO ve üst düzey Satış Müdürleri katıldılar.


Kurap, Mehmet Nane ile zoom toplantısı gerçekleştirdi

Kurap, Mehmet Nane ile zoom toplantısı gerçekleştirdi.

Kurumsal Acenteler Platformu (KURAP), 2019 yılından beri IATA Yönetim Kurulu’nda yer alan ve bu yıl IATA’nın ilk Türk Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Pegasus Havayolları Genel Müdürü Mehmet Nane ile Zoom üzerinden bir toplantı gerçekleştirdi. Global anlamda IATA ve Havacılık sektörünü çok zorlayacak olan bir dönemin başladığını, yeni yayınlanan ve bizim de imzalayacağımız “2050’ye Kadar Net-Sıfır Karbon Emisyonu” deklarasyonunun gerçekleşebilmesi için yeni teknolojiler geliştirilmesi gerektiği başlığı masaya yatırıldı. Gıdadan üretilecek ve saf olduğu düşünülebilecek bio dizel’e, uluslararası bazı sivil toplum örgütlerinin dünyada bu kadar açlık varken gıdanın yakıta kullanılmasına karşı çıkması gibi global sorunların da görüşüldüğü toplantıda; Sn. Nane IATA 2024 Genel Kurulu’nun Türkiye’de düzenleneceğini, buna bütün ülkelerin büyük ilgi gösterdiğini ve katılımın yoğun olacağını aktardı. Türk Hava Yolları’nın da bu toplantıyı desteklediğini, kendisinin de acentelerin IATA ile ilgili sorunlarıyla bizzat ilgileneceğini de belirtti. Bizler için yeni ve farklı bilgiler içeren bu toplantı için teşekkür ediyor ve kendisini tekrar kutluyoruz.

 

#kurap #IATA

#pegasus #havacılık


Çoklu acente ekstraneti FULLSTAY faaliyete girdi

Kurumsal Seyahat Acenteleri Platformu KURAP ile iş birliği içerisinde geliştirilen çoklu acente ekstraneti Fullstay faaliyete girdi.

Türkiye’deki tüm otellerin üçüncü parti otel satıcılarına ihtiyaç duymaksızın acentelere ve kurumsal müşterilere çevrimiçi şekilde oda satabilmeleri için geliştirilen proje, yurtiçi otelleri a’dan z’ye dijitalleşen kurumsal seyahat yönetim süreçlerine direkt olarak entegre ediyor.

Geçtiğimiz mayıs ayından bu yana yüzlerce otelin kayıt olduğu sistem otellere ait “kapalı devre” bir çevrimiçi mecra olma özelliğini taşıyor. Kurumsal acenteler tarafından kullanılan başlıca OBT’ler (Online Booking Tool) ile entegre biçimde çalışan sisteme üye olan oteller, acente ve kurumlara istedikleri şekilde fiyat tanımlamalarını yapabiliyor ve bu fiyatlar sadece ilgili acente ve kurumlar tarafından görüntülenerek odalar anlık olarak satın alınabiliyor.

Sistem ayrıca otellerin dinamik fiyatlandırma, kontenjan kullanımı, “upsell” yapabilme gibi online otel satış kanallarında bulunan olanaklarından faydalanmasına, bunu yaparken çoğu yurtdışı menşeili oda satıcılarından ve GDS’lerden oluşan bu kanallara yüksek komisyonlar ödemek zorunda kalmadan, acentelere ve kurumsal müşterilere gerçek zamanlı satış yapabilmelerine olanak tanıyor. Böylelikle oteller sistem üzerinden üye acentelere ve kurumsal müşterilerine direkt erişebiliyor, tüm fiyatlama, rezervasyon ve satış işlemlerini tek bir ekrandan kapalı devre bir biçimde yönetebiliyor, e-posta ve telefon gibi iletişim yöntemleri ile vakit kaybetmeyerek saniyeler içerisinde odalarını satabiliyor.

KURAP ile iş birliği

Türkiye’nin en önemli kurumsal seyahat acentelerini bünyesinde barındıran KURAP adına sorularımızı yanıtlayan Fullstay Projesi Komite Başkanı ve ITALTUR ‘UN sahibi Hande Arslanalp, FULLSTAY’in yurtiçi kurumsal seyahatlerde oyun değiştirici bir adım olduğu görüşünde. Arslanalp, KURAP’ın projenin önemli bir paydaşı olması nedeniyle otellerin çok önemli bir acente portföyüne ve onların kurumsal müşterilerine kolayca erişebileceği bir platform olarak yola çıktığını ifade etti. KURAP üyesi acentelerin yanı sıra ülkemizin diğer önemli kurumsal acentelerini üye listesinde barındıran FULLSTAY’in salgının sektördeki etkilerinin azalmasıyla otel ve acente listesini daha da geliştirerek yurtiçi kurumsal konaklamalarda en önemli çevrimiçi mecra haline geleceğine inandıklarını belirten Arslanalp, “Artık tüm kurumsal müşterilerimiz çevrimiçi seyahat yönetim sistemlerine yöneliyor, bunun en büyük sebebi de OBT’lerin kurumlara seyahatleri üzerinde çok önemli kontrol olanakları sunması. 21. yüzyılın modern seyahat yönetimi anlayışı, firmaların seyahat kuralları uygulayabilme, onay mekanizmaları kullanma, fiyat şeffaflığı, çalışanların seyahat seçimlerinde kontrol sağlama, seyahat güvenliği ve en önemlisi de raporlama ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi gerektiriyor, bu ise ancak online seyahat yönetimi ile mümkün. Biz de tüm ciddi kurumsal acenteler gibi firmalarımızın çevrimiçi seyahat yönetimi ihtiyaçlarına cevap verebilmek için önemli dijital dönüşüm projeleri hayata geçirdik. Şu anda uçuş, konaklama, transfer, araç kiralama, seyahat sigortası vb. tüm seyahat hizmetlerini çevrimiçi olarak verebiliyoruz. Fullstay ise bu noktada çok önemli bir eksiği gideriyor; sistem sayesinde kontratlı veya kontratsız tüm yurtiçi otellerimizi seyahat yönetim sistemimize entegre etmiş durumdayız. Böylelikle kurumlarımıza otel portföyümüzü direkt olarak sunabiliyor, online biçimde satın almalarını sağlayabiliyoruz. Oteller ile aramızda süregelen fiyat isteme, uygunluk sorma, konfirme isteme gibi zaman alan ve satış sürecini uzatan akışları da otomatize ederek minimuma indirmiş hatta neredeyse ortadan kaldırmış durumdayız. Fullstay hem acenteler olarak bizim hem otellerin hem de son kullanıcı firma çalışanlarının hayatlarını kolaylaştırıyor, zaman kazandırıyor ve teknolojinin sunduğu katma değerlerden faydalanmalarını sağlıyor.” dedi.

Proje Gelişmeye Devam Edecek

Önümüzdeki aylarda sistemin otellere sunduğu bu önemli olanaklara yenileri de eklenecek. Firma yetkilileri, sistemin otellerden alınan geri bildirimler doğrultusunda sürekli gelişmeye ve yeni özellikler eklenmeye devam edeceğini belirtiyor. 2022 yılı içerisinde başlanacak ikinci faz geliştirmeler ile sistemin sık kullanılan konaklama yazılımları ve belli başlı otel zincirlerinin kendi sitemleriyle entegrasyonu da sağlanacak. Böylelikle otellerin neredeyse tamamı e-posta ve telefon gibi klasik iletişim kanallarına bağımlı olarak yönetilen kurumsal rezervasyonlarını çevrim içi hale getiren sistem aynı zamanda fiyat ve kontenjan girişlerinin de otomatize edilebilmesini sağlayacak.

Sisteme üyelik FULLSTAY web sitesinden erişilen kayıt sayfası üzerinden birkaç dakika içerisinde yapılabiliyor. Otel yetkilileri üyelik işleminin akabinde sistem tarafından mail ortamında iletilen kullanıcı adı ve şifre ile kontrol paneline erişebiliyor ve fiyatlama ve kontenjan işlemlerini kolayca yaparak odalarını hemen satışa açabiliyorlar. Sistem Kontenjan ayırma imkânı bulunmayan yoğun periyotlarda sor-sat olarak da çalışma özelliğine sahip. Bu sayede otel yetkilileri tüm acente ve kurumlardan gelen kontenjanlı veya sor-sat tüm rezervasyonları tek bir ekrandan birkaç tıklama ile kolayca yönetebilmesini sağlıyor.


Kurap Görüş ve Görevleri

Hızla değişen ve gelişen dünyamızda, uzmanlık alanları aynı hızla daralmaktadır. Tüm ülkelerde olduğu gibi, zamanla ülkemizde de turizm alanı çok çeşitlendi ve bu yüzden TÜRSAB ihtisas komiteleri oluşturuldu.

Günümüzde ihtisas komiteleri dahi ortaya çıkmaya devam eden farklı konular ve sorunlarla uğraşmaya yetmiyor. Çünkü aynı komite içindeki sorunlar bile, acentelere göre farklılık arz edebiliyor. Düne kadar IATA acentelerinin sorunları dediğimiz konular, kendi içlerinde benzerlik gösterirken, bugün inanılmaz değişkenlikler göstermektedir.

KURAP öncelikle bu eksiklikleri gidermek, ülkemizin atar damarlarından biri olan turizm sektörünün sorunlarına samimiyetle ve alçak gönüllülükle el uzatmak için kurulmuş sosyal bir platformdur.

Kurap'ın Görevleri

  • Kurumsal acentelerin hepsine eşit önemde yaklaşarak, acentelerin gündemini oluşturan sorunlara çözüm aramak.
  • Proaktif olup, yarınları bugünden görmeye çalışmak ve gerekli adımları buna göre atmak.
  • Mesleki etik değerleri en üst düzeyde savunmak. Bu bağlamda temel ticaret etiğine ve kurallarına uygun hareket edilmesini gözetmek.
  • Sorunlar ve çözümleri ile ilgili mesleki paylaşımları en kapsamlı biçimde ve düzenli olarak sağlamak.
  • Sektörde yer alan tüm tedarikçilerin oluşturabileceği her türlü haksız rekabet ile mücadele etmek.
  • Platformun uluslararası örneklerinin, geliştirilen yeni çalışma modellerinin ve işbirliği olanaklarının araştırılarak üyeler ile paylaşmak.
  • Turizm sektörünün ihtiyacı olan kalifiye personel eğitimine destek olmak amacıyla üyelerinin ihtiyaçlarına uygun personel kaynağını geliştirmek, eğitim çalışmaları planlamak ve uygulamasında bulunmak. Platform üyelerinin bu alandaki rekabetlerinin de etik kurallar içerisinde devam etmesini gözetmek.


Sürdürülebilir Tatil İçin 7 İpucu

Sürdürülebilir turizm ne trafik karmaşasını, ne de kısa mesafeler için kullanılan uçak yolculuğunu tanır. Turist olarak sürdürülebilir turizme uygun davranmanın çeşitli yolları vardır. Otellerin havluların sık değiştirilmemesi için banyolara koyduğu yazılar onlara para kazandırmasına kazandırır ama daha da önemlisi su tasarrufu yapar ve doğanın deterjanla kirlenmesini önler.

Uluslararası otel zinciri seçmek yerine küçük otellere yönelmek, fast food tüketmek yerine yerel lokantaları tercih etmek paranın gidilen yerde kalmasını sağlayacaktır. Sürdürülebilir seyahati sağlamak için 7 ipucu aşağıda sıralanmaktadır.

1. Yakın Mesafeler

Yakınınızdaki bir tatil beldesine gittiğinizde sürdürülebilir bir seyahat yapmış olursunuz. Uzak kıtalara her zaman gitmek zorunda değilsiniz. Bazen kendi ülkenizdeki göller ve dağlar uzak mesafedeki yerlerden çok daha çekicidirler.

Mikro-turizm trendinde de bu görülür. Kendi şehrinizde şehir turu atmak, komşu bir şehirde kamp yapmak, kamu vasıtasıyla şehrinizi bir uçtan bir uca gezmek ve daha fazlası.

2. Uçak mı, tren mi, otobüs mü?

Tüm seyahat vasıtaları arasında dünyamıza en fazla zarar veren uçak seyahatidir. Uçağın saldığı sera gazı korkunç boyuttadır. Öyle ki tek bir uçak yolculuğu bile alternatif bir vasıtayla bir yıl içinde üretilen karbondioksit miktarından daha fazla olabilir.

Otobüs veya tren seyahatlerinde kilometre başına sadece 29 ile 32 gram arasında sera gazı salımı olur. Her şeye rağmen uçakla seyahat etmeyi seçseniz bile ara seyahatlerinizi uçak dışı bir vasıta ile yaparsanız kişisel olarak iklime verdiğiniz zarar çok daha az olacaktır.

3. Daha sürdülebilir ulaşım yolları

En yakın yere otomobilinizle seyahat ettiğinizde genellikle en ucuz ulaşımı sağlamış olursunuz. Fakat maalesef bu çevreye zarar vermediğiniz anlamına gelmez. Karbondioksit miktarı kilometre başına 150 gramdır. Bunu önlemek için tanıdıklarınızla bir aracı paylaşabilirsiniz.

Uzağa gidiyorsanız mümkünse araç kiralamayın. Onun yerine kamu ulaşım vasıtasını seçin. Böylelikle sadece iklim değişikliğine yardımcı olmayıp aynı zamanda ülkenizin insanlarıyla daha yakın bir bağ kurmaya imkan bulacaksınız.

4. Küçük valizle yola çıkın

İster özel aracınızla olsun ister uçakla seyahat ederken, kullanacağınız valizin hacmi karbondioksit salımına etki edecektir. Sürdürebilir bir seyahat için ihtiyacınızdan fazlasını yanınıza almamaya çalışın.

5. Su tasarrufunda bulunun

Özellikle güneyde bulunan ülkelerde seyahatiniz esnasında su tüketimini azaltın. Uzun süreli duş almayın ve havlularınızı arka arkaya birkaç gün kullanın. Böylelikle havluların sık yıkanıp ekstra su tüketimine neden oluşunu önlemiş olursunuz. Bir çok otel bu konuda misafirlerine uyarıda bulunmaktadır.

6. Organik oteller ve çiftlikler

Organik yerler turizm sektörünün sürdürülebilirliği açısından iyi örneklerdir. Mesela organik oteller kaynakları en tutumlu şekilde kullanan işletmelerdir. Atıkları azaltırlar ve yemek olarak organik bir mutfak sunarlar.

Bu otellerin çoğunda vejetaryen ve vegan yemekler mevcuttur. Avrupa da organik otellerin sayısı şimdiden 100’ü bulmuş durumda. İçerikleri açısından değişiklik arz etseler bile hepsi sürdürülebilirlik kriterlerine uymaktadırlar.

7. Yerel ekonomiyi destekleyin

Sürdürülebilir seyahatiniz sırasında yerel lokantalarda yemek yiyin, hatıra eşya alışverişlerinizi küçük dükkanlardan yapın. Bulunduğunuz yerin özelliklerini keşfederek onları tüketin. Böylelikle yerel ekonomiyi destekleyecek ve yabancı kültürlere daha yakın olacaksınız.


Rapor: Covid-19 sonrası global seyahatler

Zengin turistler, aileleri ile birlikte seyahat edenler ve gelişmiş ülkelerdeki Y kuşağı, turizmin eski haline gelmesindeki ana etken olacaklardır. Diğer yandan turizm faaliyeti gelişmiş ülkelerde yaşayanlarda ve Z kuşağı temsilcilerinde daha yavaş bir seyir izlemektedir. Euromonitor International tarafından yayımlanan rapordan ilgi çeken konular aşağıda paylaşılmaktadır.

Bu raporun hazırlanması sırasında Euromonitor International yaklaşık 40 ülkeden 1,000 kişiyle görüştü.

En Hareketli olan Y Kuşağı

Araştırıcıların görüşüne göre 2020 yılında turizm piyasası %75 oranında geri gitti ve eski halini alması en az 5 yıl alacak.

Pandemi ülkelerin sınırlarını kapatmalarına ve turizme olan ihtiyacın değişimine yol açtı. Seyahat trendlerinin biri de Y kuşağının bu dönemde en hareketli kitle oluşuydu. Bu yıl Avrupa’da Y kuşağının %78’i kendi ülkeleri içinde, %45’i de dış ülkelere seyahat etti.

Asya-Pasifik bölgesiyle Orta Doğu’da fark daha fazla oldu. Asya-Pasifik bölgesinde Y kuşağının %80’i kendi ülkesi içine, %41’i dış ülkelere seyahat etti. Orta Doğu’da ise bu oran %82’ye %44 olarak gerçekleşti. Kuzey Amerika’da aradaki fark %61’e %39 olarak diğerlerine göre azaldı.

En Çok Etkilenen Z Kuşağı

Bu arada pandemiden en fazla etkilenen Z kuşağı oldu. Bunun sebebi onların istikrarlı ve kurumsal işlerinin olmaması, dolaysıyla gelirlerinin düşük kalmasıydı.

Diğer yandan gelişmekte olan ülkelerdeki Z ve Y kuşağı temsilcilerinin %71’i 2021 yılında seyahat harcamalarını artırdılar. Gelişmiş ülkelerde bu oran %63 olarak gerçekleşti.

Zengin Gezginler ve Aileler Düzelmenin Başını Çekmekte

Seyahat trendlerinin biri de, aileleri ile birlikte seyahat eden zengin gezginlerin turizmin eski duruma gelmesinde en büyük payı olmasıydı.

Rapora göre yıllık geliri en az 100,000 Amerikan Doları olan gezginler tek başına seyahat etmek istemeyip eşleri veya partnerleri ile seyahat etmeyi tercih ettiklerini söylediler.

Dijitalliğin Önemi

Bu raporun bir başka göstergesi de dijitalliğin gelişmesi oldu. Çin, 2021 yılında seyahat edenlerinin %56’sının rezervasyonlarını akıllı telefonlarıyla yaptıkları birinci ülke oldu. Bu yolu kullananlardan Vietnam ikinci, Suudi Arabistan üçüncü oldular.

Gelişmiş ülkelerin ise mobil teknolojiyi kullanmakta acele etmedikleri not edildi. Almanya, Belçika ve İngiltere’de yapılan anketlerde modern teknolojiyi kullanma oranı %20 olarak saptandı.

Uzmanlara göre mobil dijital yöntem müşterilerin kişisel tercihlerine, akıllı zekaya ve büyük bilgi analizlerine yönelirse daha da büyüyecektir.