A dan Z ye Başarılı Bir Hibrit Etkinlik Düzenlemek

Covid-19 pandemisi MICE sektörüne ciddi bir etkide bulundu. İşin özü olan canlı etkinlikler uzun zamandır yapılamıyordu. Ancak sektör harekete geçti ve bir iki hafta içinde görsel formatlar ve platformlar yaratılarak gerek dijital gerekse canlı sunum imkanları vücut buldu. Böylece hibrit etkinlikler tekrar canlandı.
Pandemiden bu yana bir buçuk yıl geçti. Etkinlik yapanlar arasında şu soru sorulmaya başlandı: MICE sektörü ileride ne kadar dijital olacak? Çevirim içi ve yüz yüze katılımın birleşmesinden doğan hibrit etkinlikler geleceğin yeni şekli mi olmaya gidiyor?
IMEX grubu bu bağlamda sorunun en dibine inerek Adım adım başarılı bir hibrit etkinliğe doğru başlıklı kapsamlı bir çalışma yaptı.
Hedeflerinizi Belirleyin
Her etkinliğin bir amacı vardır. Etkinlik planı yaparken hedefi ortaya koymak hayati değerdedir. Öncelikle yapacağınız etkinlikten ne elde etmek istediğinizin adını koyun.
Bu katılanlarla etkileşim halinde olabilmeniz için ne çeşit dijital araçlar kullanmanızı belirleyecektir.
Bundan başka katılanlarınızın yaşadıkları yerleri öğrenin. Böylelikle katılanların ne kadarıyla yüz yüze, ne kadarıyla çevirim içi etkinlik yapacağınızı tespit edebilirsiniz.
Son olarak katılımcıların dijital ortama yatkınlıklarını kontrol etmelisiniz. Hibrit etkinlik yapmadan önce hedef kitlenin hangi araçlara hakim olduğunu bilmek kullanacağınız araçları doğru seçme konusunda size yardımcı olacaktır.
Teknolojinin Önemi
Etkinliğe çevirim içi olarak katılacaklar için doğru platformu seçmek, onlara sanki diğer katılımcılarla birlikte oluyorlarmış duygusunu verecektir. Etkinlik platformunun doğru seçimi çevirim içi katılanlarla, fiziki olarak katılanları birbirine bağlar ve etkileşimin etkisini belirler. Bu sebeple ciddi bir şekilde dikkate alınmalıdır.
Etkinliğinizde kullanacağınız araç kitinizin belirlediğiniz hedefinize ulaşmanızda size katkı sağlayacağını unutmamalısınız. Araç kitinizi istediğiniz sonucu almanız için çeşitlendirmeniz gerekebilir.
Bunlara ek olarak görüntü, ses ve ışık kalitesinin kontrollerini yapmak etkinliğin kalitesi açısından büyük önem arz etmektedir.
Ortaklarınız ve Çalışanlar
Dijital konularda tecrübesi olan bir proje yöneticisi etkinlik için gereklidir. Web sitelerine ve onların içeriğine hakim bir prodüktörün varlığı olmazsa olmazlardandır. Bu görevi yerine getirecek kişi, ilgili konuların, formatların geliştirilmesini sağlar ve etkinliğin tüm içeriğinden sorumlu olur.
Pazarlama da aynı şekilde başarılı bir etkinliğin parçasıdır. Etkinlik öncesi iyi planlanmalı ve katılımcılardan geri bildirim sağlanmalıdır.
Son olarak hiçbir etkinliğin moderatör olmadan işlemeyeceğini unutmamak gerekir. Moderatör sadece klasik etkinlik moderatörü olarak kalmamalı ayrıca katılanlara da ilham vermesi gerekmektedir.
Sürükleyici İçerik Sağlama
Hibrit etkinlik programının katılanların ilgisini çekecek, içinde sürprizler barındıracak şekilde hazırlanması gerekir. Çevirim içi katılımcılarda konsantrasyon süresi fiziksel olarak katılanlara kıyasla daha kısadır. Bu nedenle her bir programın içeriği tercihen kısa olmalıdır. Program içeriklerini parçalara bölüp vermek en doğrusudur. İdeal olarak program içeriği 30 dakikayı geçmemelidir.
Program içeriğini bir hikayeye bağlamak da yararlanacak yollardan biridir. Hikaye etkinlik süresince katılımcıları sürükler ve program boyunca gerilim sağlar.
KURAP Kasım Ayı Toplantısı Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi'nde Yapıldı

KURAP (Kurumsal Acenteler Platformu) her ay yaptığı olağan toplantılarından kasım ayına ait olanını Ataman Klasik Otomobil Müzesi’nde gerçekleştirdi.
Henry Ford’un otomobil fabrikasında seri üretim tekniğini geliştirdiği 1903 yılından bu yana, otomobilin tarih sayfalarındaki hikayesi Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi’nde otomobil tutkunlarına geniş bir yelpazeyle sunulmakta. Müzede sadece bir zamanlar çok değer verilmiş ve sevilmiş antika parçalar sergilenmekle kalmıyor, özgürlüğün, bireyselliğin ve sınırsız yaratıcılığın yaşandığı bir kuşak, torunlarıyla buluşuyor.
Türkiye’nin sayılı klasik otomobil müzelerinden biri olan Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi’nde her biri bir hikayeye sahip olan otomobillerin yanı sıra o dönemi yansıtan aksesuar ve otomobil parçaları da yer alıyor. En eski yapım 1926 model Ford Touring otomobilden en yenisi 1975 model Hercules K 125 askeri motosiklete kadar 60 adet antika araç iki bin metrekarelik bir alanda ziyaretçiler tarafından hayranlıkla izlenmekte.
Zamana karşı direnen bu müze, yaşayan otomobillerin dönemin eğlenceli müzikleri eşliğinde gezilebilen bir kültür durağı. Müze tasarlanırken klasik otomobiller ve ait oldukları dönemlerin yaşam biçiminden yola çıkılarak, klasik ve moderni buluşturan bir çizgi yakalanmış.
Amerikan klasiklerini sergilemek için kullanılan A Blok’un ortasında 50’li ve 60’lı yılların Amerika’sında diner denilen fast-food restoranların kopyasının birebir olarak dizayn edilmiş olduğu bir bar bölümü bulunuyor. Aynı bölümün arkasındaki maket otomobil koleksiyonu da müzenin gözde bölümlerinden biri.
Avrupa otomobillerin sergilendiği B Blok’un üst katında Avrupa zevkini yansıtan, daha sıcak malzemelerden oluşmuş İngiliz Bar’da ise müze amacına uygun bir kütüphane, piyano, koleksiyon değeri olan eşyalar ve minik bir klasik otomobil yarış pisti yer alıyor.
İş Seyahatlerinde Yeni 5 Trend
İki yıldır süren çevrim içi iş toplantılarından sonra iş seyahatleri toparlanmaya başladı. Birçok ülke giriş koşullarını yumuşatarak yüz yüze toplantıların önünü açtı. Ancak iş seyahatleri sektörü pandemi sebebiyle değişiklik gösterdi. Seyahat uzmanlarının görüşüne göre iş seyahatlerinde 5 tane belli başlı trend oluştu.
TREND 1 Güvenliğin Öne Çıkması: Yüksek Sınıf Rezervasyonu
Seyahatlerde güvenlik gereksinimi eskisine göre arttı. Seyahat eden iki kişi arasında olması gereken en az mesafe bunun örneklerinden bir tanesi. Birçok şirket çalışanlarının daha üst segmentlerde seyahat etmelerine izin vermeğe başladı. Uçak seyahatlerinde business sınıfta, tren seyahatlerinde birinci sınıfta seyahat edilmesi gibi.
Aktarmasız seyahat tercih edilen diğer bir güvenlik önlemi. Uçak değiştirmenin hastalığın daha fazla yayılma göstermeğe yol açacağını idrak eden iş sahipleri çalışanlarına aktarmasız seyahati önermeye başladı.
TREND 2 İş Seyahatinde Daha Çok Tren ve Özel Araç Tercihi
Özel seyahate olan eğilim seyahat araçlarının tercihinde de yeni bir trend doğurdu. Almanya’da Linkedin üzerinden yapılan bir ankette katılanların yüzde 45’i Almanya içindeki seyahatlerini kendi özel araçları ile yapmak istediklerini söylediler. Böyle yapmakla hastalığa yakalanma riskinin en düşük olduğuna inandıklarını eklediler. Katılımcıların yüzde 38’i yurt içindeki seyahatlerinde treni tercih ettiler. Yüzde 13 iç hat uçuşlar için oy kullanırlarken sadece yüzde 4 katılan araç kiralamayı tercih ettiklerini belirttiler.

TREND 3 İş Seyahati ile Özel Seyahati Birleştirmek
Aslında bu trend pandemiden önce de başlamıştı. Güzel yerlere iş seyahatine giden iş insanları sadece toplantı odalarına tıkılıp kalmaktansa bulundukları çevreyi ziyaret etme fırsatından yararlanmak istediler. İş seyahatlerini uzatıp şirket işlerini uzaktan idare etme isteği yükselen trendlerden bir diğeri. Müşterilerle veya iş ortakları ile olan randevularına gitmek için seyahat eden kişi gittiği yerdeki kalış süresini uzatarak hem görmek istediği yerleri geziyor hem de uzaktan işlerini yönetiyor. Dünyanın neresinde olursa olsun her iki işi birlikte götürmek isteyenlere bulunduğu yerin yetkilileri tüm imkanları sunuyorlar.
TREND 4 Sürdürülebilirlik Tercih Nedeni
Çevreciliğin gündemden düşmediği günümüzde iş seyahatlerinde de ekolojik değerler önem kazandı. Birçok büyük kurum şirketlerinin yıllık karbondioksit salınımını sınırlayan önlemler aldılar bile. Bunu dikkate alarak yıl boyunca yapılacak iş seyahatlerinin bütçesi gözden geçirildi. Tren seyahatlerinin eskisine kıyaslanamayacak şekilde artışı, iş randevularının birleştirilmesi bu sebeple oluştu. Son yapılan çalışmada sorulan sorulara cevap verenlerin yüzde 77’si iş seyahatlerinin sürdürülebilirlik kriterine göre planlandığını söylediler.

TREND 5 Rahat Giyim Tarzı Seçimi
Seyahat eden iş insanının görünüşü de değişiyor. Yeni trend iş seyahatlerinde daha rahat kıyafetler giyme yönünde. Ofis içinde çalışanların giyim tarzına paralel olacak biçimde müşteri toplantılarındaki resmi kıyafet şekli önemini yitirmeğe başladı. Çok tutucu ortamlarda bile kravat artık zorunlu değil. Elbisenin altına şık bir spor ayakkabı giyilebilir hale geldi. Hatta blucin giymiş, sakallı iş adamlarına eskiden olduğu gibi hayret edilerek bakılmıyor.
THY Yurtiçi Satış Başkanı Emre Menevşe ile Toplantı
Kurumsal Acenteler Platformu (KURAP) 15 Kasım Pazartesi günü THY Yurtiçi Satış Başkanı Sn. Emre Menevşe ile bir toplantı gerçekleştirmiştir. THY Acenteler Müdürü Sayın Okan Öksüz, Moris Kohen Kasar, Handan Berkay, Hande Arslanalp, Ahmet Kozikoğlu ve Tarık Sökmenoğlu’nun katılım gösterdiği 3 saat süren yoğun gündem maddelerini içeren toplantıda; pandemi ve ardından yaşanan süreçteki seyahat acentelerinin sorunları, talepleri çözüm önerileri irdelenmiş, karşılıklı fikir alışverişinde bulunulmuştur. Ayırdığı zaman ve gösterdiği misafirperverlik için Sn. Emre Menevşe ve Okan Öksüz’e teşekkür ediyoruz.
Demina Projesi: Destinasyon Yönetiminde Yeni Bir Adım
Covid-19 pandemisi tüm Dünya’da insan hayatını kısıtlamaya devam ederken global turizm çok zor dönemlerden geçiyor. Krizin ortasında olsak bile her şeye rağmen hedeflenen profesyonel yeteneklerin geliştirilmesi, turistik destinasyonların yönetimi için hala fırsatlar mevcut. Yeni bir proje olan DEMINA – Yaratıcılık ve Destinasyon Yönetimi Eğitiminin Devam Ettirilmesi- bu tutkulara sahip.
DEMINA ne için var?
DEMINA projesi Erasmus ve Avrupa Birliği Programı tarafından finanse edildi. DEMINA projesinin altında yatan ana fikir destinasyon yönetimi ve turizmin stratejik gelişmesi için gerekli olan eğitim malzemeleri ve metodoloji arasındaki açığı kapatmak hedefidir.
Proje altı ülkeden yedi uluslararası enstitünün ortaklığı ile kurulmuştur. Bu ülkeler Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Letonya, Bulgaristan, Hırvatistan ve Polonya’dır. Prag’da kurulu İkram Yönetimi Enstitüsü projenin koordinatörü konumundadır. Diğer ortak enstitüler ise üniversiteler, eğitim organizasyonları ve resmi kimliği olan enstitülerdir.
İddialı Girişim İçin İddialı Hedefler
İddialı olan bu projenin işlerliğini sağlamak için altı enstitü, altı hedef belirlediler. Temel hedef destinasyon organizasyonlarının kalitesini yükseltmek ve onların bilgi ve yeteneklerini yukarı çekmek için kullanacakları sonuç alıcı teknikler konusunda eğitim hizmeti vermektir.
Bununla birlikte proje aynı zamanda Destinasyon Çalışanı, Destinasyon Yöneticisi ve Destinasyon Denetçisi için Avrupa düzeyinde yeni profesyonel kalite kriterlerinin tarifini yapmayı amaçlamaktadır. Böylelikle global ölçüde diğer bölgelerin de sürdürülebilir turizmin gelişmesine katkıda bulunulmasının mümkün olacağı düşünülmektedir.
İki Ana Ürün Taslağı
İlk ana ürün Destinasyon Yönetimi ve Denetimi için Avrupa tarzı Model ve Metodoloji başlıklı yayın olarak karşımıza çıkmaktadır. İkinci ürün ise destinasyon yönetiminde turizmin gelişmesinden sorumlu olacak ve bu alanda görev alacak yönetim personeli ve kamu idaresinin bu işle ilgili kadrosu için yetiştirme programı olmuştur.
Destinasyon yönetiminde yer alacak takımının yapacağı ana işlerden biri potansiyel destinasyonların değerlerini belirlemek olacaktır. Gidilecek yerlere yapılacak yatırımların miktarı ve süresi, yararlılık derecelerini ölçmek için kullanılacak stratejik planlama, projenin selameti açısından önem arz edecektir. Bu nedenle ölçümde kullanılacak teknikler OECD’nin sürdürülebilirlik göstergesine uygun Turizmde Avrupa Ölçüm Sistemi yönetmenliğine göre yapılacaktır.
Şimdiye Kadar İki Toplantı Yapıldı
DEMINA projesinin tam anlamıyla işlerlik kazanmasının zor süreçlerden geçeceği aşikardır. Ancak şimdiye kadar kat edilen yola bakarak her şeyin planlandığı gibi gittiği söylenebilir.
Başlangıçtan bu yana üye ülkelerin katıldıkları iki toplantı yapıldı. Aralık 2020 de yapılan toplantı çevirim içi olmasına rağmen ikinci toplantıda katılımcılar yüz yüze birlikte olma imkânı buldular.
Altı üye ülkeden 14 katılımcının katıldığı ikinci toplantı bu yıl 10-11 Ekim’de Kuşadası’nda yapıldı. Toplantı boyunca projenin ileriki safhalarının neler olacağını tartışan katılımcılar ayrıca yerel turizm yerlerini ziyaret ederek gözlemleme fırsatı buldular.
Küresel Turizm Yavaş Yavaş Toparlanıyor
Küresel Turizm Yavaş Yavaş Toparlanıyor
Seyahat kısıtlamalarının hafifletilmesi ve neredeyse tüm dünyada aşılama hareketinin aşama kazanması nedeniyle geçtiğimiz Haziran ve Temmuz aylarında küresel turizmde yukarı doğru gidişin bariz belirtileri görülmekte.
UNWTO’nın (Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü) son çıkan bültenine göre bu yıl Temmuz ayında yaklaşık 54 milyon kişi uluslararası seyahatte bulundu. Bu rakam 2019’da aynı ayın rakamından %67 düşük olmakla beraber, Nisan 2020’den bu yana en iyi performansı göstermektedir.
Birçok Gidilecek Yer için Ilımlı Artış
Haziran ve Temmuz 2021 için birçok ülke uluslararası yolcu gelişlerinde makul bir artış olduğunu rapor etti. Ancak yine de 2019 yılı Haziran ve Temmuz aylarına kıyasla yolcu geliş sayılarında %80 azalma oranını dikkate alırsak, 2021 yılının son çeyreğinin zorlu geçeceği gözükmektedir.
Asya ve Pasifik ülkelerinin durumu diğer ülkelere göre en kötü sonucu verdi. Bu yılın Ocak-Temmuz rakamı, 2019 yılının aynı zaman dilimi için bu ülkelerde %95 oranında düştü. Bu düşüşü %82 ile Orta Doğu ülkeleri ve %77 ile Avrupa ve Afrika ülkeleri takip etti. En az düşüş oranı %68 ile Karayipler’le birlikte Amerika kıtası ülkelerinde gerçekleşti.
Karayipler’de, Afrika’da, Asya’da ve Pasifikte’ki bazı küçük adalar ile Avrupa’nın küçük yüz ölçümlü bölgeleri pandemi öncesi yabancı turist sayılarını neredeyse yakaladılar.
Turizme Güven Artışı Yavaş Gelişiyor
Artışı Avrupa ve Amerika kıtasında birçok gidilecek yerin turizme kapılarını açması destekledi. Aşı olan yolcuların girişlerine izin verilmesi ve aşılama programının hız kazanması tüketicinin güvenini yükselterek Avrupa ve dünyanın diğer yerlerinde güvenli seyahate olumlu bakılmasını sağladı. Bunun tersi olarak Asya’da ki birçok ülke zorunlu durumlar dışında turizme kapalı kaldı.
UNWTO (Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü) Genel Sekreteri’ne göre uluslararası turizme bariz şekilde büyük bir talep var. Birçok ülke güvenli ve sorumlu şekilde davranarak ziyaretçilerini tekrar misafir etmeye başladılar. Ancak istikrarı olmayan giriş kuralları ve aşılama oranlarındaki tutarsızlık turizme olan güveni sarsmaya devam ediyor.
Turizm Gelirleri
Ülkelerin 2021 yılının ilk 7 ayında düşük turizm geliri bildirmeleri devam etse bile bazı ülkelerde istisnalar görüldü. Örneğin Meksika’nın 2021 yılı Ocak-Temmuz turizm geliri 2019 yılının aynı dönemine göre %2 oranında artış gösterdi. Keza Fransa ve ABD’de turizm harcamaları 2019 yılı rakamlarının altında kalmış olsa bile hatırı sayılı biçimde arttı.
İleriye Baktığımızda
Yapılan bir araştırmaya göre 2021 yılı son çeyreği ile ilgili tahminler ankete katılanların %53’üne göre beklenenden daha kötü olacak. Araştırmada ankete katılanların sadece %31’i yılın bu bölümünün Ocak-Temmuz döneminden daha iyi geçeceğini söylediler. Ankette çıkan bir başka sonuç ise bastırılmış seyahat etme arzuları nedeniyle 2022 yılının 2. ve 3. yılında önemli derecede artış beklenmesi.
Uzmanların neredeyse yarısı turizmin ancak 2024 yılında 2019 seviyesini yakalayabileceğini ön gördü.
KURAP Yüz Yüze Toplantı
KURAP Yüz Yüze Toplantı
Kurumsal Acenteler Platformu (KURAP) ekim ayı olağan toplantısını Arbeta Turizm ev sahipliğinde yoğun bir katılım ile gerçekleştirdi. Bir yıldır zoom üzerinden devam eden toplantı ilk kez yüz yüze yapıldı. Gündemde ise pandemi sonrası havayolları ve sektör ile ilgili önemli noktaların irdelenmesi vardı.
Pandemi gündeminin haricinde, Kurap ve Fullstay işbirliğinde kurumsal seyahat konaklamalarında yeni bir dönemi başlatacak olan projenin ulaştığı son durum görüşüldü.
Değerli Kurap üyelerinin katılımı ile gerçekleşen yüz yüze olağan toplantı oturumunun ardından, Topaz Restaurant’ta bir akşam yemeği ile ekim ayı toplantısı sona erdi.
Kurumsal Konaklamalarda Yeni Dönem. Kurap İle Fullstay İşbirliği
Kurumsal Konaklamalarda Yeni Dönem Kurap İle Fullstay İşbirliği

Kurumsal Seyahat Acenteleri Platformu KURAP ile iş birliği içerisinde geliştirilen çoklu acente ekstraneti FULLSTAY faaliyete girdi.
Kurumsal seyahat konaklamalarında yeni dönem başlıyor. Türkiye’nin en önemli kurumsal seyahat acentelerini bünyesinde barındıran Kurumsal Seyahat Acenteleri Platformu KURAP ile iş birliği çerçevesinde geliştirilen çoklu acente ekstraneti FULLSTAY faaliyete girdi. Türkiye’deki tüm otellerin üçüncü parti otel satıcılarına ihtiyaç duymaksızın acentelere ve kurumsal müşterilere çevrimiçi şekilde oda satabilmeleri için geliştirilen proje, yurtiçi otelleri a’dan z’ye dijitalleşen kurumsal seyahat yönetim süreçlerine direkt olarak entegre ediyor.
Geçtiğimiz Mayıs ayından bu yana yüzlerce otelin kayıt olduğu sistem otellere ait “kapalı devre” bir çevrimiçi mecra olma özelliğini taşıyor. Kurumsal acenteler tarafından kullanılan başlıca OBT’ler (Çevrimiçi Rezervasyon Aracı) ile entegre biçimde çalışan sisteme üye olan oteller, acente ve kurumlara istedikleri şekilde fiyat tanımlamalarını yapabiliyor ve bu fiyatlar sadece ilgili acente ve kurumlar tarafından görüntülenerek odalar anlık olarak satın alınabiliyor.
Sistem ayrıca otellerin dinamik fiyatlandırma, kontenjan kullanımı, upsell (müşteriyi bir üst segment ürün almaya ikna etme) yapabilme gibi online otel satış kanallarında bulunan olanaklarından faydalanmasına, bunu yaparken çoğu yurtdışı menşeili oda satıcılarından ve GDS’lerden oluşan bu kanallara yüksek komisyonlar ödemek zorunda kalmadan, acentelere ve onların kurumsal müşterilerine gerçek zamanlı satış yapabilme olanağı tanıyor. Böylelikle oteller sistem üzerinden üye acentelere ve kurumsal müşterilerine direkt erişebiliyor, tüm fiyatlama, rezervasyon ve satış işlemlerini tek bir ekrandan kapalı devre bir biçimde yönetebiliyor. E-posta ve telefon gibi iletişim yöntemleri ile vakit kaybetmeyerek saniyeler içerisinde odalarını satabiliyor.
KURAP ile İş birliği
Türkiye’nin en önemli kurumsal seyahat acentelerini bünyesinde barındıran KURAP adına görüş bildiren Fullstay Projesi Komite Başkanı ve ITALTUR‘un sahibi Hande Arslanalp, FULLSTAY’in yurtiçi kurumsal seyahatlerde oyun değiştirici bir adım olduğu görüşünde. Hande Arslanalp KURAP’ın projenin önemli bir paydaşı olması nedeniyle oteller çok önemli bir acente portföyüne ve onların kurumsal müşterilerine kolayca erişebilme imkanına erişebilecekler.
KURAP üyesi acentelerin yanı sıra ülkemizin diğer önemli kurumsal acentelerini üye listesinde barındıran FULLSTAY’in salgının sektördeki etkilerinin azalmasıyla otel ve acente listesini daha da geliştirerek yurtiçi kurumsal konaklamalarda en önemli çevrimiçi mecra haline gelmesi bekleniyor.
21.yüzyılın modern seyahat yönetimi anlayışı, firmaların seyahat kurallarını uygulayabilme, onay mekanizmalarını kullanma, fiyat şeffaflığı, çalışanların seyahat seçimlerinde kontrol sağlaması, seyahat güvenliği ve en önemlisi de raporlama ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi gerektiriyor. Bu ise ancak online seyahat yöntemi ile mümkün.
Turizm acenteleri günümüzde uçuş, konaklama, transfer, araç kiralama, seyahat sigortası vb. tüm seyahat hizmetlerini çevrimiçi olarak verebiliyor. Fullstay ise bu noktada çok önemli bir eksiği gideriyor. Bu sistem sayesinde KURAP üyesi acenteler kontratlı veya kontratsız tüm yurtiçi otellerini seyahat yönetim sistemine entegre etmiş durumdalar. Böylelikle hizmet verilen kurumlara otel portföyü direkt olarak sunulabiliyor, online biçimde satın alınma sağlanabiliyor. Oteller ile üye acenteler arasında süregelen fiyat isteme, uygunluk sorma, konfirme isteme gibi zaman alan ve satış sürecini uzatan akışlar neredeyse ortadan kaldırılmış olmakta.
Proje Gelişmeye Devam Edecek
Önümüzdeki aylarda sistemin otellere sunduğu bu önemli olanaklara yenileri de eklenecek. Firma yetkilileri, sistemin otellerden alınan geri bildirimler doğrultusunda sürekli gelişmeye ve yeni özellikler eklemeye devam edeceklerini belirtiyorlar. 2022 yılı içerisinde başlanacak ikinci faz geliştirmeler ile sistemin sık kullanılan konaklama yazılımları ve belli başlı otel zincirlerinin kendi sistemleriyle entegrasyonu da sağlanacak. Böylelikle otellerin neredeyse tamamında çevrimiçi haline gelecek sistem, aynı zamanda fiyat ve kontenjan girişlerinin de otomatize edilebilmesini sağlayacak.
Güvenlik Tedbirlerinden Dolayı İş Seyahatleri Daha Pahalandı
Güvenlik Tedbirlerinden Dolayı İş Seyahatleri Daha Pahalandı
İş seyahatleri tekrar başladı. Ticaret Fuarları ve Kongreler yavaş yavaş canlanıyor. Ancak hangi şartlar altında iş seyahatleri yapılabilecek ve enfeksiyonlar nasıl önlenebilecek. Ödeme uzmanı AirPlus International’a göre şirketler buna hazır durumdalar.
Dünya çapında 750 üst düzey yönetici arasında yapılan araştırmaya göre şirket yöneticileri çalışanlarını yabancı ülkelere giriş ve karantina kısıtlamaları konusunda bilgilendiriyorlar. Buna ilave olarak üst düzey yöneticilerin yüzde elli biri personellerinin hangi ülkelere seyahat edebilecekleri veya edemeyeceklerini ve bunlarla ilgili kuralları belirlediklerini ifade ettiler. Bunların yüzde otuzbeşi şimdiden düşündüklerini işleme koymuş durumalar. Şirketler çalışanlarının yapacağı iş seyahatlerinde uçak rezervasyonlarının üst sınıf koltuklara yapılmasına izin veriyorlar. Uçaklardaki hava filitrasyonu nedeniyle havayollarının güvenli bir seyahat aracı olduklarına dair duyulan inanç artmakla beraber, trenle yapılacak seyahatlerde ise araştırmaya katılanların yarısı personelin business veya first class seyahat etmesini tercih ediyor. Aktarmasız ulaşım ise tercih edilen bir başka konu.
Halihazırda kurumsal olarak yapılan uçuşlarda pandemi öncesine göre %64 oranında bir düşüş var. Havayolları iş seyahati yapanların sayısının artışa geçmesini ümit ederken iş nedeniyle yapılan uçuşlara indirim uyguluyorlar.
Çalışan personeli önemsedikleri için şirketler yüksek maliyetleri göze alarak uçuşlarda üst sınıf koltuk rezervasyonlarını tercih ettiklerini beyan ettiler. Buna rağmen şirketlerin yüzde altmışı uçak bileti fiyatlarının ileriki dönemde artacaklarından emin gözüktüler.
Yüksek maliyetine rağmen iş seyahatleri önemini koruyor. Üst düzey CEO’lar arasında yapılan araştırmaya göre bunların büyük bir kısmı müşterileriyle ve tedarikçileriyle yüz yüze yapılan görüşmelerin vazgeçilemez olduğunu ifade ettiler.
Özetle şirketlerin üçte ikisi seyahat politikalarını pandemiye göre planladıklarını ve bu planlarını devam ettireceklerini belirttiler.
Söz konusu araştırmaya Almanya, ABD, İngiltere, Çin, İtalya ve Fransa’dan 743 tane CEO, CFO ve üst düzey Satış Müdürleri katıldılar.
Kurap, Mehmet Nane ile zoom toplantısı gerçekleştirdi
Kurap, Mehmet Nane ile zoom toplantısı gerçekleştirdi.
Kurumsal Acenteler Platformu (KURAP), 2019 yılından beri IATA Yönetim Kurulu’nda yer alan ve bu yıl IATA’nın ilk Türk Yönetim Kurulu Başkanı seçilen Pegasus Havayolları Genel Müdürü Mehmet Nane ile Zoom üzerinden bir toplantı gerçekleştirdi. Global anlamda IATA ve Havacılık sektörünü çok zorlayacak olan bir dönemin başladığını, yeni yayınlanan ve bizim de imzalayacağımız “2050’ye Kadar Net-Sıfır Karbon Emisyonu” deklarasyonunun gerçekleşebilmesi için yeni teknolojiler geliştirilmesi gerektiği başlığı masaya yatırıldı. Gıdadan üretilecek ve saf olduğu düşünülebilecek bio dizel’e, uluslararası bazı sivil toplum örgütlerinin dünyada bu kadar açlık varken gıdanın yakıta kullanılmasına karşı çıkması gibi global sorunların da görüşüldüğü toplantıda; Sn. Nane IATA 2024 Genel Kurulu’nun Türkiye’de düzenleneceğini, buna bütün ülkelerin büyük ilgi gösterdiğini ve katılımın yoğun olacağını aktardı. Türk Hava Yolları’nın da bu toplantıyı desteklediğini, kendisinin de acentelerin IATA ile ilgili sorunlarıyla bizzat ilgileneceğini de belirtti. Bizler için yeni ve farklı bilgiler içeren bu toplantı için teşekkür ediyor ve kendisini tekrar kutluyoruz.
#kurap #IATA
#pegasus #havacılık













